Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Zekâsı ve Hırsıyla İnsanlık Tarihine Adını Yazdıran Kadınlar
wikimedia commons
SCOPE

Zekâsı ve Hırsıyla İnsanlık Tarihine Adını Yazdıran Kadınlar

08 Mar 2022

Kıvrak zekâsı ve durumu okuyabilme becerisine sahip bir kadın, kendi gücünün farkında ve aksiyon almaya her daim hazır hâldedir. Hele işin içine bir de kişisel hırslar girdiyse, kendisini tutabilene aşk olsun! İnsanlık tarihi şekillenirken bazen en ön saflarda bazen de izini belli etmeden ilerleyen kadınlar, elde etmek istedikleri güç uğruna kimi zaman en yakınlarının dahi gözlerinin yaşına bakmadan yalnızca hedefe odaklı yürüdüler yollarında. Devletler yıkıldı, yeni devletler inşa edildi ama arka planda, kadının o son dokunuşu hiçbir zaman değişmedi. Vakti zamanında şeytanı bile hayretlere sürükleyecek planlarıyla kendileri dahil herkesin kaderini değiştiren, hırs timsali bazı kadınlardan söz edeceğiz bugün sizlere. Kendi kaderlerini tayin ederlerken koca ulusları da peşlerinden sürükleyen, tarihe adını elleriyle kazımış kadınlarından…

Böyle bir liste hazırlanırken içeriğe zirveden giriş yapabilecek kudrette bir kadınla başlayalım dilerseniz. Kendisi beş Roma imparatoru ile bağlantılı (hem kan hem de evlilik yoluyla üstelik!) ve buna rağmen kendi kaderini çizmeye karar vermiş bir kadın. Güç kelimesi bedene bürünse, herhalde karşımıza Julia Agrippina olarak çıkardı diye düşünüyoruz. Büyük büyükbabası Caesar Augustus, amcası Claudius, büyük amcası Tiberius, erkek kardeşi Caligula ve oğlu da Nero olan bu kadının dört bir yanı imparatorlarla çevrili olsa da sahip olduğu güçle asla yetinememişti.

pexels

Kardeşi Caligula’nın ardından tahta çıkan Claudius’la (yani bizzat amcasıyla) evlenerek yeni Roma imparatoriçesi olan Agrippina, o dönem için bile uç sayılabilecek bu izdivaç sayesinde büyük bir güç elde etmiş ve kocasını da ikna ederek bir önceki evliliğinden olma oğlu Nero’yu tahtın varisi yapmıştı. Hırslı, otoriter ve sert mizaçlı bir kadındı -ki bu meziyetleri sayesinde Claudius’un diğer çocuklarını ekarte edebilmiş ve Nero’yu o tahtın yeni sahibi konumuna getirebilmişti. Ne hikmetse tam bu zaman aralığında Claudius’un vefat haberiyle sarsıldı Roma. Agrippina’nın kendisini zehirlediğine dair bazı rivayetler olsa da buna kesin olarak bir cevap vermemiz pek mümkün değil. Nero başa geçince, Agrippina bizzat kendi elleriyle “tahtını ve de bahtını yaptığı” çocuğunu kolayca yönlendirebileceğini ve perde arkasında ülkenin yeni liderinin kendisi olacağını düşünmüştü ancak işler pek onun istediği gibi gitmedi. Uğruna herkesi bir kalemde silip tahta oturttuğu Nero’nun ihanetine uğrayan Agrippina’nın sonu oğlunun elinden oldu.

tumblr
Bir diğer güç ve hırs timsalimiz Bizans imparatoriçesi Theodora. Kendisi bir donanma subayı ile bir pagan rahibesinin kızı olarak dünyaya gelse de kaderin cilvesi bu ya, bir şekilde Bizans sarayının içinde bulmuştu Theodora da kendini. Aktris olan Theodora, yirmili yaşlarında Bizans imparatorluğunun varisi olan Jüstinyen ile karşılaştığında güzelliğiyle genç veliahtın aklını başından aldı. Jüstinyen’in basit bir aktris kadınla izdivaç gerçekleştirmesi mümkün değildi, Jüstinyen sırf bunu yapabilmek için yasaları değiştirip Theodora’yla evlenmiş ve onu Bizans’ın yeni imparatoriçesi ilan etmişti. Theodora saraya adımını atar atmaz Jüstinyen’in hem en güvendiği danışmanı hem de Bizans topraklarının en güçlü kadın figürü oldu.
 
Theodora, isyancıların saldırısında bile kocası Jüstinyen’in kaçışını engellemiş ve ona tahttan daha güzel bir mezar olamayacağını söylemiş bir kadın. Vakti zamanında kilise tarafından dışlanan ama Bizans’a olan katkıları ile yine aynı kilise tarafından azize ilan edilmiş bir kadın. Açıkçası onun gibisi bir daha gelir mi, hiç sanmıyoruz.

wikimedia commons
Son olarak Gabrielle d’Estrées’ten bahsedelim sizlere. Bu Fransız hanımefendi, henüz on yedi yaşındayken Kral IV. Henry’nin sarayına girmiş ve onun metresi olarak hep bir adım arkasında durmuştu. Gabrielle saraya geldiğinde Avrupa’da mezhep savaşları cereyan etmekteydi. Koyu bir Katolik olan Gabrielle, Protestan olan Kral IV Henry üzerindeki gücünü kullanarak kralı Katolik olmaya ikna etmişti. Henry o zamanlar Gabrielle ile evlenmeyi de koymuştu kafasına, nitekim kilisenin onayına başvurdu bu izdivaç için. Ancak Gabrielle’in ömrü o günleri görecek kadar uzun olmadı. Yirmi altı yaşını sürerken, gebelik zehirlenmesi sebebiyle hayatını kaybetti. Eğer erken yaşta ölmeseydi, muhtemelen birilerinin kaderi kökünden değişecekti.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?