pinterest
SİYASET

Zafer mi, Hezimet mi: Millet İttifakı'nın Seçim Stratejisi

23 May 2023

14 Mayıs 2023 tarihi, Türkiye'nin kaderini belirleyecek bir seçimin ilk ayağı olarak tarihe not düşüldü. Muhalefette beklentiler karşılanmamış gibi gözükürken iktidarda gerçekleşecek ikinci tur öncesi ihtiyatlı bir sakinlik söz konusu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ileride hatırlandığında, keskin virajı olarak anılacak 14-28 Mayıs seçimleri, bir ülkenin geleceğini nasıl etkiledi, etkileyecek? Türkiye siyasetinin ve Türkiyeli seçmenin en önemli seçimlerinden belki de birincisi haline gelen 14-28 Mayıs'a eğileceğimiz, seçmen reflekslerini ve seçim sonuçlarını değerlendireceğimiz yazımıza hoş geldiniz sevgili okur, buyurun.

2 Bardak
Biz bu yazıyı yazarken Türkiye Cumhuriyeti Devleti, en büyük kırılmalarından birini yaşayacağı ikinci tura doğru hızla mesafe katediyor. 14 Mayıs 2023 tarihi gösterdi ki; onca krize, felakete ve sansasyonel gelişmeye rağmen iktidar bir nebze oy kaybetse de Türk seçmenin yüzde elliye yakını Cumhur İttifakı cephesinde konumlandı. Kamerayı muhalefet cephesine çevirdiğimizde ise; bunca yıkıma ve maddi, manevi kayba rağmen cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, oyların yüzde kırk beşine yakınını alarak ilk anda beklentileri karşılayamadı. 

pinterest
Yaratılan yoğun beklenti -siyasi nüfuz sahibi insanlar ve Millet İttifakı aktörleri- seçimde tam karşılığını bulamasa da aksi yönde bu sonuçların bir hezimet olduğunu söylemek de oldukça zor. Millet İttifakı'nın adayı Kılıçdaroğlu, ipi göğüsleyememiş görünüyorsa da karşısında devletin tüm imkanlarını kullanan ve 21 yıllık birikimin getirisi olarak örgütlü bir yapıya bürünen bir AKP gerçeği olduğunu ıskalamamak gerek. 14 Mayıs gününün bize anlattığı şey; muktedir bir görüntü çizen iktidarla, kayığı su üstünde tutmaya çalışan muhalefetin ikinci turda bir randevusu daha olacağı... 14 Mayıs'ın getirileri ve götürüleri neler oldu, hep beraber bakalım sevgili okur.
Akp'nin tüm medya bileşenlerini ve devlet imkanlarını elinde bulundurması, muhalefet adayına yönelik ağır bir propagandanın sürdürülmesinin önünü açtı. Yaşanan dünya çaplı bir enflasyon, zora düşmüş bir ekonomi ve yitirilen on binlerce can, sandıkta karşılığını bulmuş gibi gözükmüyor. Bunun altında yatan temel sebeplerden biri; Türkiye siyasetinde uygulanan kimlik üzerinden yapılan siyasetin etkili olması...Kutuplaşmaya teşne ve halihazırda kutuplaşmış seçmen, muhalefet cephesinin Tuncelili ve Alevi adayına, güdülen nefret söylemleri neticesinde oy vermeyii seçmedi.

pinterest
Temel sorunu bu kimlik siyasetine indirgemek güç; fakat yanlış değil. Millet İttifakı adayı, Kılıçdaroğlu'nun mali, siyasi, sivil ve adli reform gerçekleştirmek istediğini belirtmesi; kendi seçmenini ve metropollerdeki nüfusu bir ölçüde konsolide ederken kırsal yerleşim alanlarında ve özellikle İç Anadolu'da, Doğu Anadolu'da bu reform hevesi, beklenen heyecanı yaratmışa benzemiyor. Kabul edilmesi gerekilen gerçeklerden bir tanesi; Türk halkının sağa eğilimli, muhafazakar ve kimlik siyasetine prim veren bir seçmen profili taşıdığı.... 

Anketlerde ve meydanlarda görülen muhalif rüzgarlar, sağ ve aşırı sağa mensup AKP seçmeninde bir etki yaratmadı. Meclis seçimleri dikkate alındığında tarihinin en düşük oylarından biri olan yüzde otuz beşe çakılan iktidar, Erdoğan'ın önderliğinde cumhurbaşkanlığı seçiminde her ne olursa olsun, birinci sıradaki yerini korudu. Sandığa gittiğinde sol, merkez sol yahut hatta merkez sağ partilere oy vermeye eli gitmeyen Türk seçmeni, istikrar safsatasının gölgesinde mevcut iktidarı desteklemeye devam etti. 

pinterest
''Kılıçdaroğlu-PKK, İmamoğlu-PKK birlikteliği ve ''Apo'yu Serbest Bırakacaklar'' söylemi, aslı astarı olmayan asparagas haberlerin zirvesi olsa da AKP'nin propaganda makinası tüm kuvvetiyle işlemeye devam etti ve aklı celbedilmeye hazır seçmen, Türk sağının ve muhafazakarlığının güvenli kıyılarına ve maalesef karanlık geleceğine yaslandı. Karanlık gelecek derken bunun ideolojik bir çıkarsamadan ziyade -olması kuvvetle muhtemel- eldeki mali verilerle nitelendiğini söylemekte fayda var.
14 Mayıs seçimi, ikinci tura kalırken; muhalefetin başarısızlığını görmemek imkansız; fakat Türkiye'nin bir demokrasi geçmişi olduğunu da unutmamakla birlikte 28 Mayıs'ın büyük kırılmanın yaşanacağı tarih olarak addedilmesi artık dünyanın malumu. Sandığa yansımayan krizler, kimlik siyaseti, müşahit sıkıntısı, Anadolu Ajansı manipülasyonu ve Türk milliyetçiliği çıkmazı ve terör söylemleri... 

pinterest
İlk yarı bitti ve ikinci yarı başlamak üzere sevgili okur. Türkiyeli halkların vereceği karar, koca bir coğrafyanın ve milyonlarca insanın hayatını etkileyecek ve sanırım bundan geriye dönüş fırsatı kolayca ele geçmeyecek.... Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?