Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Z Kuşağı Seksten Kaçıyor Mu?
vogue.co.uk
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Z Kuşağı Seksten Kaçıyor Mu?

“Onlar zaten telefon bağımlısı”, “Teknolojiden başka bildikleri hiçbir şey yok”, “Asosyaller, bu hayatı yaşamayı bilmiyorlar” diye örselenen, ötekileştirilen ve kınanan bir nesil Z kuşağı… Şimdi sayalım desek onlarca isim sayılır topluma kötü örnek olanlarından (!) Herkesin onlarla bir derdi var, belli. Peki onların hiç derdi yok mu dersiniz?

Editör :Ecem Yılmaz
Yayın Tarihi :22 Eyl 2022
Süre :2 Bardak
Şimdiye kadar hakkında en çok araştırma yapılan nesil Z kuşağı gibi görünüyor. Yazılanlar, çizilenler, konuşulanlar… Herkesin bu nesli, uzaydan dünyaya bırakılmış bir kabile kadar yabancılaması çok garip değil mi? İçine doğdukları dünya, bizler tarafından bu duruma getirilmedi mi? Teknoloji, teknoloji, teknoloji… Asosyalliklerinin, toplum içine karışmamalarının, dikkat dağınıklıklarının ve sayılabilecek onlarca negatif yönlerinin tek sorumlusu teknoloji öyle mi? Peki söz konusu bu neslin, cinsel alışkanlıkları ne diyor sizce bize… Gelin birlikte inceleyelim.

ria.ru
Yapılan araştırmalar, önceki nesillerle kıyaslandığında Z kuşağının seksten kaçtığını gösteriyor. Partneri olmadığını, daha önce hiç cinsel bir birliktelik yaşamadığını veya aktif bir seks hayatının olmadığını söyleyenlerin oranı X kuşağının ergenlik dönemlerinde %6’lardayken Z kuşağında bu oran %15’lere kadar çıkıyor. Türkiye gibi bir yerde bu durum tabii ki sevindirici bir habermiş gibi gelebiliyor insanlara… Fakat durum hiç de iyiye işaret değil. Sıkışmışlıklarının, monotonluklarının veya belirli kaygılarının gözler önüne serilmesi anlamına geliyor aslına bakıldığında. Bu sıkışmışlık her ne kadar kendi tercihleri gibi görünse de birçok faktör bu neslin kendini sıkıştırmasına sebep oluyor ve durumun gerçekçi yüzü bana kalırsa görmezden geliniyor… 

thetimes.co.uk
Z kuşağının ailesi ile yaşama süresi diğer kuşaklardan daha uzun örneğin. Kendilerine ayrı bir hayat kurmak için daha çekimserler ve bu sebeple düzenli bir cinsel hayatlarının olması zorlaşıyor. İkinci olarak, -aslında ilk sorunun sebebi de çoğunlukla budur- maaşlı bir çalışan olmakta zorlanıyorlar. İş beğenmemelerinden ziyade içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda tatmin edici bir ücret kazanamıyorlar ve istihdam edilemiyorlar. Bir gelirleri olmadığı zaman  dışarı çıkıp sosyalleşmek veya ayrı bir eve çıkmak da tabii ki pek mümkün olmuyor. Dolayısıyla yeni insanlarla tanışıp fiziksel bir yakınlık kurabilecek bağı geliştiremiyorlar ve uygun fiziki ortam sağlanamadığından seksi geri planda tutuyorlar.

istock.com
Yapılan araştırmalar, gençlerin bir kısır döngüye girdiğini vurguluyor. Psikolojik olarak iyi olmamaları cinsellikten kaçınmalarına, cinsellikten kaçınmaları da psikolojilerinin daha kötü olmasına yol açıyor. Her gencin ruhsal sağlığının iyi olması için seks yapması gerektiği sonucuna varmıyoruz burada tabii ki. Sadece seksin stresi azaltıcı etkisi kanıtlandığı için zihinsel olarak insanları iyileştirici bir yönünün olduğunu biliyoruz. Doğal olarak fiziksel bir eylemin ruh sağlığına olan olumlu etkilerinden mahrum kalan Z kuşağının kendini kötü hissettikçe de cinsellikten kaçtığını görebiliyoruz. Gelecek kaygısını üst düzeyde yaşayan bu insanların duygusal bağlar kurmakta ve fiziksel temasa geçmekte zorlanmalarının negatif sonuçları da, şikayetçi olduğumuz farklı bağlılıklara sebep olmakta. Alkol, sigara, telefon, bilgisayar ve birçok başka meta ile bağlar kurulmakta ve hissettikleri tatmin, gerçek hayattaki eylemleriyle hissedebileceklerinden çok uzakta…

t1.ua
Yapılan anketlerden görüldüğü kadarıyla doğum kontrol yöntemlerinin yetersizliği veya son yıllarda yeniden alevlenen kürtaj yasakları da cinsel ilişkilerden uzak durmalarının ve çekimserliklerinin başka bir sebebi. Çok haklılar öyle değil mi? Özellikle ABD’deki gençlerin istenmeyen gebelikle karşılaşma korkusu, onları çözümsüz bir sorunla baş başa bıraktığı için risk almak yerine cinsellikten uzak durmayı tercih ediyorlar. Tabularımızı bir kenara bırakabilirsek bunu olumlu bir sonuç olarak nitelendirilmeyecek bir şey olduğunu da görebiliriz sevgili okurlar. Yine aynı kuşakta, diğer nesillere nazaran depresyon oranının artış göstermesi, yapılan çalışmalarda da cinsellikten kaçıyor olmalarıyla ilişkilendirildi. Elbette tek sebebi bu değil fakat yukarıda da bahsettiğimiz gibi ruhsal açıdan insanı iyileştiren seksin hayatlarında olmaması depresyonu tetikleyen şeylerden biri.

nytimes.com
Yaşamın dönüm noktalarını daha geriden takip eden bir kuşakla karşı karşıyayız anlayacağınız. Her ne kadar bizim bilmediğimiz birçok şeyi avuçlarının içi gibi biliyor olsalar da bizim yaşadığımız -yaşayabildiğimiz- tecrübe ettiğimiz birçok şey de onlar için bir bilinmezliğin sınırında. Kurulamayan iletişimler, başlamayan ilişkiler ve bireyselleşme gün yüzüne çıktıkça seks de sevişmek de fiziksel temas kurmak da baktıkları ama görmedikleri, bakmak istemedikleri, ulaşmaya çalışıp ulaşamadıkları bir sis bulutu gibi onlardan kaçmakta…
 


 
Kaynaklar: 
 
 
 
 

Yukarı Kaydır