Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Yumruk Yumruğa Atak ve Defans: Boks Sporu
SPOR

Yumruk Yumruğa Atak ve Defans: Boks Sporu

Bir tutam hız, çeviklik, güç, dayanıklılık ve asla yıkılmayan bir zihin... İşte bu özellikler, bugün size bahsedeceğimiz sporumuzun olmazsa olmazları! Ele alacağımız konu; tarihi şaşırtıcı derecede eskilere dayanan saldırı ve savunma sporu “Boks”a başlamak isteyenler için bir giriş olacak. Çünkü düşünürsek, insanlık olarak çeşitli aletlerden ve silahlardan önce kullandığımız en elverişli şey, belki de en önemli uzuvlarımızdan biri olan ellerimizdi. Bu ellerle de kendinizi savunup yumruklarınızla mertçe dövüştüğünüz zamanlar yaşamışsınızdır diye tahmin ediyoruz. İşte bu yazımızda da tekrar yumruklarımızı kullanacağız. Ancak bu sefer dövüşmek için değil, daha güvenli bir şekilde boks sporunu öğrenmek adına!

Yayın Tarihi :02 Eyl 2022
Süre :4 Bardak

İzlediğimiz filmlerden, yeraltı dövüşlerine kadar boksla alakalı insanların genel bir kanısı vardır; bu da boksun ne kadar tehlikeli ve vahşi olmasıdır diyebiliriz. Dürüst olmak gerekirse, kas gücünü oldukça fazla gerektiren sporumuzun hem profesyonel hem de amatör sporcularına baktığımızda iri yarı yapılarından gözümüz korkmuyor değil. Ancak bu tutumuz tabii ki de yanlış. Çünkü boks; yeraltında gördüğümüz çeteler arası karşılaşmalardan, illegal yumruklaşmalardan ibaret değildir. Adı üstünde bir “spordur” ve ulusal turnuvalarına kadar tutun da kendi içerisindeki kurallarına kadar her şeyi mevcuttur. Boks yapmak isterseniz tıpkı her spor gibi gerekli malzemeleri hazırlayarak, öğrenmeniz gereken teknikleri öğrenip hedefinize göre bir çalışma programı ayarlamalısınız.

Neye ihtiyacınız olduğuna dair detaylıca bir anlatıma girmeden önce tabii ki boks tam olarak nedir ve nasıl ortaya çıkmıştır gibi sorulara cevap vermeliyiz ki, yumruklarımızı en doğru hedeflerle savurabilelim! 
 
Bir spor olarak boks, basitçe yumruklarla dövüşmeyi içeren aktivitedir diyebiliriz. Geleneksel bir şekilde “yumruk dövüşü” olarak adlandırabileceğimiz bu sporumuzun “sweet science” (tatlı bilim) diye de bir ismi vardır ki; bu isim, boksun sadece vahşet ve dövüşten ibaret olmadığını öne süren, strateji ve hesaplamaları gerektiren bir uğraş olduğunu simgeleyen bir benzetmedir. İki kişi arasındaki karşılaşmaya dayanan dövüşler, “ring” adlı geniş bir platformda gerçekleşir. Tabii dövüşü kazanmak için bir boksörün, yaptıklarıyla puan alması ya da rakibini nakavt etmesi gerekir.

Karşılaşmayı, hayatlarının en önemli iddiasıymış gibi ring dışından dikkatlice izleyen hakemler de karşılaşma sonunda maçı kimin kazandığına dair belirlemeleri yapar. 

Basitçe anlatılan ama iş faaliyete geldiğinde hiç de öyle olmadığını anlayabileceğimiz sporumuzun tarihi, çok eski zamanlara dayanır. Öyle ki Sümer kabartmalarında bile boksun tasvir edildiğini görebilirsiniz. Bu da eğer tarihlersek, milattan önce 3000 yıllarına kadar uzanıyor. “Spor” olarak baktığımızdaysa Roma döneminde oldukça popüler olduğunu görüyoruz. O görkemli gladyatörlerin simgesi gözünüzde belirdi mi? İşte onların sergilediği bir spordu boks. Ancak zamanla gladyatörler, ellerini korumak için kullandıkları deri kaplamaların yerine çivili eldivenler kullanmaya başladılar. Bu da çoğu insanın ölümüne sebep oluyordu hâliyle.

Anlayacağınız, eski zamanlarda boks sporundan kastımız, masum bir spordan çok “savaşçıların sporu”ydu.

Roma’nın yıkılışından sonra fazla popüler olmayan bu aktivitemiz, 17. Yüzyılda aristokratların hevesiyle tekrar popülerleşmeye başlıyor. Hani yeraltında insanların iddialar üzerine dövüştürüldüğü sahneler var ya, o sahneler kökenlerini buradan alıyor diyebiliriz. Boks popülerleştikçe, aristokratların favori dövüşçülerine oynadığı iddialar da büyüyor tabii. Hâl böyle olunca bu müsabakaları düzenleyenler, biraz daha organize olmak amacıyla belirli kurallar öne atmaya başlıyorlar. Sizi bilmem ama bütün bunlar bizim kulağımıza bir tık illegal işlermiş gibi geldi. Ki tarihin bir döneminde boks, farklı yerlerde illegal sayıldı da. Ancak o noktaya gelmeden önce küçük bir gelişmeden daha bahsetmeliyiz.

1867 yılında boks tamamen şekil değiştirecek bir adım atıyor. “Queensbury Kuralları” dediğimiz bu adımla, boksta “dövüşçüler” artık eldiven giyecekler ve rakiplerine bıraktıkları hasarı arttıracaktı. Bir yandan da ring boyutlarında, tur uzunluklarında ve gösterilen davranışlarda düzenlemelere gidiliyordu. Bu adımla da modern boksun önü açılmış oldu.
 
Hâlâ sporculardan değil, “dövüşçülerden” oluşan sporumuz 20. Yüzyılın başlarına kadar bu şekilde devam etti. 19. Yüzyılın sonunda tamamen farklı müsabakalarla karşılaşmak amacı ile Amerika’da boksu ünlü eden İngiliz sporcularımız arasında, “para için dövüşmenin” bir tık popülerleştiğini görüyoruz. “Ödüllü dövüşlerinkumarla ve yozlaşmayla ilişkilendirilebileceğini düşünülünce, 20. Yüzyılın başlarında boks çoğu yerde illegal sayılıyor.

Bu gibi durumları aşmak ve para kazanabilmek adına artık “boks kulüpleri” ortaya çıkmaya başlıyor. 

Zaman geçtikçe boks oldukça ses getiren bir aktiviteye dönüyor. Ancak bu sporu göklere çıkaran etken, bizce 1960’larda yaşayan “o ünlü boksördü” diyebiliriz. Boksla ilgilenen ya da ilgilenmeyen kişilerin illaki duyduğu isimlerden biri arasına girebilir bu isim. Biraz düşünürseniz aklınıza gelebilir... Belki de çoktan tahmin etmişsinizdir diyerek cevabı öylece ortaya bırakıyoruz o hâlde: Muhammed Ali. Bu ünlü ismin üzerine bir de dünya çapında etki yaratan “Rocky” filmi gelince, boksun daha da popülerleştiği görülüyor. Bu da günümüzdeki modern boksa iyice yaklaştırıyor bizi. 

Onca gelişmenin ve illegal dövüşün ardından “boks” resmi bir spor olarak kabul görüyor neyse ki. Dünya çapında ünlenmiş boksörlerin de katkısıyla yavaş yavaş boks organları kurulmaya başlanıyor ve kurallar daha da modern bir hâl alıyor.
 
Modern Boks” sporuna geldiğimizde ise, günümüzde bu sporun iki kategoriye ayrıldığını görüyoruz: Profesyonel ve amatör
 
Amatör boks, eski dönemlerle kıyasladığımızda gerçekten de amatörce gibi gözükebilen bir bokstur. Çünkü bu boksta maç süresi kısadır ve rakibe hasar vermekten çok puan almak daha önemlidir. Ayrıca kafanızı darbelerden koruması için kasklar da kullanılır. Öte yandan profesyonel boksta durum tamamen farklıdır. Maçlar 10 ile 12 arasında rauntlardan oluşur. Kask takılmaz ve karşınızdaki rakipte hasar bırakmanız önemlidir.

Yine de amatör ve profesyonel boksta ortak olan pek çok nokta vardır. Farkı belirleyen şeylerden biri deneyim ve dayanıklılıktır. Benzerlikleri ele alırsak; boks çeşitlerinin iki alan için de geçerli olduğundan bahsedebiliriz.
 
Boksun; kickboksmuay thaigölge boksu ve fitness boksu olmak üzere çeşitleri vardır. Kickboks alanında yumrukların yanında bacaklarla ve ayaklarla yapılan hareketler de oldukça önemlidir. Her ne kadar boks sporunun ortaya çıkışında Batı medeniyetlerinin izine rastlasak da, Kickboks aslında Doğu medeniyetlerinin karate gibi dövüş sanatlarından esinlenmedir. Muay thai de aynı şekilde uzak doğudan gelme olarak Tayland’a ait bir boks türüdür. Muay Thai’de önemli olan vuruşlar arasında yumrukların yanı sıra dirsekler ve dizlerle gerçekleştirilen vuruşlar da bulunur. 

Gölge boksu ve fitness boksu ise daha çok çalışma ve antrenman odaklıdır. Gölge boksunda yumrukların bir hedefi olmaz. Öylece savururuz ki, uygulamamız gelişebilsin ve ısınabilelim. Fitness boksta da benzer bir şekilde vücut geliştirmek hedeflenir. Bu yüzden katılımcılar birbirleriyle asla temas etmezler. Birbirleri yerine kum torbası gibi vücut geliştirmeye yarayacak ekipmanları tercih ederler. 

Eee, boks neden fitness için kullanılıyor ya? Biz en son kafes dövüşlerindeydik!” diye soracak olursanız da cevabımız hemen hazırdır. Başta belirttiğimiz gibi; boks, bokstan daha fazlasıdır aslında. Kas gücü gerektirdiği için büyük bir dayanıklılık ve ağırlık gerektirir. Bir yandan da zihinsel olarak gelişmiş olmalısınız ki rakibinizin hareketlerini hesaplayıp galibiyete ulaşabilesiniz! Bu yüzden de boks hem büyük bir yürek hem de devrilmez bir vücut kondisyonu ister diyebiliriz. Boks yapmak istiyorsanız da ona göre beslenme programı hazırlayıp bolca spor yapmalısınız. 

Yiyeceğiniz besinlerde dikkat etmeniz gereken noktalar az çok belli olsa da biz yine de sizinle paylaşalım. Boksörler için ideal diyetimiz şöyle; antrenman sırasında enerji kazandıracak, kilo ve kas oluşumunu düzenleyecek besin içeriğine sahip olacak ve de yağ oranını düşürecek. Böylelikle işinin ehli bir boksör olmak için güzelce kas ve ağırlık sahibi olabilirsiniz ve uyguladığınız diyetle sindirim sisteminize yardımcı olabilirsiniz. 
 
Boksun çeşitlerinden bahsederek, vücut kondisyonunuzu düzenleyecek diyetlerden az çok bahsettik. Siz de boks sporu ile uğraşmak istiyorsanız hemen gidip boks karşılaşmaları sırasında kullanacağınız boks eldivenlerinizi, dişlerinizi korumaya yarayan dişliklerinizi ve el sargılarınızı hazırlayın derim. Boks sporu için belirleyici olan bu malzemeler, aynı zamanda boks kariyeriniz için de belirleyici olacaktır. 

Sizlerle gladyatör döneminden başlayıp modern dönemlere uzanan sporumuzu incelemiş olduk. Şimdi yapmanız gereken şeyi daha iyi bilerek, amacınıza doğru hareket etmesi size kalmış. Bu zevkli ve oldukça stratejik olabilen dövüşçülerden resmi sporculuğa uzanan sporda sizlere iyi şanslar diliyoruz!

Yukarı Kaydır