Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Yapımı Asırlar Süren: Almudena Katedrali
MİMARİ VE DEKORASYON

Yapımı Asırlar Süren: Almudena Katedrali

İspanya’nın başkenti Madrid, Avrupa’nın en büyük şehirlerinden biri olarak her yıl milyonlarca insan tarafından ziyaret ediliyor. Birçok tarihi yapıya ev sahipliği yapan şehir, modern denilebilecek bir siluete sahip olan ve tamamlanması neredeyse bir asır süren Almudena Katedrali’ni de bünyesinde barındırıyor. Bizler de bugün mimari köşemizde II. John Paul tarafından kutsanarak açılan Almudena Katedrali’ni sizler için mercek altına alıyoruz.

Editör :Tuğba Özer
Yayın Tarihi :28 Tem 2022
Süre :2 Bardak

Dünyanın her köşesinde yer alan katedraller en çok eski ve şatafatlı görünümleriyle, yaşanmışlıklarıyla ve köklü tarihleriyle dikkatleri çekmeyi başarıyor. Bir katedrali ziyaret ettiğinizde onun mimari dokunuşlarını izlemekle tarihini öğrenmek arasında mekik dokuyor olabilirsiniz. Ancak Madrid’in tam göbeğinde yer alan ve görece diğer kiliselere göre daha az tanınan Almudena Katedrali’ne baktığımızda pek çok modern dokunuşun yapıldığını görüyoruz. Çünkü katedral, İspanya’nın başkent olduğu yıl olan 1879 yılında yapılmak istenilse de ilk taşlar 1883 yılında döşendi. 1884 yılında, Papa Leo XIII, Madrid Piskoposluğunu kurdu. Başkent bir piskopos edindi ve kilise bir katedral statüsü aldı. Proje başlangıçta Marquis Francisco de Cubas tarafından Neo-Gotik tarzda yaratıldı. Zamanına göre hızla inşasına devam edilen Almudena Katedrali’nin mimarının vefat edişi, katedralin tamamlanmasına sekte vurdu. 1911 yılına kadar bir yapımına devam edilen bina, fonların yetersizliği nedeniyle uzun bir süre sessizliğe terk edildi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra projeye yeniden başlanıldı. Her katedralde karşımıza çıkan Gotik dış cepheler artık uygun görülmedi ve yeni mimarları Fernando Chueca-Goytiya ve Karl Cidro’dan daha modern bir tasarım yapılması istenildi. 1950’lerde yeni çalışmalara başlandı. Manastırın içi 1955’te ve cephesi 1960’larda tamamlansa da 1993 yılında Papa II. John Paul tarafından kutsanana kadar tamamlanmış sayılmadı. Aynı dönemde inşa edilen diğer katedrallerden tamamen farklı olduğu için tapınağın içi oldukça şaşırtıcı izler taşıyor. Tavanı ve vitray pencereler, klasik tarzdan çok farklı canlı renkler kullanıldığından ve alışılmışın dışında düz çizgiler kullanıldığından daha modern bir izlenime sahip.

Almudena Katedrali’nin mimarisi ise oldukça modern çizgiler taşıyor. Yer yer Neo-Klasik izler taşıyan katedralin toplamda 14 odası bulunuyor. Hemen yanında bulunan Kraliyet Sarayı’yla oldukça benzer bir siluete sahip. Avrupa’da bulunan pek çok katedralin doğu-batı düzleminde yer almasının aksine Almudena, kuzey-güney düzleminde yer alıyor. Tapınağın yapımında kireçtaşı, kumtaşı, mermer ve granit kullanılıyor. Herreresco'nun katedralin açık gri cepheleri ve sarayı uyumlu bir şekilde birbirini tamamlıyor. Tapınağa giden büyük bronz giriş kapıları, Meryem Ana Heykeli olarak da bilinen Bakire ile dekore ediliyor. 75 metre yüksekliğe sahip olan katedralin kubbesi, barok tarzda ce Chuek Goytiya rehberliğinde yapılıyor.

İç alanında ise sayısız figür, resim, fresk ve mozaik bulunuyor ve bu tamamlayıcılar Almudena Katedrali’nin zenginliğini gözler önüne seriyor. 104 metre uzunluğunda ve 76. Metre genişliğinde olan bu katedralin merkezi kubbesinin ise 20 metre çapında olduğu biliniyor. Katedralin en önemli figürlerinden biri ise şapelde bulunan Bakire figürü. Katedralin şapelinde 19.yüzyılın önemli mezarları bulunuyor. Granadanın Barok tarzda yeşil mermerinin ana sunağı, 18.yüzyılda Juan de Mesa tarafından yapılan Mesih hacıyla süsleniyor. Sunağın arkasında ise Francisco Rİzzi’nin ‘Removing the Clothes from Christ’ isimli tablosu yer alıyor. Ayin alanında bulunan ve ceviz ağacından yapılan koro sandalyeleri ise eski St. Carmen Kilisesi’nden buraya taşınıyor ve kullanılmaya devam ediyor. Almudena Katedrali’nin bir kısmı ise ziyaretçilerine müze hizmetisunuyor. Burada İspanya’nın tarihine ilişkin pek çok eser bulunuyor.

Madrid’de bulunan pek çok kilisenin gölgesinde kalan Almudena Katedrali’ni bir Madrid gezinizde siz de ziyaret edebilir, Dan Brown’un kitaplarına bile konu olan bu kiliseyi daha yakından inceleyebilirsiniz.

Yukarı Kaydır