Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Tutsak Duygular ve Duygu Tutsaklığı
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Tutsak Duygular ve Duygu Tutsaklığı

Tutsak duygular (trapped emotions), literatürde; duygusal bagaj ya da duygusal yük olarak geçiyor. Neden bilmeden böyle yükler edinmişiz ki? Hazır oturuyorken, bu ağırlıkları bi’ köşeye bırakmayı deneyemez miyiz?

Editör :Simay Vardar
Yayın Tarihi :19 Eyl 2022
Süre :2 Bardak

Duygularını Tanımak ve Kendini Tanımak

Duygu yükü ya da bir duygunun vücudumuzda tutsak kalmış olduğundan bahsettiğimizde bu; aslında taşımakla yükümlü olmadığımız bir ağırlığı taşıyormuşuz gibi hissettirir, değil mi? Aslında tam da böyle… Hayatta olan olur aslında, değil mi? Olansa, hepimiz algılarına göre içimizde başka şekilde şekillenir. Evet, aynı şey olsa bile apayrı hisler doğurur hepimizde. Adeta, hepimiz için başka şey olur yani… Hatta birinin çok mutlu olduğu bir durum, diğerine göre epey can sıkıcı olabilir. Bir bakıma çok acayip; çünkü buradan, hislerimiz bizim için ölüm kalım meselesi bile gelse; aslında başkaları için hiçbir şey ifade etmeyebileceği anlamı çıkar.
Bu, diğer taraftan da; kendimizi tanıma fırsatı verir bize. Bir hissin bizde nasıl bir etki yarattığını anlamak, hayatla nasıl şekillendiğimizi anlamaya çıkar. ‘Belli ki durum bana herkesten başka bir şey hissettiriyor, o zaman ben neden böyle hissediyorum?

Duygu Tutsaklığı

Çeşitli nedenlerle tutunduğumuz duyguları bırakmak da istemeyiz. Örneğin; bir gün herhangi bir tavrımız etrafımızda insan toplamıştır ve bu ilgi hoşumuza gitmiştir. Bunu aktif olarak düşünmesek bile, bazen hiç olmadık yere bir şeyleri abartmaya bayılabiliriz. Biri dese ‘asla’ abartmayız tabii. İçimizden küçük bir parça ‘bu kadar abartmasan da olurdu’ der. Tabii, bu kimseye söylenmeyecek bir sır gibi kalır içimizde. Biz bile direkt bilmeyiz: ‘Neden abarttım ki?’. Muhtemelen bir duyguyla eski bir anıyı çağırmaya çalıştık… Bazen bu işe yarar da. Fakat, her zaman olmaz. İşte bu sefer, onlara iyice alıştığımız için ve onları bizim bir parçamız, huyumuz sandığımız için başka bir yol da bilmeyiz

Biri gelip de şimdiye kadar tutunduğumuz duyguları ya da duygularımızı aksettirme şeklimizin aslında başka bir yolu olduğunu söylese, buna mahkum olmadığımızı söylese; herhalde onu kapı dışarı ederdik. Ancak yalnız kalınca, elimizdeki; tutunduğumuz ve tutturduğumuz duygulara bir göz atardık belki. Biraz parmaklarımızı gevşetip bakardık. Bıraksak, giderler mi sahiden? Bunu keşfettiğimizde biraz can sıkıcı olabilir. Evet, bütün duygularımız geçip gidiyor. Sadece bize lazım olan silahların cephanesini bunlar dolduruyor. ‘Sen bana böyle yapmıştın, sen bana böyle demiştin, sen bana böyle hissettirmiştin’ vs. kurşunları. Bazen bunlar, bizim sahibi tayin ettiğimiz kişiye ulaşıyor. Bazense sadece bizim omzumuzda kalıyor.
Bu tutsaklaştırdığımız ve tutsağı olduğumuz duygular da; uzun ve kısa vadelerde dış görünüşümüzden bile belli olabiliyor…

Tutsak Duygular

Etrafımızda herhangi bir şey olduğunda veya biz bir duyguya tutulduğumuzda mantığımız onu işlemeye başlar. Fakat, her duygu anlam bulamaz ya da içimizde çözümlenmez. Bazıları şok etkisiyle öylece bizle kalıverir. ‘Yine o his gelir’ ama ne olduğunu anlamayız. Bu da birçok hareketimizi ve tutumumuzu etkiler: Kendimiz hakkındaki düşüncelerimiz, strese nasıl cevap verdiğimiz, diğerleriyle ilişkilerimiz… ve hatta dış görünüşümüz bile bundan etkilenir. Duygularımızı kaldırabilmek için tuttuğumuz cepheler dışarıdan da anlaşılabilir. Acaba bundan mı kamburlaşırız biraz da; omurgamız eğrilir, menisküsümüz yırtılır?

Sezgilerimiz, düşüncelerimizin vücudumuza sirayeti olduğundan; biz de onları duygularımızla işlediğimizden, durum çok da enteresan gelmez. Sadece dikkat edilesi, gelebilir… Sahiden; geçmeyen sırt ağılarımız, sinirlenince vuran baş ağrısı, ara ara nedensizce halsiz hissetmek ve omuzlarımıza, sırtımıza oturup da kalmayan ağırlıklar, bizim alıp da tuttuğumuz, bırakmayı da bir türlü bilemediğimiz duygular olabilir mi? Bunu çözmek için, pür dikkatle vücudumuzu ve hislerimizi izlemek; gün içindeki ‘nedensizliklere’ bilinç getirmek ve neyin neden olduğunu hissetmeye çalışmak, bize yardımcı olabilir gibi.
Genellikle hislerimizi işlemek için hızlı, bize eğreti duran ve uygun olmayan yollar bulduğumuzdan; çoğumuzda beli bir derece duruş bozukluğu ve nedenini bir türlü bilmediğimiz ara ara gelen karmaşık hisler de kendini böyle açıklar sanki…
Yukarı Kaydır