Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Türk Edebiyatı’nın Mihenk Taşlarından: Varlık Dergisi
KÜLTÜR/SANAT

Türk Edebiyatı’nın Mihenk Taşlarından: Varlık Dergisi

24 Kas 2022

Varlık Dergisi hepimizin en az bir kez adının duyduğu, derste Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı’nı işlerken nasıl kurulduğunu öğrendiği dergidir. Daha Cumhuriyet’in kurulduğu ilk yıllarda yayın hayatına başlayan bu dergi günümüze ulaşmayı başarmıştır. Hem Cumhuriyet döneminin hem de Türk Edebiyatı’nın önemli bir eseri olan bu derginin edebiyatımızın mihenk taşlarından bir tanesi olduğunu söyleyebiliriz. Yaşar Nabi Nayır’ın kurduğu ve ilk sayısı 15 Temmuz 1933’te yayımlanan bu derginin dününü ve bugününü bu yazıda anlatacağız.

Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşu yepyeni bir dönemi ve değişimleri beraberinde getirmişti. Siyasal, toplumsal ve kültürel bir dönüşüm yaşanıyordu. Bu dönüşümle birlikte dergi yayınları da başladı ve dergiler basılmaya başlandı. Varlık Dergisi de bu dergilerden bir tanesiydi. İlk sayısı 15 Temmuz 1933’te yayınlandı. Varlık Dergisi o günden bugüne hiç ara vermeden yayınlanmaya devam eden tek dergi oldu. Dergi’nin asıl sahibi Yaşar Nabi Nayır’dı ve dergi Ankara’da kuruldu. Kurucuların isimleri olarak ise bugün hala Nahit Sırrı Örik ve Sabri Esat Siyavuşgil olarak anılıyor. Ancak bu iki isim 1941 ve 1943 yıllarında dergiden ayrıldı ve derginin yönetimine dair tüm sorumluluklar Yaşar Nabi Nayır’a kaldı. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Varlık Dergisi’nin yayımlandığı dönem toplumda önemli bir dönüşüm yaşanıyordu. Farklı ideolojileri savunan gruplar iç içe girmişti. Varlık Dergisi ise Cumhuriyet ideolojisini savunan en bilindik kaynaklardan bir tanesiydi. 

Varlık dergisi için edebiyatımızın önemli şairlerinden olan Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Sanımca yeni Türk edebiyatının bilinçaltı odur.” demiştir. Varlık dergisi ilk yayımlanmaya başladığı dönemde de kapağında ‘On Beş Günlük Sanat ve Fikir Mecmuası’ yazıyordu. Toplumun fikir dünyasına da giriş yapmayı düşünen dergi ne yazık ki başlarda halktan pek ilgi göremedi. Yayın hayatına devletten aldığı desteklerle devam etti. Dergi yayınlanmaya başladığında içerisinde birçok farklı yazarın farklı alanlarda içerikleri yer alıyordu. Hikayeler, eleştiriler, şiirler, tiyatro oyunları, röportajlar, çeviriler, reklamlar ve kitap tanıtımları bunlardan bazılarıydı. Tüm bu eserleri üretirken Varlık Dergisi hem edebiyatın en gelişmiş dönemini yaratmaya hem de inkılapçı fikirleri sanata yansıtmaya çalışıyordu. Bu yüzden dergide yayınlanacak tüm içerikler inkılapçı düşüncelere ters düşmeyecek, sanatsal ve estetik bir doku içerecek şekilde seçiliyordu. Varlık Dergisi maddi kaygılardan çok tüm bu düşünceleri yayma amacıyla hareket ediyordu.

Varlık Dergisi II. Dünya Savaşı dönemi zorluklar yaşasa da yayın hayatına devam etti. Bu dönemde dergi bazı yazarlarını kaybetti. Varlık Dergisi kan kaybetme sürecinden sonra tekrar yükselebilmek adına hedeflerinde bazı değişiklikler yaptı. Varlık artık bir düşünce dergisi halini almıştı. İçeriklerinde siyaset, tarih, ekonomi, sosyal hayat, Türk dili ve savaşın toplum üzerindeki etkileri gibi konulara yer vermeye başladı. Dergi bu süreçte kapağı, sayfa düzeni gibi birçok değişikliğin yanında maddi yetersizlikler nedeniyle yayın süresinde de değişiklik yapmak zorunda kaldı. Artık Varlık Dergisi çift sayı şeklinde ayda bir kez yayınlanıyordu. 1946 yılına gelindiğinde ise dergiye yapılan bütün resmi yardımlar kesildi. Yaşar Nabi kendi evini sattı ve İstanbul’a yerleşti. Dergi de Yaşar Nabi ile birlikte Ankara’dan İstanbul’a taşındı. Aynı dönemde çeviri eserlerin yayını için Varlık Yayınları kuruldu. Bu durum Varlık Dergisi’nin de ününü arttırdı. O dönemde Varlık’ta yazmak yazarlar için kendilerini ispatlamak anlamına geliyordu.

İstanbul’da yapılan değişimlerle Varlık eskiden olduğu gibi sanat ve edebiyat konularına ağırlık vermeye başladı. Dergi bu dönemde hem Garip akımına ait eserlere hem de Köy Enstitüleri’nde yetişmiş yazarlara kendi içerisinde yer ayırdı. Halka bu akımlara ait eserleri tanıtmasıyla da önemli bir fark yaratır. İlerleyen dönemlerde Varlık Yayınları tarafından bir kitap kulübü de kuruldu. Ancak burada “İkinci Yeni” ve “Toplumcu-Gerçekçi” gibi yenilikçi akımlara yer verilmiyordu. Bu durum derginin de okur kaybetmesine neden oldu. Okur kitlesi giderek azalınca dergide yenilikler yapıldı. Kapak-içerik düzenlemeleri ve idari kadroda bazı değişiklikler yaşandı. Roman, güzel sanatlar ve sinema konulu içerikler öne çıktı. O dönem derginin dikkat çekici yazarları  Cahit Sıtkı, Behçet Necatigil, Turgut Uyar, Sait Faik,  ve Orhan Kemal idi. 1981 yılında Yaşar Nabi Nayır’ın sağlık durumu kötüye gitti. Yazı işleri müdürlüğünü kızı Filiz Nayır’a devretti. 48 yıl boyunca dergiyi tek başına yöneten Yaşar Nabi müdürlüğü devrettiği aynı yıl vefat etti. 
Yaşar Nabi’nin aralarından ayrılışından sonra dergide bazı değişiklikler yapılarak yeni akımlara yer verilmeye başlandı. Her sayı farklı bir temayı konu alarak çıkarılmaya başlandı. Artık dergide kent yaşamı ve kentte yaşayan insanların ihtiyaçları öne çıkan temalar olmuştu. Dergi inkılapları savunan içerikleri bırakmasıyla da bazı eleştirilere maruz kaldı. Bu durum genç yazarlara “Yaşar Nabi Edebiyat Ödülleri” verilmeye başlandıktan sonra değişti ve siyaset konulu içerikler dergide tekrar yerini aldı. Savaş, din, estetik, feminizm, , tüketim kültürü, küreselleşme gibi birçok konu artık Varlık Dergisi’nde işleniyor. Cumhuriyet kültürünün ve edebiyatının mihenk taşlarından olan Varlık, bugün Enver Ercan’ın genel yayın yönetmenliğinde, Filiz Nayır Öztekin’in yazı işleri müdürlüğünde her ay edebiyat, kültür, toplum ya da siyaset gündeminden bir dair incelemeler, usta yazarlardan öykü ve şiirler, yeni imzalar ve bunların yanında detaylı bir kitap eki ile çıkarılmaya devam ediyor.


Kaynak: https://iyikigormusum.com/varlik-dergisi
http://www.leblebitozu.com/edebiyatimizda-bir-kose-tasi-varlik-dergisi/
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?