Tabloları Kadar Renkli ve Özgün: Ressam Ayşenur Kaya İle Söyleşi
RÖPORTAJ

Tabloları Kadar Renkli ve Özgün: Ressam Ayşenur Kaya İle Söyleşi

Özgür olan, ruha dokunan ve insanda farklı duygular uyanmasına olanak tanıyan pek çok eserin sanatın her dalında var olduğunu söylemek mümkün. Söz konusu resim olduğunda ise boyaların dansı, yaratılan temanın ahengi ve her bir fırça darbesi ile biçim kazanan eşsiz tablolar sayesinde farklı dünyalara yolculuk etmenin tadı bambaşka. Bu içerikte de bahsettiğim farklı dünyalara kapı aralayan ve aynı zamanda renkli tabloları ile başka hayatlara da konuk olan ressam, tasarımcı ve iç mimar Ayşenur Kaya'yı biraz yakından tanıyor olacağız. Kendisi ile Bostancı'daki atölyesinde bir araya gelerek merak ettiklerimi sorduğum aynı zamanda eserleri ve sanatçı kişiliği hakkında konuştuğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Editör :Selin Borazan
Yayın Tarihi :30 May 2022
Süre :3 Bardak
Ayrıca bana renkleri özgürce kullanma fırsatı verdiği ve kısa bir süreliğine de olsa "ressammış" gibi hissetmeme olanak tanıdığı için tekrardan teşekkür ediyorum :)

Klasik olacak ancak öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Kalabalık ve mutlu bir aile ile büyüdüm ve zanaatkar bir babanın çizim kağıtları, resime olan sevgimi arttırdı ve iç mimarlık eğitimi aldığım halde resim yapmak 17 senedir sevdiğim yol oldu. Şimdi ürün tasarımlarıyla iç mimarlık yönümü de tekrar hayata geçirmenin mutluluğuyla yoluma devam ediyorum.


Aynı zamanda iç mimar ve tasarımcı olarak da çalıştığınızı biliyoruz. Peki resim yapmaya ne zaman başladınız ve sonrasında bu alanı meslek olarak seçmeniz nasıl gerçekleşti?

İçimdeki çizim yapma isteği mimarlığa ve mimarlıkta aldığım çizim eğitimleri de beni ressamlığa yönlendirdi. Şimdi her iki mesleğimi de keyifle yapıyorum. Tablonun yanı sıra; tasarım objeler, epoksi masası, sehpa, tv ünitesi, sunumluk, heykel, mum, ağaç, seramik vb. gibi konsept ürünlerle yelpazemi genişlettim.

Sanatınızı icra etmenizdeki temel amacınız/amaçlarınız nedir?

Sevgiyle yapılan her iş güzeldir ve ben bu mesleği iş olarak değil bir parçam gibi görüyorum, hayal ediyorum ve mutlulukla hayalimi gerçekleştiriyorum. Tamamlanan tablo ya da tasarım objeye aktardığım hislerim, onları görenlerde kelebek etkisi oluşturuyor, duygusal yönden ya da hayal gücünden bir şeyleri açığa çıkartıyor. İşte bunu gerçekleştirebilmek benim amacım olabilir.


"İyi bir ressam" profilini siz nasıl tanımlarsınız?

Kainatı, ilahi gücü, potansiyelini ve ruhunun cennetini keşfetmiş olmalı. Ayrıca farkı olan bunun yanında farkındalığı yüksek olan ve aynı zamanda vizyon sahibi bir kişi olması gerektiğine inanıyorum. Ve tabii iyi bir ressam yeni nesillere ilham olacak eserler bırakmalı diye düşünüyorum.

Sizce resim mutlaka yetenek isteyen bir alan mı yoksa çalışarak bu alanda ilerlemek ya da başarı elde etmek mümkün mü?

Bir portre ya da nesne çizmek, fırçayı kullanmayı bilmek emek ve yetenek ister ama günümüzde hiçbir çizim kabiliyeti olmadan (tabi kullandığı tekniğe ve içindeki vizyona bağlı) çeşitli materyallerle mesela bir cam sileceğiyle bile resim yaparak ilerleyenler ve bir çok soyut resim ile tanınmış ressamlar var. Yeter ki başarmak isteyelim bu hayatta herşey mümkün.


Çalışmalarınızda hangi teknikleri ve malzemeleri kullanıyor ve daha çok ne tür resimler yapıyorsunuz?

Bir çok akım, teknik ve malzemeyi bir araya getiriyor ve böylece kendi tarzımı ve serilerimi oluşturuyorum. Mesela: Mutlu Krallık, Botanik...

"Botanik" serisi geri dönüşüm kağıtları ile tasarladığım, 3D çiçeklerden ve ağaçlardan oluşan çevreyle dost, adeta botanik bahçede geziyormuşsunuz gibi bir hissiyat uyandıran bir seri iken, "Mutlu krallık" serisi silikon, epoksi, şablon, akrilik boya, sıvılaştırılmış akrilik teknikleri ile tasarladığım ve hepimizin hayalini kurduğu, canlı renklerden oluşan her şeyin çok güzel olduğu, sevginin, saygının, güvenin, anlayışın, desteğin, bolluk ve bereketin koşulsuz olduğu mutlu diyarın ta kendisinden oluşuyor.

Bir tabloyu yapmadan önce ne yapacağınız konusunda kafanızda bir plan oluşturarak mı tuvalin karşısına geçiyorsunuz yoksa her şey elinize fırçayı aldıktan sonra spontane mi gelişiyor?

Özgür tekleme çalışmalarımın yanı sıra kendi serilerimin devamı niteliğinde tablolar yapmak ve yenilenmiş versiyonlarını oluşturmak bana çok keyif veriyor.


Yaptığınız çalışmaları aynı zamanda satışa da sunuyorsunuz. Peki tablolarınızı almak isteyenler, yaptığınız resimlerden mi seçiyor yoksa onların istekleri çevresinde yani kişiye özel mi tablolar yapıyorsunuz?

Genelde kendi yaptığım serilerden tablolar almayı tercih ediyorlar. Bazen boş bir mekanı gösterip komple (tablo, masa, sehpa gibi) herşeyi özel konsept olarak benim tasarlamamı istiyorlar. Ayrıca kişiye ve isteğe özel sipariş olarak da tablolar veya objeler yapıyorum.

Tablolarınızın yanı sıra tasarım objeler de yapıyorsunuz. Onlardan da biraz bahseder misiniz? Ne tarz malzemelerle çalışıyor ve nasıl objeler tasarlıyorsunuz?

Yelpazemiz çok geniş. Abajurdan tv ünitesine, yemek masasından heykele ve epoksiden betona kadar bir çok obje ve materyal kullanıyorum. Bizde; istekler hayal gücü ile sınırlı, sloganımız.



Sizce resim, Türkiye'de ve dünyada hak ettiği değeri görüyor mu? 

Elbette görüyor, bunca ressam yanılmış olamaz.


Teknolojideki gelişmeler sanatı da bir noktada dijitalleştiriyor diyebiliriz. Sizin bu konu hakkındaki düşünceleriniz neler?

Benim de aklımın bir tarafında dijitalleşme var, tabletimi aldım ve bir şeyler çizmeye başladım bile. Çağa ayak uydurmamız, kendimizi geliştirmemiz ve bu platformda yerimizi almamız gerekiyor. Ne demişler, öğrenmemin yaşı yok.


Siz resim alanında kendi tarzınızı nasıl tanımlarsınız? 

Kübist, sürrealist, sembolist, realist, hayalperest, modern portre, soyut, 3D ve özellikle geri dönüşüme verilmesi gereken öneme dikkat çekmeye çalıştığım tarzlardan oluşuyor diyebilirim.

Beğendiğiniz veya etkilendiğiniz ressamları sorsak?

Sevgili Alan Kouchakpour hocam, Salvador dali, Frida Kahlo, Leonardo Da Vinci, Osman Hamdi Bey, Jean-Michel Basquiat, Ali Alışır, Çağatay Odabaş, Ergin İnan, Fabrini Crisci, Yayoi Kusama, Zhuang Hong-yi, Alexander Mijares ilk aklıma gelenler...


Çalışmalarınızı sergileme gibi bir planınız var mı? Yakın bir dönemde ya da daha ileride eserlerinizi herhangi bir yerde sergilenirken görebilecek miyiz?

Çeşitli dizi ve filmlerde yer almaları sebebiyle ekranda görmeniz mümkün. Bunun yanı sıra, art galerilerde karma sergilerde de yer almaktalar. Ayrıca sonbaharda yeni bir solo sergi yapmayı da planlıyorum.

Gerçekleştirmek istediğiniz en büyük hayaliniz nedir?

Alice gibi bir, "Ayşenur harikalar diyarı" konsepti oluşturmak diyebilirim. Öncelikle özel tasarlanmış süprizlerle dolu bir bina oluşturmak ve içerisinde a'dan z'ye kendi konseptimden ve hayalimden ürünleri tümü tasarlamış ve tamamlamış bir şekilde sergilemek istiyorum.

Ayrıca bir tablomun Louvre'de sergilenmesi de en büyük hayallerimden biri. Aslında aklımda gerçekleştirmek istediğim o kadar çok şey var ki... Zamanı iyi değerlendirmek gerekiyor. 

Yukarı Kaydır