Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Sütyen Malzemesi Yapılan Balen Balinaları
naturescrusaders.wordpress.com
DOĞAL YAŞAM

Sütyen Malzemesi Yapılan Balen Balinaları

Nesli tükenen ve tükenmekte olan hayvanları her geçen gün daha çok duymaya başlıyoruz. Gelişen teknoloji, kolay iletişim kurabilme ve araştırma yayınları daha fazla haberimiz olmasını sağlıyor olabilir ama nesillerinin tükenmesine asıl sebep olan şey hep aynı, insan. Günümüzde balina ölümlerinin sebebi çoğunlukla gemi kazaları ya da bilinçsiz avlanma gibi durumlar. Yazımızda bu masum devlerin neden ve nasıl öldüğünden bahsedeceğiz.

Yayın Tarihi :17 Eyl 2022
Süre :2.5 Bardak

Photo Credit NOAA Fisheries Allison Henry
İsimlerini şanssızlıklarından alan bu balinalar Latince’de Eubalaena olarak geçiyor. Fakat İngilizce’de Right Whale yani Gerçek Balina ya da Doğru Balina olarak biliniyor. Sebebi ise öldürüldüklerinde yağları sayesinde kolayca su üstüne çıkıyor olmaları. Avcılar da doğru balinayı bulduklarından emin oluyorlar ve onlara bu ismi veriyorlar. Türkçe’de bilinen ismi ise yine öldürülme sebeplerinden kaynaklanıyor, balen kemiği.

Bu kemik, balinaların üst çenelerinin iki yanından şeritler halinde sarkıyor. Her biri iki-üç metre uzunluğunda, esnek ama oldukça sağlam olan bu kemikler zamanında birçok eşyanın yapımında kullanılmış. Şemsiye, kamçı, elbise ve hatta sütyen bunlardan birkaçı. Balinalarda bu kemik süzgeç görevi görüyor. Yetişkin bir balinanın günlük ihtiyacı olan 400 bin kaloriyi alması için pire boyutlarındaki kopepodlardan bir milyar tanesini yutması gerekiyor. Yemeğini yerken, ince şeritler halindeki balen kemikleri arasından bu minik canlılar süzülüyor ve Balen Balina karnını doyuruyor. Bir balen balinasının kütlesi, yediği pire boyutundaki bu canlının kütlesinin 50 milyar katı.

Yengeç kafesleri üzerine dolanmış bir Balen Balina - Pewtrusts.Org
Balina avcılığı çok eski zamanlardan beri yapılıyor. Çoğunlukla yağlarını mum yapmak için kullanan balina katilleri, kullanabilecekleri diğer her şeyi de alıyorlar. Kemiklerinden eşyalar, kanlarından mürekkepler, yağlarından mumlar yapılması onların soyunu tehlikeye atan sebepler. Yüzyıllardır on binlerce balina, bilinçsizce ve acımasızca bu şekilde öldürülüyor. Popülasyonları on binlerle ifade edilen birçok balina türü günümüzde ya tümüyle yok oldu ya da sayıları yüzlerle sınırlı kaldı. Nesillerini devam ettirebilmek için bilim insanları çalışmalarını sürdürse de gittikçe kalabalıklaşan okyanus trafiği onlara engel oluyor. Gemi kazaları ya da okyanus gürültüsünün artması gibi sebepler balinaların ölüm oranını, doğum oranlarının önüne geçiriyor.

New Brunswick, Moncton'dan Patrick Goguen, otopsi yapılmadan önce hayvanın ruhunu onurlandırmak için ölü bir Kuzey Atlantik Balen Balina üzerinde davulla bir tören düzenledi - bostonglobe.com
Yüzyıllardır süregelen bu avlanma 1935 yılına kadar ticari amaçlı zıpkın avcılığı ile de devam etti. Bu tarihte zıpkının ticari kullanımı yasaklandı ve limanların yakınlarında sığ sularda yüzen Balen Balinaları gibi birçok balina türünün bilinçli ölümlerinin önüne geçilmiş oldu. Fakat bunlar ne yazık ki yetmiyor. Bugün Kuzey Atlantik Balen Balinası varlığını sürdürse de Kuzey Amerika’nın doğu kıyısı boyunca, yavrulama ve kışlık alanları arasında 2 bin 200 kilometrelik göç yolculuğunu yapmak zorunda. Bu rota, trafiği gittikçe kalabalıklaşan bir hat üzerinde bulunuyor. Yaşanan 34 ölümün 11’i gemi kazaları, 9’u ise balıkçı ağları gibi malzemelerin yol açtığı yaralanmalardan kaynaklanıyor.

Balinaları takip eden ve inceleyen bilim insanları onları kendilerine özgü nasırlaşma şekillerinden ayırt edebiliyor. 390 bin fotoğraftan oluşan arşivleri, hemen hemen her balinayı tanımalarına olanak sağlıyor. Örneğin ilk olarak 1992’de görülen No. 2223. O zamanlar bir bebek olan bu balina, teknelerin etrafından oynamayı çok seviyor ve kendini de araştırmacılara sevdiriyor. Adını Kalvin koydukları bu balina aynı yıl içinde alınan bir habere göre, ölmekte olan annesinin etrafında sürekli daireler çiziyor.
Araştırmacılar olay yerine vardıklarında Kalvin’in annesi Delilah’ın, bulundukları rotadan geçen bir kargo gemisi yüzünden ağır darbe aldığını ve bu yüzden hayatını kaybettiğini anlıyorlar. Henüz sekiz aylık yavru olan Kalvin için araştırmacılar endişeleniyor çünkü en az birkaç ay daha anne sütü alması gerekiyor.

Pervane yüzünden oluşan yara izleri - Tucker Joenz, FWC Fish and Wildlife Research Institute
İlerleyen yıllarda Kalvin’i takip eden araştırmacılar onun hayatta kaldığını ve hatta dişi bir birey olduğunu görüyorlar. Sayıları yüzü bulmayan dişi popülasyonu için bu harika. 2000 yazında Kalvin’i yeniden gören araştırmacılar onun üzerine dolanan balık ağlarını görüyorlar. İpler derisini kesiyor ve onu yavaşlatıyor. Bu şekilde kaç balinanın balık ağlarına dolandığını, yengeç sepetlerinin ağırlığıyla aylarca hatta yıllarca yüzmeye çalışıp en sonunda kendilerini derin sulara bıraktıklarını kimse bilmiyor. İlerleyen aylarda araştırmacılar Kalvin’in izini kaybediyor.

Dominic Dallaire
2001 yılında görüldüğünde Kalvin’in üzerinde hiçbir balık ağı bulunmuyor. Okyanusları koruma altına almaya çalışan bir kurtarma ekibi tarafından temizlendiğini öğreniyorlar. İlerleyen yıllarda Kalvin tekrar görülüyor ve nihayetinde 2005’te Fundy Koyu’nda, tıpkı annesiyle ilk bulunduğunda olduğu gibi bu sefer kendi yavrusuyla ortaya çıkıyor. Bir yıl hamileliği süren, bir yıl emzirmek zorunda olan ve sonraki bir yıl boyunca da tekrar hamileliğe hazır hale gelen balinalar için üreme sıklığı en az 3 yılda bir. Bu oran günümüzde birçok balinada korunmaya çalışılıyor.

Güney Atlantik ve Antarktika çevresinde planktonlar bakımından zengin alanlar bulunuyor. Nüfusu arttırma çalışmaları için oldukça umut vadeden bölgeler. Ayrıca gemi rotalarında yapılan düzenlemeler gemi çarpması olasılığını yüzde 80 oranında azaltıyor. Hatta balinaların yerlerini tespit edebilmek için Fargo adından dünyanın ilk balina dışkısı kokusunu takip eden bir köpek bile var.

andersoncabotcenterforoceanlife.org
İyilik çalışmaları ve dayanışmalar her yerde. Balina rotaları üzerinde ikamet eden insanlar her gün ellerinde dürbünlerle onları bekliyor ve görüldüklerinde rapor ediyorlar. Bir okyanusa kıyımız olmasa da aynı küçücük dünyaya ayak basıyoruz. Her şeyin birbirine bağlı olduğu bir ekosistemin parçasıyız, farkında olmak ve fark ettirmek görevimiz diye düşünüyoruz. 

Kaynak:
Douglas H. Chadwick, Balen Balinaları, National Geographic Türkiye, Ekim 2008.
Yukarı Kaydır