Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Sosyal Yaşamın Dışında Bırakılmak

19 Oca 2023

Hiç kendinizi etrafınızdaki insanlardan ayrıştırılmış hissettiniz mi? Böyle anlarda etrafımızda az ya da çok insan olsun, bir şekilde dışarda kalmış hissederiz. Yok sayılma deneyimi her yaştan insan için oldukça yıkıcı bir deneyim. Kendinizle ilgili şüpheye düşürebilecek ve derin bir yalnızlık hissettirebilecek bu durumu zaman zaman birçoğumuz yaşıyoruz. Bazılarımız ise farklı nedenlerle bu zorluğu çok daha uzun süreler yaşıyor. Sosyal bir dışlanma olarak adlandırabileceğimiz bu durumu ve yol açtıklarını bu yazımızda birlikte konuşacağız.

Fiziksel olarak orada bulunduğunuz ancak ruhsal anlamda o ortamın çok dışında hissettiğiniz yerler olmuştur. Bu his genellikle ortamın ve o ortamdaki insanların sizi gerçek anlamda içeri davet etmemesinden kaynaklanır. Sohbete, etkinliklere ve duygusal paylaşımlara dahil edilmemek kişiyi etrafta kaç kişi olursa olsun yalnız hissettirir. Açık olarak sözsel bir hakaret ya da acı verici fiziksel bir tepkiye maruz kalmasanız bile bu his duygusal anlamda yaralayıcı olur. Çünkü insan olarak bir gruba dahil edilmek, diğer insanlar tarafından kabul edilmek bizim için önemlidir. Evrimsel açıdan da toplu halde yaşamak hayatta kalabilmemizin koşuludur. Bugün dışarıda gruptan uzaklaşmamamızı gerektirecek kadar büyük tehlikeler olmasa da, gruba dahil olamamak psikolojimiz açısından önemli bir problemdir. Diğerleri tarafından dışlandığımızda farklı olduğumuz düşüncesine kapılıp değerimizi sorgulamaya başlarız.

Bir grubun toplu olarak belli bir kişiyi uzaklaştırması o kişide reddedilmişlik hissine neden oluyor. Bu da zihni reddedilmenin nedenlerini araştırmaya itiyor. Reddedildiğimizde neden reddedilmiş olabileceğimizi düşünmeye başlıyoruz. Genellikle suçu kendimizde bulmaya meyilli olabiliyoruz ki bu da oldukça tehlikeli bir ruhsallık ortaya çıkarıyor. Öte yandan kendimizi tamamen dışarda tutup tamamen diğerleri konumunda olan grubu suçlamak da bizi sağlıklı bir noktaya götürmüyor. Ancak böyle sağlıksız düşünce şekillerinin oluşuma ihtimali oldukça yüksek. Çünkü bir gruptan dışlandığınızda çoğunlukla sadece o gruptan dışlanmış olmuyorsunuz. O grup aracılığıyla ulaştığınız birçok kaynaktan da uzaklaşmak ya da tamamen vazgeçmek zorunda kalıyorsunuz. İş yerindeki arkadaşlarımız bizi dışladığında işimizle ilgili birçok durumda sorun yaşıyoruz. Partnerimizin ailesi ya da arkadaşları tarafından dışlandığımızda partnerimizle ilişkimizde problemler meydana geliyor. 

Araştırmalar sosyal olarak dışlandığımızda beynimizin fiziksel acıya tepki veren bölümlerinin harekete geçtiğini gösteriyor. Bu acıya uzun süreli maruz bırakılan insan yalnızlık karşısında çaresiz kalıyor. Bu çaresizlik kaygıya ve depresyona neden olabiliyor. Bu hisleri kendimiz yaşadığımızda neler olabileceğini yakından görüyoruz. Ancak çevremizde yaşanırken her zaman farkına varamayabiliyoruz. Bazen istemeden de olsa grubun içindeyken dışarda kalanları göremeyebiliyoruz. Bilinçli olarak birisini dışarda bırakırken de çoğu zaman kendimize nedenler bulmaya çalışıyoruz ve bu davranışın nelere mal olabileceğini tahmin edemiyoruz. Bu kişiler ya tamamen kendi içlerine doğru bir çekilme yaşıyorlar ya da gruba dahil olabilmek için kendilerinden vazgeçip grubun onları sevebileceği şekilde davranmaya başlıyorlar. Ancak bir insan kendinden uzaklaşıp benliğini bir maskenin arkasına gizlediğinde kurduğu ilişkiler de gerçek olamıyor. Bazıları ise bu dışlanmaya engel olamadıkları bir öfkeyle karşılık veriyorlar.

Bahsettiğimiz tüm olasılıklarda dışlanan kişi hayatına sağlıklı bir ruhsallıkla devam edemiyor. Ya etrafına saldırmaya, ya benliğini unutmaya ya da ya da yalnızlığa teslim olmaya başlıyor. Elbette kişinin bu deneyimi nasıl yaşayacağı karakteri ve geçmiş yaşantıları gibi birçok etkene bağlı. Toplumlara baktığımızda da bunun örneklerine sıkça rastlıyoruz. Birçok toplumda göçmenler, herhangi bir engele sahip bireyler, kadınlar, işsizler, yaşlılar gibi birçok insan grubu bu dışlanmayı yaşıyor. Toplum tarafından dışlanan bu bireylerin bazıları daha saldırgan hale gelebiliyorlar. Öte yandan biz genellikle intihar haberlerinden sonra fark etsek de bu kişiler derin yalnızlık hislerinden ve depresyondan mustarip oluyorlar. Kendilerini uyumlamaya çalışanlar ise gerçek kimliklerini gizledikleri bir yaşama katlanmaya çalışıyorlar. Çünkü onlar için dışlanma ve dışlanmaya dair hissedilen acı sürekli olarak tekrar ediyor. Buna katlanarak yaşamak oldukça zor bir hayata göğüs germek anlamına geliyor.  
Bu yazıyla birlikte sosyal olarak dışlanmanın etkilerini daha iyi fark edebilmemizi umuyorum. Bu dışlanmayı kendimiz yaşıyorsak ve baş etmekte zorlanıyorsak en sağlıklı yol bir ruh sağlığı uzmanından destek almak olacaktır. Öte yandan bilerek ya da bilmeyerek hepimiz birilerini dışlıyor olabiliriz. Ancak artık bu dışlanmanın nelere mal olabileceğini ve göründüğü kadar basit bir durum olmadığını biliyoruz. Kazandığımız bu farkındalıkla daha bilinçli hareket edebilir ve birlikte yaşamanın yollarını arayabiliriz.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?