Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Sosyal Medya Paylaşım Sıklığımız ve Narsistik Eğilimlerimiz
ZOOM

Sosyal Medya Paylaşım Sıklığımız ve Narsistik Eğilimlerimiz

Kullanımı günden güne artan ve sahip olduğu özellikleri sürekli geliştiren sosyal medya uygulamalarını birçoğumuz kullanıyoruz. Öyle ki, fotoğraf, video ya da sahip olduğumuz düşünceyi hatta belki o anki ruh halimizi paylaşmadan duramaz hale geldik. İşlerin dijital ortamda sergilendiği ve insanın kendi portfolyosunu yaptığı paylaşımlarla sunma fırsatı bulduğu bu bilişim çağında, sosyal medya çok faydalı bir araç olsa da herkes sosyal medyayı bir araç olarak kullanmıyor. Özellikle milyonlarca kullanıcısı olan Instagram hesaplarında insanlar yedikleri yemekten izledikleri filmlere kadar her şeyi paylaşmak isteyebiliyor. Peki sosyal medyadaki paylaşım sıklığımızın narsisizmle bir ilişkisi olabilir mi? Gelin birlikte inceleyelim.

Yayın Tarihi :03 Ara 2020
Süre :2 Bardak

Öncelikle narsisizmin ne olduğuna bir göz atmakta fayda var. Birçok insan kendisinin diğerlerine kıyasla daha yukarıda ve iyi olduğuna inanabilir. Ancak narsistik kişilik bozukluğuna sahip insanlar bu duyguları uçta ve diğer insanlara kıyasla çok daha yoğun yaşarlar. İnsanlara karşı sevecenlik ve duyarlılık duygusundan yoksundurlar. Abartılmış bir şekilde muhteşem olduklarını düşündükleri için ilgi görmedikleri ve odak noktası olmadıkları takdirde rahatsız hissederler. Kendi istediklerini yapabilmek için sıklıkla diğer insanları manipüle eden davranışlar sergilerler ve istedikleri olmadığı takdirde derin bir üzüntü içinde olurlar.

null

Öte yandan narsistik kişilik bozukluğunun 3 farklı boyutundan söz edebiliriz. Büyüklük, insanın her şeyde en iyi olduğuna inanan, kendini diğer insanlardan büyük ve üstün gören, cesur ve iddialı davranan yanını yansıtır. Kırılganlık ise insanın endişelenen ve çekingen davranan tarafını açıklamaktadır. Bu insanlar tıpkı kendilerini büyük gören insanlar gibi başarılı olma arzusuyla hareket ederler ancak hedeflerine ulaşma konusunda güçlük çekebilirler. Aslında bize aksi gibi gelse de narsistik insanların daha fazla kırılgan olduğu bilinmektedir. Son olarak salahiyet duygusu, insanın her şeyin daha fazlası ve iyisine layık olduğunu hissetmesidir. Bu kişiler hayatlarının her alanında diğer insanlar tarafından özel muamele görmeleri gerektiğine inanırlar. Az önce de belirttiğimiz gibi her insanın içinde beğenilmeyi ve daha üstün olmayı arzulayan narsistik bir yan vardır ancak elbette bu duyguları her hisseden kişilere narsistik demek yanlış olabilir.

null

Narsisizmle sosyal medya kullanımı arasındaki bağa ise birçok farklı açıdan yaklaşabiliriz. Örneğin kimisi bir gönderi paylaştığında gönderisine gelecek beğeni ve yorumları merakla beklerken, kimisi sosyal medyada takip ettiği belli kişilere odaklanıp onların hayatından daha iyi bir hayata sahip olduğu duygusunu hissetmek isteyebilir. Kimisi ise arkadaşları ya da aile bireylerinin katıldığı bir etkinliğin paylaşımını görünce davet edilmediğini düşünüp dışlanmış hissedebilir.

null

Bazen insanlar başkalarının paylaşımlarını görüp kendi hayatının daha kötü olduğuna inanabilir ya da tam tersi takip ettiği insanların hayatından daha iyi bir hayata sahip olduğunu düşünebilir. Bir gönderi görüp dışlanmış hissetmekle, başkalarının daha iyi bir hayata sahip olduğunu düşünmenin narsisizmin alt boyutu olan kırılganlıkla bağlantısı olduğunu söyleyebiliriz. Kırılgan insanlar gördükleri her paylaşımda hayatlarının diğerlerine kıyasla daha kötü olduğuna kendilerini inandırırlar ve paylaşılan her etkinlik gönderisinde dışlandıkları hissine kapılırlar. Tam tersi şekilde büyüklük duygusuna sahip olan insanlar ise sosyal medyada dolaşırken herkesin kendisinden daha kötü bir hayata sahip olduğuna inanma eğilimindedirler.

null

Bunlara ek olarak, salahiyet duygusunu daha fazla hisseden kibirli insanların sosyal medya hesaplarında daha fazla paylaşım yaptıkları saptanmıştır. Facebook, Instagram, Snapchat gibi uygulamalarda kibirli insanların kendilerini, sahip oldukları şeyleri, gittikleri yerleri, yaptıkları etkinlikleri daha sık paylaştıklarını söylemek doğru olabilir. Ancak sosyal medyada sürekli paylaşımda bulunan her insanın narsistik eğilimde olduğunu elbette söyleyemeyiz. Ayrıca kırılgan insanların sosyal medyayı kullanma konusunda çekindiğini, kullanırken kendilerini kötü hissettiğini gözlemleyebiliriz.

null

Özetle sosyal medya paylaşımları ile narsisizm arasında çok kuvvetli olmasa da bir bağ olduğunu söyleyebiliriz. Narsisizmin çeşitli boyutları sosyal medya kullanımını da çeşitli yönlerden etkileyebiliyor. Kibirli, büyüklük duygusunu taşıyan insanlar sosyal medyada kendi hayatlarının her detayını paylaşarak ve kendilerince diğerlerine "Ben sizden üstünüm" mesajı vererek tatmin olabiliyor. Fakat kırılgan insanlar için sosyal medya kendilerini dışlanmış ve aşağıda hissettikleri bir deneyim haline gelebiliyor.

Yukarı Kaydır