Sıra Dışı Bir Kar Oluşumu: Penitente
BİLİM

Sıra Dışı Bir Kar Oluşumu: Penitente

Doğa, irili ufaklı birçok sürprizi ile her geçen gün bizleri daha da şaşırtmaya devam ediyor. Bilmediğimiz yepyeni doğa harikalarının yanı sıra, alışageldiğimiz birçok olgunun beklenmedik versiyonları ile de karşılaşabiliyoruz. Sanıyoruz, içerisinde yaşamakta olduğumuz dünyayı ve bu dünya kapsamında bizleri kucaklayan tabiat anayı tamamen tanımamız hiçbir zaman mümkün olmayacak. Büyüleyici görünümlere, etkileyici özelliklere ve inkar edilemez gizemlere sahip olan doğanın sıra dışı bir oluşumu ile tanışıyoruz bugün; penitente!

Yayın Tarihi :17 Oca 2022
Süre :2 Bardak
Nispeten düz bir alana, bembeyaz ve pürüzsüz bir çarşaf misali örtülen kar birikintisi görüntüsünü hepimiz biliyoruz. Üzerine güneş ışığı düşmeye başladığı zamanlarda, henüz yeni ütülenmiş gibi dümdüz önümüzde uzanan bu örtü kristal kristal parlamaya başlar. Kar yağışının bir hayli yoğun olduğu zamanlarda bu örtünün kalınlığı da epey artar ve altında saklamakta olduğu tabanın nasıl bir şey olduğunu tahmin etmekte güçlük çekeriz çoğu zaman. Bu kar yığıntısından bir avuç alıp bunu yuvarlaya yuvarlaya dev bir kar topuna çevirmesi de ayrı zevklidir, malumunuz. Üzerinde attığımız her adım, bir imza gibi çıkarır ayak izimizi.


 
Hayır, bugün sizlere alışageldiğimiz o kar yapısından bahsetmeyeceğiz. Bizler bugün, nadir rastlanan ve rastlayan herkesin merakını, ilgisini çekmeyi başaran bir başka kar şeklini mercek altına almayı planlıyoruz.




Kar yağdığında pencere karşısına geçip görmeyi beklediğimiz görüntü, hepimiz için az çok aynıdır. Ancak sandığımızın aksine, dünyanın her noktasında bu görüntü aynı olmayabiliyor. Havanın fazlasıyla soğuk, dökülen her su damlasının donmaya meyilli olduğu o malum sıcaklıklarda (ya da soğukluklarda mı demeliyiz?) genellikle evlerin çatısından, arabaların altından aşağı doğru uzanan, sivri ucu ile tehlike çanları çalan buz oluşumları dikkatinizi mutlaka çekmiştir. Penitente dediğimiz kar oluşumu da tıpkı bu buz kütlelerine benzemeleriyle dikkatimizi çekiyor. Ancak iki farkı var; öncelikle penitenteler şeffaf buz değil, beyaz kar kütleleri olarak karşımıza çıkıyor. İkincisi yukarıdan aşağı değil, aşağıdan yukarı uzanan yapılar olarak dikkat çekiyor!

Charles Darwin
Penitentelerin ilk yazılı kayıtlarının sahibi, kendisini keşfeden ilk isim olarak bilinen meşhur İngiliz biyolog Charles Darwin’den başkası değil! 1839 yılında, Şili’nin başkenti Santiago’dan yola çıkmış Arjantin’in batısında konumlanan Mendoza şehrine doğru ilerleyen ünlü doğa tarihçisi, bin bir zorluk eşliğinde geçmek zorunda olduğu rotasında karşısına çıkan bu ilginç oluşumları, “Donmuş kütleler, erime esnasında bazı kısımlarda tepelere ya da kolonlara dönüşmüş ve bunlar, uzun ve birbirine yakın oldukları için yük taşıyan katırların yoldan geçmesini zorlaştırıyorlar,” kelimeleriyle kaleme almıştı.
Başlarda And Dağlarının soğuk ve güçlü esintileri neticesinde oluştuğuna inanılıyordu, ancak uzun ve başarılı çalışmalar neticesinde asıl oluşum nedeni çok geçmeden öğrenilmişti.




Nieves penitentes adıyla da bilinen ve güneşin olduğu yönü gösteren bu oluşum, güneş ışınlarının karı, henüz erimeden, direkt olarak buharlaştırması ile meydana geliyor. Fransız buzulbilim uzmanı ve jeofizikçi Louis Lliboutry’nin araştırmalarına göre penitente oluşumuna olanak sağlayan ideal hava koşulunun, donma noktasının altında kalan bir çiy noktası olduğu biliniyor. Aslında tipik kar birikintisi görünümünde olan alanda karın bazı kısımlarının diğerlerinden daha kısa bir süre içerisinde süblimleşmesi ile yüzeyde çöküntüler oluşmaya başlıyor. Daha sonra güneş ışığını da bünyesinde toplayan kavisli yüzey, çöken kısımlarda gerçekleşen süblimleşmenin hızını artırarak süblimleşmemiş olan kısımların güneşe bakan tepecikler olarak kalmasına neden oluyor. İlk bakışta tehlikeli dikenler topluluğu gibi görünen penitentelerin boyları birkaç santimetreden bilmem kaç metrelere kadar çıkabiliyor.
 
Bu ilgi çekici oluşumu bizzat kendi gözleriyle görmek isteyenler, And Dağları gibi yerden fazlasıyla yüksek bölgelerde gezinebilir elbette; ancak penitentelere rastlanıldığı söylenen bir başka nokta, bizim epey ilgimizi çekiyor. Gezegenbilimciler ve jeomorfologlardan oluşan bir ekibin yaptığı, Nature Geoscience dergisinde de yayımlanan araştırmaya göre Jüpiter’in esrarengiz uydusu Europa’nın yüzeyinin de bu buz uzantıları ile kaplı olabileceği söyleniyor!
Yukarı Kaydır