Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Şiddetten Kaçan Kadınların Sığınağı: Erkeklerin Ayak Basamadığı Umoja Köyü
KADIN KAFASI

Şiddetten Kaçan Kadınların Sığınağı: Erkeklerin Ayak Basamadığı Umoja Köyü

25 Eyl 2022

Bugün dünyanın birçok yerinde kadınlar fiziksel, duygusal ve psikolojik şiddete uğruyor. Kadınların sesini duyurmak için bilinçli gruplar tarafından çalışmalar yürütülse de şiddet olaylarının önüne geçilebilmiş değil. Biz de kendi ülkemizde maalesef ki her gün kadına yönelik şiddet haberlerini duyuyor, izliyor ve okuyoruz. Gerekli cezaların verilmediğine büyük bir üzüntüyle şahit oluyoruz. Üçüncü dünya ülkelerinde ise kadınlara şiddet uygulayanların hiç ceza almamaları sıklıkla yaşanan bir durum. Kenya’da da sık yaşanan bu durum karşısında ne yapmışlardır dersiniz? Erkek şiddetinden kaçan kadınlar erkeklerin giremeyeceği bir köy kurdu. Gelin yalnızca kadınların yaşadığı Umoja Köyü’nü birlikte tanıyalım.

Umoja Köyü, başkent Nairobiye 380 km uzaklıktaki Samburu ilçesinde bulunuyor. Sambura ilçesinde kadınlar birçok haktan yoksun olarak yaşıyorlar. İnsan olarak değil adeta mal olarak görülüyorlar. Herhangi bir mülk sahibi olmalarına müsaade edilmiyor ve yalnızca kocalarına itaat etmekle görevli olarak görülüyorlar. Bunun yanında ailelerin birçoğunda erkek üyeler, kadın üyelere şiddet uyguluyor. Yaşlı insanlarla zorla evlendirilme ve kadın sünneti gibi çağdışı uygulamalar da Sambura’da sıkça yaşanıyor. Umoja Köyü işte tam da bu nedenlerle Rebecca Lolosoli ve on dört arkadaşı tarafından kuruldu. Bu on dört kadın 1990 yılında İngiltere askerlerinin tecavüzüne uğrayan, toplumun ‘kirlenmiş’ etiketi yapıştırarak değersizleştirdiği kadınların ta kendisi. Köyün amacı şiddete uğrayan ve zorla evlendirilen kadınlar için bir sığınak yaratmak. Rebecca kendisi de şiddet görmüş bir kadın. Bir grup erkeğin şiddetine uğradığı ve hastanede yattığı süreçte aklına bu köyü kurma fikri geliyor. Bu köye erkeklerin ayak basması tamamen yasak. Umoja’da sadece kadınlar ve onların 11 yaşından küçük çocukları yaşıyor. Çünkü Sambura geleneğinde ergenliğe giren oğlan çocukları kadınlarla birlikte yaşayamıyor.

1990 yılında kurulan Umoja Köyü’nde çok sayıda kadın güven içinde yaşıyor. Kendileri de gümüş bilezik ve kolyelerle süslenen bu kadınlar geçimlerini takı satarak sağlıyor. Kadınların değerli boncuklardan yaptıkları takılan farklı ülkelerden gelen çok sayıdaki turistin oldukça ilgisini çekiyor. Köye giriş için de belli bir ücret ödeniyor ve bu ücret kadınların geçim kaynaklarından birini oluşturuyor. Kadınlar aynı zamanda vahşi hayvan avlayarak ve hayvancılık yaparak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Köyde yaşayan kadınlar kalan zamanlarında kendilerine yönelen şiddeti, haklarının nasıl gasp edildiğini, kadın sünneti ve zorla evlendirilme gibi uygulamaları kendi aralarında tartışıyorlar. Tartışmalar kadınların daha da bilinçlenmesini sağlayarak aralarındaki beraberlik hislerini güçlendiriyor. Kadın dayanışmasının önemli bir örneğini oluşturan Umoja Köyü Kenya’nın yerel dilinde de ‘Birlik’ anlamına geliyor. Umoja Köyü’ne gelen her kadına hemen kucak açılıyor ve onun için küçük bir kulübe inşa ediliyor. Evleri buldukları ağaç dallarından, çamurdan ve inek dışkısından yapıyorlar. Kendileri gibi anaerkil düzene sahip olan bölgelerin dahil olan Umoja köyünde kararların alındığı bir bina da var. Köyde aynı zamanda bir rehabilitasyon merkezi ve bir de okul bulunuyor.

Umoja kadınları herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğini savunuyorlar ve bu düşünce çerçevesinde sohbet ağacı dedikleri bir ağacın altında toplanarak fikirlerini özgürce dile getiriyorlar. Kadınlar bu köyde istedikleri şekilde davranabiliyor ve istedikleri zaman köyden ayrılabiliyorlar. Erkekler ise hiçbir zaman geceleri bu köyde kalamıyorlar ve yalnızca özel izinle köyün topraklarını ziyaret edebiliyorlar. Köye girmesine izin verilen tek erkek hayvanları gütmekle görevli olan Lotukoi. Elbette erkekler zamanla bu köyden ve köyün içine girememekten rahatsızlık duymuşlar. Hatta köyün kurucusu bazı tehditler aldıklarını da konuşmalarından belirtmiş. Ancak hiçbir zaman direnmeyi bırakmayarak köylerinde özgürce yaşamaya devam etmişler. Erkekler daha da ileriye giderek köyün kurucusu Rebecca’ya saldırmaya ve bir erkek köyü kurmaya çalışsalar da başarılı olamamışlar. Şu anda 50 kadın ve yaklaşık 200 çocuğun yaşadığı bu köyden 18 yaşına gelen çocuklar ayrılıyor. Ancak köyle ilişkilerini koparmıyorlar. Yakındaki bir köye yerleşerek Umoja’nın korunmasına destekte bulunuyorlar. Köyün kurucusu olan Rebecca Lolosoli, Birleşmiş Milletler tarafından 2005 yılında New York’ta gerçekleştirilen bir konferansa davet edilerek dünyadaki kadın liderliğinden bahsetmiştir. Hatta  Vital Voices adlı sivil toplum kuruluşunun Hollanda temsilciliğinden de bir ödül almıştır.

Direnen ve direnmek isteyen kadınlara örnek oluşturan Umoja Köyü’ndeki kadınların istekleri ise çok net. Onlar eşlerini kendileri seçmek, mülk sahibi olabilmek, okula gitmek, sünnet olmamak, kendi kararlarını alabilmek ve siyasi lider olabilmek istiyorlar. Kısaca eşit bir ortam yaratılmasını talep ediyorlar. Bunun için de kendi okullarında eşitlikçi bir eğitim vererek kız çocuklarına ve oğlan çocuklarına eşit haklar tanıyorlar. Yolunuz Kenya’ya düşerse erkek zulmüne karşı eşsiz bir direniş örneği olan bu köyü ve sakinlerini ziyaret etmenizi öneririz.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?