Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
STORIES

Selin IV

30 Kas 2022

Nagihan yatağın ucundaki koltuğa ilişti ve psikologa gittiğini anlatmaya başladı. Sonra durdu ve “Sana bir şey söyleyeceğim. Artık zaten bir ilişkimizin kalmadığını biliyorum. Biterse de bitecek. O yüzden açık açık konuşacağım. Ben aslında bana o çocuğumu zorla aldırttığından beri seni asla affetmedim… “

2 Bardak
Önceki Selin yazılarını okumak için tıklayın:


“Ooo sen mutfağa girer miydin?” dedi eve giren eşi. Yüzünde hem şaşkınlık hem de gülümseme vardı.

“Evet, bugün biraz farklı bir gündü benim için…” 

Uzun zamandır ilk defa, Nagihan Hanım, eşi ve kızı Selin birlikte yemek yediler. Nagihan Hanım karmakarışık şeyler hissediyordu. 

Yemekten sonra Selin’i yatırdı. Mutfağa geri indi. Eline bir kağıt ve kalem aldı ve düşünmeye başladı.

“Ben bugün neler yaptım ve nasıl hissettim… Hımm…” 

Yazmaya başladı.

Spora gitmek, 10 üzerinden 7 olabilir evet. Ne hissettirdi? Zinde hissettirdi… Sonra psikologa gitmek. 10 üzerinden 6. Ne hissettirdi? Karmaşık. Karmaşık yazsam saçma mı durur? Neyse yalan söyleyeceksem terapiye gitmenin ne anlamı var. Aileme yemek hazırlamak! Kesinlikle 8. Birlikte yemek yemek o da 8. Ne hissettirdi? Birlikte. Çok mu saçma bir kelime bu yahu..” diye düşünürken birden bire eşi Murat Bey geldi.

“Ne yapıyorsun Nagihan burada bu saatte?” 
“Murat, biraz konuşabilir miyiz? 
“Ne oldu yahu?”
“Ben bugün terapiste gittim.”
“Şimdi kadınlar arasında bu mu moda?”
“Beni aşağılamadan dinleyeceksen anlatacağım yoksa gerçekten boşver gitsin.”
“Tamam çok yorgunum hızlı olsun.”
“Murat ben senin çalışanın ya da müşterin değilim!” diye bağırdı Nagihan ve bir hışım yukarı çıktı. Fakat defteri aşağıda unutmuştu. Murat Bey defteri açtı ve Nagihan’ın yazdıklarını okudu.

“Aileme yemek hazırlamak. 8.
Buna yüksek puan vermesi ne tatlı.” diye geçirdi içinden. Sonra defterle birlikte yukarı çıktı. “Nagihan gerçekten kusura bakma, o kadar yorgunum ki, bazen evde miyim işte miyim, seyahatte miyim, çalışanla mı konuşuyorum, senle mi konuşuyorum, ne yedim, ne yaptım her şey karışıyor.”

“Artık ben de herkes gibiyim desene.”

“Hayır lütfen kavga etmeyelim, hadi anlat ne yaptın bugün?”

Nagihan yatağın ucundaki koltuğa ilişti ve psikologa gittiğini anlatmaya başladı. Sonra durdu ve “Sana bir şey söyleyeceğim. Artık zaten bir ilişkimizin kalmadığını biliyorum. Biterse de bitecek. O yüzden açık açık konuşacağım. Ben aslında bana o çocuğumu zorlan aldırttığından beri seni asla affetmedim… “

“Ne diyorsun Nagihan akşam akşam aradan kaç sene geçmiş?”

“Ne fark eder? Sen belki unuttun ama ben unutmadım.”

“Nagihan, almamız gerekiyordu çünkü down sendromlu olma riski vardı?” dedi soru sorar gibi bir sesle Murat Bey.

“Buna ben değil sen karar verdin. Ben sanki sağlıklı bir çocuk doğuramayacakmışım gibi hissettirdin bana. Sinirimden yedim, yedim davul gibi şiştim. Çok şişmansın dedin. Yemek yemeyi kestim ya ölecektim açlıktan, çiroz gibi duruyorsun dedin. Ya sen benim babam mısın, düşmanım mısın, kocam mısın neyimsin sen benim ya?”

“Ooo, 1 kere psikologa gitti, açılımlara bak. Bu akşam kavga edemeyeceğim. Kusura bakma. Yarın sabahtan seyahatim var.”

Nagihan Hanım sinirinden tuvalete girip ağlamaya başladı. Üstelik ağladığı anlaşılmasın diye avuç içlerini ısırıyordu. Nasıl bu hale gelmişlerdi, bunun dönüşü yok muydu? Bundan sonra hayatı hep böyle mi olacaktı? Tüm bu sorular kafasında dönüp dolaşıyordu. 

Ertesi gün Selin’i okuldan alıp yine pedagoğa götürdü.

“Nagihan Hanım, terapiste gitmişsiniz galiba, nasıl geçti?” diye sordu Aslı Hanım, Selin odada onu beklerken.

“Bilmiyorum.” dedi Nagihan Hanım. “Bilmiyorum.” 

“Anladım.” dedi Aslı Hanım gülümseyerek. “Şimdi, Selin’e gidiyorum.”

“Seliiiiin!” diye seslenerek heyecanla odaya geçti Aslı Hanım.

“Tatlış Ablaaa!” diye sarıldı Selin.

“Nasılsın görmeyeli?”

“Efsoş Efsoş!”

“Bu ne demek?”

“Çok iyiyim Tatlış abla!”

“Ay çok sevindim. Neler geldi başına anlatmak ister misin?”

“Evet. E harfi ile olan alıştırmayı ilk ben yaptım, sticker kaptım. Sonra Alya ile oynarken yanıma, Poyraz geldi.” Selin kıkırdamaya başladı. “Bunu kimseye söyleme ama galiba aşk böyle bir şey.”

“Nasıl bir şey?”

“Bilmiyorum. Dur Tatlış abla unutmadan anlatayim kalanını. Sonra annem bize akşam yemek yaptı ben babam annem yemek yedik. Sonra ertesi gün servise giderken bir köpek geldi yanıma. Servisin arkasından koştu da koştu. Ay çok komikti.”

“Süper geçmiş haftan. Başka ne oldu?”

“Unuttum, bu kadar yeter sana şimdilik.” dedi ve gülmeye başladılar. 

“Oyun oynayalım mı?” diye sordu Tatlış abla.

“Tabii ki!” dedi Selin.

Selin bu kez Poyraz’ı temsil eden erkek bir Barbie seçti. Kendisini de siyahi Barbie olarak seçti. 

İkisini evlendirdi, minik köpeği çocukları yaptı. Tatlış abla sordu:

“Mutlular mı?”

Selin cevap verdi:

“Değiller. Çünkü anne şişman, baba sinirli. Çocuk da yaramaz!”
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?