Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Safran: Altından Bile Değerli
nytimes.com
DOĞAL YAŞAM

Safran: Altından Bile Değerli

Keskin tadı ve güçlü kokusuyla dikkat çeken safran; dünyanın en pahalı baharatı, hatta altından bile daha değerli. Bu kadar kıymetli olmasının sebebi ise safran bitkisinin doğada kendi başına yetişmemesi ve özenli bir şekilde hasat edilmesinin gerekmesi. Altın renkli safran baharatının elde edildiği safran çiçeği, etkileyici mor renkli yapraklara sahip ve çiçeğin erkek organları turuncu-kırmızı renkte. Safran da işte bu erkek organların kurutulmasıyla elde ediliyor. Tarih boyunca pek çok farklı kültürde önemli bir yer edinen ve farklı alanlarda karşımıza çıkan safran çiçeği ve baharatı hakkında gelin biraz konuşalım.

Yayın Tarihi :13 Ağu 2022
Süre :2 Bardak
Süsengiller (Iridaceae) ailesine mensup safran bitkisi (Crocus sativus), çiğdem ile aynı türden. Çok yıllık bitkiler arasına giren safran çiçeği, yarı kurak iklimi seven bir bitki çeşidi. İlk kez Bronz Çağı döneminde Yunanistan’da yetiştirildiği tahmin edilen bu bitkinin şu anda Avrupa ve Asya'da üretimi yapılıyor. Hindistan, İspanya, Fransa ve Yunanistan gibi ülkeler safran yetiştirilen yerler arasına girse de bu alanda başı İran çekiyor. İran, dünyadaki safran üretiminin % 80’den fazlasını gerçekleştiriyor.

Ülkemizde ise safran üretimi Safranbolu’da yapılıyor. Adını safrandan alan bu ilçeyi ziyaret ederseniz safran çiçeği kolonyasının yanı sıra safranlı lokum, bal, çay ve sabun gibi ürünlerle de karşılaşabilirsiniz.

nytimes.com, David Thiercelin
Safranın dikkatli bir hasat gerektirdiğini ve bu nedenle pahalı olduğunu söylemiştik. Safran bitkisi, çiçek açtığı sabah elle toplanıyor. Bu zahmetli iş ne kadar iyi yapılırsa elde edilen safran baharatının kalitesi o kadar artırıyor. 1 kilogram safran üretmek için yaklaşık 150 bin çiçeğin gerekmesi de safranın bu kadar kıymetli olmasını sağlayan bir başka neden.

Hasat şekli dışında safranın kalitesi, erkek organlarda bulunan madde miktarına ve yoğunluğuna bağlı olarak değişiyor. Bu yüzden üretim yerine göre safranın lezzeti ve renk tonu farklılık gösterebiliyor.

nytimes.com
Safranın tarihi de bir o kadar eski. Örneğin, Kleopatra’nın talipleriyle görüşmeden önce içine safran katılmış kısrak sütüyle banyo yaptığı söyleniyor. Bronz Çağı’nda ortaya çıkan Minos medeniyetinde yaşayan kadınların da safranla renklendirilmiş yün ceketler giydiği biliniyor.

Budist keşişlerin giydiği o turuncu kıyafetleri bilirsiniz. MÖ 500’lerde Güney Asya’da görülmeye başlayan safran, keşişlerin kıyafetlerini renklendirmek için de kullanılmış. Buda’nın ölümünden kısa bir süre sonra onu takip eden keşişler, safran rengini kıyafetlerinin resmi rengi ilan etmiş.

Flickr, William Cho
Kraliyet ailelerinin kıyafetlerinde de karşımıza çıkan safran, sadece kumaş boyamak için değil hastaları tedavi etmek için de kullanılmış. Pek çok farklı kültürde safrandan yapılan ilaçlarla mide rahatsızlıklarından öksürüğe kadar farklı sağlık sorunlarının üstesinden gelmeye çalışılmış.

Bu kadar güçlü bir kokuya sahip bir bitkinin parfümlerde kullanılmaması ilginç olurdu herhalde. Safran, Antik Yunan ve Roma döneminde tiyatro, salon ve mahkeme gibi ortak alanların hoş kokması için tercih edilmiş. Hatta Roma imparatoru Nero, şehri ziyaret edeceği zaman Roma sokaklarına safran serpiştirilirmiş. 

nytimes.com, Ed Alcock
Safranı en çok yemeklere verdiği aromayla tanıyoruz. Hem ilginç bir tada sahip olması hem de yiyeceklere parlak sarı bir renk vermesi nedeniyle tercih edilen safran baharatı; özellikle Arap, Hint, Fas ve İran mutfaklarında sıklıkla kendini gösteriyor. Başta pilav olmak üzere et yemekleri, hamur işleri ve sütlü tatlılar gibi çeşitli yiyeceklerin yapımında safranı görmek mümkün.

nytimes.com
Mitolojik hikayelere konu olan ve edebi eserlerde de adından söz ettiren safran çiçeği, geçmişten günümüze hala önemini koruyan bir bitki. Kendine özgü kokusu ve lezzetiyle de safran baharatı, yaşamımızdan eksik olmayacağa benziyor.


Kaynaklar:


Yukarı Kaydır