Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Psikoloji Biliminin Gelişmesini Sağlayan Kadınlar – 2. Kısım
Pexels
SCOPE

Psikoloji Biliminin Gelişmesini Sağlayan Kadınlar – 2. Kısım

16 Kas 2022

Psikoloji bilimine katkı sunan kadınlara yer verdiğimiz içeriğimizin ilk kısmında Anna Freud, Karen Horney ve Melanie Klein’ın psikanaliz üzerindeki çalışmalarına kısaca değinmiştik. Bu içeriğimizde de Mary Whiton Calkins ve Margaret Floy Washburn gibi önemli isimlerden bahsedeceğiz. Gelin bu isimleri biraz yakından tanıyalım.

"Mary Whiton Calkins'in Wellesley College'da kurduğu laboratuvar" - psych.ubc.ca
Mary Whiton Calkins (1863 – 1930)

Hem psikoloji hem de felsefeyle ilgili çalışmalarıyla öne çıkan Mary Whiton Calkins, psikoloji alanındaki en saygın kurumlardan biri olarak kabul edilen Amerikan Psikoloji Derneği’ne (APA) başkanlık eden ilk kadın. Calkins, Wellesley College’da 3 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra psikoloji alanında çalışmak için eğitim almaya karar vermiş. Ancak yaşadığı dönemde psikoloji programı sayısının azlığı ve bu programlardan sadece birkaçının kadın öğrencilere açık olması engeliyle karşılaşmış. Amerika’da psikolojinin gelişimine ön ayak olan en önemli isimlerden William James’in kendisini derslerine davet etmesi üzerine Harvard Üniversitesi’ndeki derslere katılmak için üniversitenin yönetimine başvurmuş. Kadın öğrencilerin kaydını almayan Harvard Üniversitesi de günün sonunda Calkins’in derslere katılmasına izin vermiş. Resmi kayıtlarda öğrenci olarak gözükmeyen Calkins, bu yüzden doktora derslerini tamamlamasına rağmen derecesini gösteren bir belge edinememiş.

Eğitimi sırasında Hugo Munsterberg ve Josiah Royce gibi isimlerden ders alan Mary, kendilik psikolojisi (self psychology) üzerindeki çalışmalarıyla biliniyor. Psikolojinin ana odağının bilinçli benlik olduğunu düşünen Calkins, ayrıca “paired-association technique” adı verilen öğrenme yöntemini de geliştirmiş. Wellesley College’da kurulmasını sağladığı laboratuvar ise bir kadın tarafından kadın öğrencilerin okuduğu bir okulda açılan ilk laboratuvar olma özelliğini taşıyor.

"Mary Ainsworth" - womanisrational.uchicago.edu
Mary Ainsworth (1913 – 1999)

Gelişim psikolojisi alanına verdiği katkılarla tanınan Mary Ainsworth, bağlanma teorisinin temellerini atmış bir isim. Çalışmalarıyla çocukluk döneminde kurulan sağlıklı bağların önemine dikkat çeken Ainsworth, çocuk ve bakım veren arasındaki bağı incelemek için “yabancı ortam deneyi” (strange situation) adlı bir gözlem tekniği geliştirmiş. Çocuğun bakım verenle ilişkisinin farklı safhalara ayrılarak gözlemlenmesini sağlayan bu teknik, bağlanma teorisinin gelişme kaydetmesinde önemli bir rol oynamış.

Bağlanma teorisinin bir diğer öncüsü John Bowlby ile çalışmalar yürüten Ainsworth, Bowlby’nin fikirlerinin bir ileri seviyeye taşınmasında etkili olmuş. Ortaya attığı 3 temel bağlanma stili, gelecek yıllarda bağlanma alanında yapılan araştırmalarda sıkça kullanılmış. Araştırmalarına gösterilen bu ilgi de onu 20. yüzyılda araştırmalarına en çok atıfta bulunulan psikologlar listesine giren isimlerden biri yapmış.

"Christine Ladd-Franklin" - yestherapyhelps.com
Christine Ladd-Franklin (1847 – 1930)

Psikolojinin yanı sıra matematik, mantık, fizik ve astronomi gibi alanlara da ilgi duyduğunu bildiğimiz Christine Ladd-Franklin, akademik dünyada cinsiyetçiliğin önüne geçilmesi ve kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için de mücadele etmiş. Mary Whiton Calkins gibi doktora çalışmalarını tamamlamasına rağmen derecesi resmi olarak tanınmamış. Kendisi aynı zamanda 1893’te Amerikan Psikoloji Derneği’ne kabul edilen ilk kadınlar arasında.

Fizikçi Hermann von Helmholtz ve Arthur Konig ile birlikte renk görme kuramı üzerine araştırma yapmak için Almanya’ya giden Ladd-Franklin, bir süre sonra Helmholtz’un teorisini reddederek yeni bir kuram geliştirmeye karar vermiş. Renkleri algılama sürecinin 3 aşamadan oluştuğunu öne süren Ladd-Franklin, tanımladığı aşamalar sayesinde insan gözünün evrimi, renk körlüğü ve renk duyarlılığı gibi konuların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmuş.

"Margaret Floy Washburn" - medicoplus.com
Margaret Floy Washburn (1871 – 1939)

Psikoloji doktorasını ilk edinen kadın olarak tarihe geçen Margaret Floy Washburn, Mary Whiton Calkins’ten sonra Amerikan Psikoloji Derneği’ne başkanlık yapan 2. kadın. Alandaki cinsiyetçi tutumlara rağmen saygıdeğer bir araştırmacı olmayı başaran Washburn’ün uzmanlık alanı ise hayvan bilişi ve temel fizyolojik süreçler. Washburn geliştirdiği motor teorisi ile beden hareketleri ve düşünce arasındaki kuvvetli bağa dikkat çekmiş; yürüttüğü deneysel çalışmalarla bilinç, hareket ve algılama kavramlarına açıklamalar getirmiş.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?