Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Özür Dilerken Yaptığımız Yanlışlar

30 Kas 2022

Yaşamda hepimiz hatalar yaparak büyüyor ve gelişiyoruz. Hatalarımız sevdiğimiz, değer verdiğimiz insanları kırdığında ise üzülüyoruz. Farklı yollarla hatalarımızı telafi etmeye çalışıyoruz. Bunlardan en bilineni ve çoğunlukla ilk izlenen yol özür dilemektir. Yaptığımız hatadan sonra özür dileyebilmek önemli bir davranıştır. Ancak özür dilemenin de binbir farklı şekli olduğunu söyleyebiliriz. Bazen dilediğimiz özürlerin neden işe yaramadığını ya da neden affedilmediğimizi düşünebiliriz. Bu noktada nasıl özür dilediğimize bakmak iyi bir fikir olabilir. Bu yazımızda özür dilerken yaptığımız hataları ve nasıl doğru şekilde özür dileyebileceğimizi konuşacağız.

Özür dilerken ilk yapmamız gereken özrümüzü gerçekten dile getirdiğimizden emin olmaktır. Bazı durumlarda hatalı olduğumuzu düşünsek ve bir şekilde özür dilemeyi istesek de özrümüzü dile getiremeyebiliyoruz. Durum böyle olunca da aslında gerçek anlamda özür dilememiş oluyoruz. En sık kullanılan cümleler ‘Pişmanım, pişmanlık duyuyorum.’ oluyor. Pişman olduğumuzu belirtmenin yeterli olacağını ve özür yerine geçeceğini düşünebiliyoruz. Bu noktada düştüğümüz yanılgı bizi özür dilemekten uzaklaştırıyoruz. Karşımızdaki kişi net bir özür duyamadığı için de affetme aşamasına geçiş yapılamayabiliyor. Bir diğer görünmeyen özür çeşidi de ‘Sen zaten beni biliyorsun, ben böyleyim.’ gibi söylemlerle karşımıza çıkıyor. Karşı taraf bizi tanısa ve istemeden yaptığımızı bilse dahi özrümüzü duyması önemlidir. Böyle söylemlerde bulunarak hem özrümüzü dile getirmekten kaçmak hem de hatanın sorumluluğunu üzerimizden atmak isteyebiliyoruz. Ancak bu durum çoğunlukla karşı tarafta değersizlik, sıkışmışlık gibi negatif hisler uyandırır.

Özür gibi görünmeyen ve aynı etkiyi yaratamayan bir diğer özür dileme şekli de koşullara bağlı olan özürlerdir. Özür dilemeden önce karşımızdakinden bir koşulu yerine getirmesini istemek özrü bir şarta bağlı hale getirir. Oysa temelde özür dilememizin tek nedeni davranışımızdan ya da söylemlerimizden duyduğumuz samimi bir pişmanlık olmalıdır. Belli bir beklentimiz olduğunda ve bunun karşılığında özür dilediğimizde bu samimi ve içten bir özür olmaktan çıkar. Bu da karşı taraf için bu özrü anlamsızlaştırır. ‘Eğer yaptıysam özür dilerim.’ söylemi de bir tür koşula bağlı özürdür. Karşı tarafın rahatsız olduğu durumu anlattığında bunu söylemek ‘Aslında yapmadım ama yine de özür dileyeyim.’ anlamını taşır. Bu da karşınızdakinde hatalı olduğunuzu düşünmediğinize ve pişman olmadığınıza dair duygular uyandırır. Yapmadığınız bir şeyle itham edildiğinizi düşünüyorsanız durumun neden iki tarafta farklı algılandığını konuşmak daha anlamlı olacaktır.

Karşı taraf için anlam ifade etmeyecek ve negatif etkiler yaratacak özür türlerinden bir diğeri kendini aklayan özür çeşididir. ‘Aslında yapmalıydım…’ diye başladığınız ve özür dilediğiniz cümle yine suçsuz olduğunuz ve geçiştirmek için bu özrü dilediğiniz anlamını taşır. Yapmadığınız halde özür dilediğinizi söylüyorken aslında pişman olduğunuzu değil suçsuz olduğunuzu dile getiriyorsunuzdur. Bu da özrünüzü kendi içerisinde çelişik hale getirir. Bu şekilde dilenen bir özür karşı taraf için de anlamlı olmayacaktır. Aksine sizin öfkelendiğinizi ve bu öfkeyle hatalı görülen davranışı gerçekten yapmak istediğinizi düşündürebilir. Oldukça hatalı duyulan bir diğer özür şekli de başkalarının isteğiyle dilediğinizi belirttiğiniz özürdür. Bu özür şekli aslında özür dilemeniz gerektiğini düşünmediğinizi, kendinizi hatalı görmediğinizi ve pişman olmadığınızı açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla böyle bir özür karşı tarafta olumlu duygular uyandırmayacaktır.

Çok kullanılan ve yine özrü anlamsızlaştıran bir diğer söylem de özürden sonra gelen amalardır. Üzgünüm, pişmanım, özürden sonra gelen amalar özrün gerçekliğine gölge düşürür. Başta samimi bir şekilde özür dilemek ve bunu sadece özür cümlesini kullanarak dile getirmek önemlidir. Net bir şekilde özrü diledikten sonraki süreçlerde iki taraf da isterse konu üzerinde daha detaylı tartışılabilir. Özrün hemen sonrasında ‘ama’ demek genellikle özrün samimi olmadığı izlenimini yaratır. Olumlu etkiler yaratmayan bir diğer özür dileme şekli de karşı tarafı suçlayıcı olan özürlerdir. Karşı tarafa ‘Böyle hissettiğin için üzgünüm.’ demek bunun bir örneğidir. Bu söylem sorunun, özür dileyenin hatası değil de karşı tarafta yarattığı hisler olduğu izlenimini verebilir. Bunun yerine kendi yaptığınız/söylediğiniz şey için üzgün ve pişman olduğunuzu ifade etmek daha doğru olacaktır.

Genel anlamda özrü bir zorunluluktan ya da mecburiyetten dilediğiniz mesajını veren özür dileme şekillerinden kaçınmak önem taşır. Bıktığınız, tartışmanın sonu gelsin diye özür dilediğiniz durumlarda karşı taraf için bu özür anlamlı olmayacaktır. Özrün önünde ya da arkasında kendinizi haklı çıkaracak söylemlerde bulunmak da özrün samimiyetini azaltabilir. Özür cümlesini diğer konuşmalardan ayrı olarak tek ve net bir şekilde dile getirmek en etkili özür dileme şeklidir. Özür dilemenin yerinde ve doğru şekilde kullanıldığında sağlıklı ilişkiler kurmada önemli bir dinamik olduğunu unutmamak gerekir.


©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?