Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Osman Hamdi Bey Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Bilgi
Google
KÜLTÜR/SANAT

Osman Hamdi Bey Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Bilgi

24 Kas 2022

Bugün sizlerle hayatını paylaşmak istediğim sanatçı; arkeolog, ressam, müzeci ve belediye başkanı olan bir Osmanlı aydını sanatçısıdır. Hem Osmanlı dönemine ait hem de aynı anda birkaç ünvana sahip olan bu kişi kim, diye merak ediyorsanız hemen bir eserinin adı ile ipucu vermek isterim. “Kaplumbağa Terbiyecisi” desem, sanıyorum ki sanata düşkün olanların yanı sıra birçok kişi Osman Hamdi Bey’den söz ettiğimi anlar. Birçok kişinin sadece ressam olarak bildiği Osman Hamdi Bey tarihimizin önde gelen sanatçılarından biri olduğu için onu tüm unvanları ile bilmenizi isterim. O halde hazırsanız başlıyorum.

Google

1. Osman Hamdi Bey Kimdir?


1842 yılında, Rum asıllı Osmanlı Sadrazamı İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu olarak dünyaya gelen Osman Hamdi Bey, babası ile birlikte gittiği Avrupa gezilerinde sergi ve müzelere ilgi duyan bir çocukluk geçirmiştir. Kara kalem çizimleri de olan – fakat günümüzde pek bulunmayan – Osman Hamdi Bey hukuk eğitimi almak için Fransa’ya gitmiş, eğitimi ile birlikte resme olan ilgisini de Paris’te Jean-Leon Gerome ve Gustave Boulanger’in atölyelerinde pekiştirmiştir. Bu iki oryantalist sanatçı ile çalışması ve onlardan öykünmesi Osman Hamdi Bey’in tablolarında açıkça görülmektedir. Fakat ünlü ressamın detaylardaki inceliği ve Doğu tasvirini oldukça gerçekçi fırça darbeleri ile yansıtması resmen boynuzun kulağı geçtiğinin kanıtıdır.

Google

2. Bağdat’tan İstanbul'a Dönüş


12 yıl boyunca Paris’te kalan Osman Hamdi Bey, yurda döndüğünde devlet için farklı kademelerde çalışmıştır. Bunlardan biri de Yabancı İşler Müdürlüğü görevi için Bağdat’a gitmesidir. Osman Hamdi Bey Bağdat’ta bulunduğu dönemde; Bağdat tarihi ve de arkeolojisi ile yakından ilgilenmiş ve 1871 yılında Bağdat’tan İstanbul’a dönmüştü. Bu dönüşle birlikte hayatına birçok yenilik girmiştir. Bunlardan biri de pek kimsenin bilmediği Kadıköy Belediye Başkanlığı’dır. Çeşitli resmi görevlerde bulunan Osman Hamdi Bey, 1881 yılında o dönemin sadrazamı tarafından Müze-i Hümayun müdürü olarak atanarak Türk arkeolojisinin yolunu açmıştır. Müze-i Hümayun müdürü olarak yürürlüğe soktuğu tüzükler ve getirdiği yeniliklere geçmeden önce 1882 yılında Türkiye'nin ilk sanat okulu olan Sanayi-i Nefise Mektebi’nin (Güzel Sanatlar Akademisi) kurulmasına destek olup, müdürlüğünü de yaptığını belirtmek isterim. Okul 1883 yılında faaliyete başlar.

3. Kaçakçılığa Engel Oldu


Güzel Sanatlar Akademisi ile birlikte yürüttüğü Müze-i Hümayun Müdürlüğü sırasında Osman Hamdi Bey ilk iş olarak eserlerin sıralanışının düzgün olmamasından rahatsız olmuş ve eserleri kategorilere ayırarak onların belirli bir şekilde ayrılmasını sağlamıştır. Ayrıca eserlerin yurt dışına rahatlıkla götürülmesini engelleyen bir çalışmada yapmış ve o dönemin vali ve padişahlarının tarihi eserleri hediye olarak göndermesini engelleyen yasalar çıkarmak için çalışmalar yapmıştır. Bu çalışması ile Osman Hamdi Bey ülkenin arkeolojik hazinelerini kayıt alıp, yeni buluntuları sınıflandırıp ve de mevcut olan koleksiyonların envanterlerini çıkararak kaçakçılığa engel olmuştur. Ayrıca Osman Hamdi’nin o dönem yürürlüğe koyduğu yasalar, Türkiye Cumhuriyeti'nin belli bir dönemine kadar güncellenerek yürürlükte kaldığını da belirtmek isterim. Böylece ünlü sanatçının ne kadar öngörülü olduğunun altını çizebilirim.

Google

4. Osman Hamdi Bey ve Arkeoloji


Osman Hamdi Bey, Müze-i Hümayun'un başına atandıktan sonra bilimsel kazılar yapmaya da başlamıştır. 1883 -1895 yılları arasında yaptığı kazılarla Osman Hamdi Bey bilimsel kazı yapan ilk Türk arkeoloğu olma ünvanını almıştır. Bugün Nemrut kazısında ortaya çıkan Antiokhos başı Osman Hamdi Bey’in kazıları sırasında ortaya çıkmış bir buluntudur.

Arkeolog Osman Hamdi Bey’in en önemli kazısı 1887 yılında Lübnan’da Sidon kırsalında rastladığı antik kalıntılardır. Bu kazıda Osman Hamdi Bey en az 2400 yıl öncesine ait lahitlerle dolu bir kral mezarlığı bulur. En önemlisi ise “İskender Lahdi”dir. Osman Hamdi Bey’in ortaya çıkardığı “İskender Lahdi” 15 ton ve üç metreden uzun, oldukça iyi korunmuş ve arkeoloji dünyasının başyapıtları arasında bulunan bir buluntudur. Aynı kazıda “Ağlayan Kadınlar”, “Likya Lahdi”, “Kadınlar Lahdi” ve “Satrap Lahdi” de bulunarak gemi ile İstanbul’a getirilmiştir. Fakat sergilenmek için yeterli bir alan olmadığı için yeni bir bina kuruşmasına önayak olan Osman Hamdi Bey böylece İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin de urulmasına sebep olmuştur.

Google

Google

5. Osman Hamdi Bey | Kaplumbağa Terbiyecisi


Türk sanat tarihinin en pahalı tablosu olarak bilinen “Kaplumbağa Terbiyecisi” 2004 yılında Pera Müzesi tarafından satın alınmıştı. Bu unvanı, yine eser sahibi Osman Hamdi Bey’in başka bir eserine kaptırana kadar da sanat tarihimizin en pahalı tablosuydu. Bugün hala Pera Müzesi’nde sergilenen “Kaplumbağa Terbiyecisi” aslında 2 kez çizilmiş bir yapıttır. İlki 1906, ikincisi ise 1907 yılında çizilmiştir. İki eser arasındaki en belirgin fark kaplumbağa sayılarıdır. İlk eserde altı adet olan kaplumbağalar, Pera Müzesi’nde sergilenen “Kaplumbağa Terbiyecisi” eserinde beş adettir. Kırmızı uzun giysisini belinde bir kemerle bağlayan sakallı bir adam, izleyiciye sırtını dönük bir şekilde, eşyasız ve bakımsız, mavi çinilerle kaplı bir odada, elinde ney ile dikilirken resmedilmiştir. Eserin tek ışık kaynağı ise tablodaki alçak pencereden gelmektedir.

6. Osman Hamdi Bey | “Kuran Okuyan Kız”


2004 yılından 2019 yılına dek bir Türk ressamına ait en pahalı tablo “Kaplumbağa Terbiyecisi” idi. Fakat yine Osman Hamdi Bey’in 1880 tarihli tablosu olan “Kuran Okuyan Kız” eserinin açık arttırma ile 6.3 milyon sterline satılması bugüne kadar bir Türk ressamına ait en pahalı eser unvanının yeni sahibi olmuştur. Eserde İslam kültürüne ait detaylar, turuncu yazmalı, sarı elbiseli Kuran okuyan bir kız tasvir edilmiştir. Ahşap rengi süslü pencere, pencerenin ardından göze çarpan selvi ağaçları, dumanı tütmekte olan tütsülük, çini duvar ve Kuran okuyan kızın üzerinde bulunduğu halı detayları ile eşsiz bir eserdir.

Google

7. Osman Hamdi Bey’in Bilinmesi Gereken Eserleri


24 Şubat 1910’da İstanbul Kuruçeşme’de vefat eden ve tüm yaşamı boyunca edindiği tüm bilgi ve birikimi Osmanlı Halkı’na bırakan Osman Hamdi Bey’in mutlaka bilinmesi gereken eserlerinden birkaçı şunlardır;

  • “İki Müzisyen Kız”
  • “İstanbul Hanımefendisi”
  • “İlahiyatçı”
  • “Silah Taciri”
  • Leylak Toplayan Kız
  • “Kuran Okuyan Kız”
  • “Haremde”
  • Halı Satıcısı
  • “Gezintide Kadınlar”
  • “Beyaz Vazoda Çiçekler”
  • “Kahve Ocağı”
  • “Naile Hanımın Portresi”
  • “Mimozalı Kadın”
  • “Okuyan Genç Emir”
  • “Yeşil Camii”
  • “Pembe Başlıklı Kız”


Google
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?