Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Ölüme Can Getiren İyi Sinematografi: KLEO, Dizi İncelemesi
KÜLTÜR/SANAT

Ölüme Can Getiren İyi Sinematografi: KLEO, Dizi İncelemesi

Biri, kadın bir suikastçinin başrolde olduğu intikamcı bir casus serisi mi dedi? Hayır, Kill Bill’den bahsetmiyoruz. Tanıştıralım: Bu Kleo…

Editör :Simay Vardar
Yayın Tarihi :19 Eyl 2022
Süre :2 Bardak
Netflix Almanya yapımı olan Kleo, 19 Ağustos’ta 8 bölüm, tek sezon halinde yayımlandı. Gerilim-dram janrasında geçiyor; ama, ağır aksak devam eden ve sizi gerim gerim geren bir dizi olduğunu düşünmek hata olur. Diziye adını veren Kleo, Doğu Almanya’nın en iyi ajanlarından. Batılı bir iş adamını öldürmek üzere görevlendiriliyor. Ardından, ihanete uğruyor ve 2 sene hapiste kalıyor. Kleo’nun motivasyonu da onu ihanete uğratan herkesi bir güzel ortadan kaldırmak. Keza dizinin de.

Bir sistem hayal edin:
Uğruna bir sürü insanı öldürdünüz. Hayatınızı onunla temellendirdiniz. Çocukluk aşkınızdan gözünüzü kırpmadan vazgeçtiniz. Annenizden ayrıldınız. Gerekirse bu sistem için ölmeye de hazırsınız. Fakat, bir gün oluyor ki; bu sistem sizi arkanızdan bıçaklıyor ve kendinizi iliklerinize kadar manipüle edilmiş, inandığınız her şeyi de parçalanmış halde buluyorsunuz… Çırılçıplak ve parçalanmış olarak kalmak, ne hissettirdi..? Muhtemelen hepimiz ne yapacağımızı bilmez bir halde hissederdik. Tabii, bir suikastçı olarak Kleo, en iyi bildiği şeyi yapmaya devam ediyor: Öldürmeye! Bu sefer, hedefi farklı ama. Hatta, tam zıt yönde. Eski yoldaşlarını öldürecek. Hatta, onu büyüten dedesini dahi. O da bu ihanetin bir parçası çünkü.

Netflix’te ‘Ezber Bozan’ ve ‘Sürükleyici’ janralarıyla karşılaşsak da; Kleo’nun alaycı bakışları izinde, uyuşturucu bağımlısı ev arkadaşı (Thilo) ve sonradan ekip olacakları şapşal ama idealist polis memuru (Sven) sayesinde dizi karasından bir komediyi de sarkazmı da bolca bünyesinde barındırıyor. Görsel efektler, renkler ve 1900’lerin ikinci yarısının soğukluğu aynı anda tınlayınca, bir yandan da Tekno müziği Dünya’ya getirmekle görevlendirildiğini ve ancak bu şekilde Sirius’taki prensesine geri döneceğini düşünen Thilo ile dizinin mekanına dahil olan müziklerin eşliğinde; dizi bize hem renkli hem de soğuk bir atmosferi aynı anda sunabiliyor.

Muhtemelen, Kleo (Jella Haase) hakkında düşünceleriniz dizi boyunca değişecek. Öncelikle onun soğuk tavrıyla karşılaştığımızdan bir ‘ne münasebet’ gardı alıyoruz. Karakter, genel Alman yapımları gibi kendi üzerinden de bize soğukluğunu geçiriyor, sağ olsun. Fakat, Kleo’nun (hiç yaşamadığı) çocukluğuna, vazgeçtiklerine, hiç olamadıklarına ve dominant dedesi eşliğinde dimdik ve dikenlerin üzerinde yetiştiriliş tarzına baktığımızda; ‘Kleo olması gereken şeye dönüşmüş -hem de en iyisine- n’apsın…’ diye düşünmekten de kendimizi alamıyoruz. Keza, çocukluğundan beri öldürmekten başka bir şey bilmeyen birinde merhamet gördüğümüzde ve aslında insanları olduğu gibi kabul eden saf bir çocukla karşı karşıya olduğumuzu da fark ediyoruz.

Eski bir polis memuru olan Sven’in Kleo’ya ekipleşmesiyle birlikte, dizi daha girift bir hal alıyor. Diğer yanıyla biraz daha komik. Komik ama, karakomedi elbet. Çünkü Sven-Kleo ikilisinin mizahı; Sven’in, Kleo’nun patır kütür insan öldürmesine ağzı açık bir şekilde bakarken, diğer taraftan da ona elinden gelen yardımı da esirgememesiyle oluşuyor. Profesyonel bir suikastçiyle; işinden ayrılırken bile rozetini (evde unuttuğundan) amirinin masasına vuramayan bir polisin ekipleşmesi başlı başına bir mizah unsuru zaten.

Kleo’nun konusu, alaycı bakışları, Sirius’a dönmeyi bekleyen ev arkadaşı, şapşal partneri ve kanla dolu geçmişi bir kenara; dizide kalmayı ve yeni bir bölümü izleme istediğini en çok yaratan organizma, sinematografi diyebiliriz. Sadece dizinin ve prodüksiyondaki koloristin işinden söz etmiyoruz. Sanat ekibi; kostümünden sahne tasarımına kadar hemen hiçbir detayı atlamamış ve bizi Kleo’nun girdiği her deliğe sokuyor. Keza, kamera açıları ve sekanslara dahil her hareket ya da duruş diziyi izlemekte kazançlı hissetmemizi sağlayabiliyor. Güzel müzik ve iyi bir sinematografi eşliğinde; ölüm insana başka geliyor sahiden…

Yazarlar, ikinci bir sezon düşünmemişti. Henüz tam olarak belli olmasa da 2023’te yeni bir sezon beklendiği söylentileri ortalıkta dolaşıyor. Bakalım…
Yukarı Kaydır