Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
unsplash
BİLİM

Neden Anlaşamıyoruz?: Zihin Teorisi (Theory of Mind)

16 Kas 2022

Fikir ayrılıkları, savaşlar, ırkçılık, cinsiyetçilik, politik anlaşmazlıklar… Günümüz dünyasını tanımlayan olgular ne kadar da olumsuz değil mi? İnsanlık her zaman bir şeyin savaşını vermiş ve sürekli bir taraf olmuş yüzyıllardır. Olayın özüne inersek, bir aidiyet bilincinden bahsedebiliriz. Fakat bu tanımların hepsi aidiyetin de ötesinde bir durumu anlatıyor bizlere; empati yoksunluğu.

pexels
Kutuplaşmanın hüküm sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Herkes kendi inancı, düşünceleri ya da yaşam tarzı ile kendini haklı, karşısındakini haksız görüyor. Küçük ayrıntıların büyük sonuçlar doğurabildiğine şahit oluyoruz. Her şey ufak olarak nitelendirebildiğimiz bir anlaşmazlıkla başlıyor. Halbuki farklılıkları kabullenmek bu hayatı yaşanır kılmıyor mu? İşte bu noktada bir araştırma yapmaya karar veren Amerikalı iki psikolog David Premack ve Guy Woodruff günümüz dünyasına ışık tutacak bir kavramı ortaya atıyorlar; Theory of Mind yani Zihin Teorisi. Peki, nedir bu Zihin Teorisi?

unsplash
En net tanımıyla Zihin Teorisi, bireyin diğer bireylerin zihinsel durumlarını ve duygularını fark edebilme yeteneğidir. Yani birey, kendisi dışında bir dünyanın varlığını kabul eder ve farklılıklara uyum sağlar. Anlamak söz konusu değildir bu kuramda. Çünkü anlamaktan ziyade kabullenerek bir harmoni içerisinde yaşayabilmek önemlidir. Premack ve Woodruff 1978 yılında geliştirdikleri bu teoriyi şempanzeler üzerinde yaptıkları bilişsel bir deneyle açıklarlar. Deneyde bir grup şempanzeye herhangi bir bireyin karşılaşabileceği zorluklara dair videolar ve resimler gösterilmiş ve sonrasında şempanzelerin bu olaylara çözüm üretebilecekleri görselleri seçmeleri istenmiştir. Şempanzeler elbette empati kurmamış, sadece farklılığı ayırt ederek sonucun ne olması gerektiğine dair bir seçim yapmışlardır. 

pexels
Bu deneyin sonucunda primitif bir beyin yapısına sahip şempanzelerin farklılıkları algılayabileceği sonucuna ulaşılır. Yani deney bize şunu anlatır; bir insan hangi sosyo-kültürel alt yapıdan gelirse gelsin, yeterli veri sunulursa kendisi dışında var olan yaşamları algılayabilir. Zihin Teorisi konusunda sadece bu deneyin sonuçları ile bir mantık oluşturulmamıştır elbette. 1983 yılında klinik psikolog Heinz Wimmer ve yine psikolog Josef Perner deneyi çocuklar üzerinde yapmaya karar verirler. Deneyde dört yaş ve üzeri bir grup çocuğa “beklenmedik yer değiştirme testi” adını verdikleri bir yöntem uygularlar. Bu yönteme göre deneklere inançları, yaşam şartlarını ya da içinde bulunulan durumu algılayabilecekleri hikâyeler anlatılır ve onların tepkileri ölçümlenir. Deneyin sonucunda normal bir beyin gelişimine sahip çocukların farklılıkları algılayabildiği tespit edilir.

pexels
Zihin Teorisi, bizlere en temel sosyal beceriyi yani iletişimi anlatır. İletişimle birlikte geliştirilmesi gereken bir başka yeti de empatidir. Empati, işin en ileri boyutu diyebiliriz bu teoriye göre. Çünkü insan ilişkilerine baktığımızda yokluğunu en fazla hissettiğimiz bilişsel yeteneklerden biridir. Zihin Teorisi sadece yaşam alanında farklılıklara odaklanmaz, söz gelimi bir savaş esnasında düşmanın içinde bulunduğu durumlara karşı bir anlama becerisini de açıklar. Ya da bir ticaret söz konusu olduğunda alıcı ve satıcı arasında oluşan durumu da açıklar. İnsan olmanın en önemli noktasını tanımlar bize; diğer insanların neler düşündüğünü, neler hissettiğini ya da neler bildiğini anlayabilmeyi tanımlar. 

pexels
Zihin Teorisi en temel gerekliliklerden biri olarak tanımlanır. Bilişsel olarak bir bireyin duygularını ve zihnini dengeli bir şekilde kullanarak, sosyal açıdan iletişim kurmasını sağlar. Fakat bu teorinin geçerli olmadığı insanlar da mevcuttur. Çocukken yaşanan herhangi bir travma ya da beyinsel gelişimde ortaya çıkan herhangi bir durum sebebiyle bu yetisini geliştiremeyen insanlar da vardır. Bilimsel olarak 3-5 yaş arası gelişen zihin teorisi, ergenlik dönemi ve yetişkinlikte de gelişmeye devam eden bir olgudur. Bu gelişime en büyük etki, bireyin yaşam koşullarıdır. Söz gelimi kalabalık bir ailede büyüyen bir çocuk, bu teoriyi daha hızlı bir şekilde geliştirebilme yeteneğine sahiptir. 
Peki, bu kadar temel bir insani yeteneğin hatta geliştirilebilen bir yeteneğin yoksunluğunu neden yaşıyoruz? İnsan elbette karmaşık bir varlıktır. Fakat bu karmaşa özfarkındalığın gelişmesi ile aşılabilir bir durumdur. Nefret duygusunun en temel sebeplerinden biri anlamamaktan ileri gelir. Yani bir nevi bilgisizlik, farklılıkların nefreti doğurmasına neden olur. Dünyada yaşanan üzücü toplumsal olaylara baktığımızda insanlığa karşı umudumuzu yitiriyor ve giderek yalnızlaşıyoruz. Ve bu nefret dolu düşünceleri ancak bilgiyle ama doğru bilgiyle aşabiliriz. Bu yüzden ve her zaman bilginin ışığı bizimle olsun.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?