Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
ASTROLOJİ

NASAlı Astrologun Anonim Kalma Çekinceleri

30 Kas 2022

Ozan, okuldaki 3. senesinden beri atmosfer ve uzay boşluğuna tutku duyuyor ve şu an da NASA da mühendislik yapan bir havacı. Sadece bu da değil… Ozan aynı zamanda bir astrolog! Fakat, bu aramızda bir sır olarak kalacak…

2 Bardak
Evet, Ozan bir NASA Mühendisi. Fakat o hafta sonları astrolog şapkasını takan ve insanların doğum haritalarını yorumlayan, astrologluğunu sırlar içinde yürüten bir bilim insanı. Sırrını saklı tutmak isteyen Ozan, Vice’dan Loretta Chao’nun sorularına cevap vererek kendi çekincelerini anlatıyor. Sadece astroloji ile hobi olarak ilgilendiğini düşünmeyin bu konuda, tekniğiyle alakalı bir kitap dahi yazmayı düşünüyor. Peki ya öğrenirlerse?

Astrolojinin evveliyatı ve gözlemleri astronomi kadar eski. Hatta daha eski zamanlara dayandığını söyleyebiliriz. Astronom ya da bilim insanı olduğu kadar astroloji ile uğraşanların sayısı, zamanında da oldukça fazla. İnsanı ve yaratılışını anlamak üzere Batlamyus, Galilei Galileo ve Kepler gibi, zamanların polimatları, astrolojiyi bir fenomen olarak ayırmadan incelemişti. Hatta meteoroloji gibi bilim dalları, astrolojinin kendi inceleme alanları ve gözlemlerinden faydalandığından, astrolojinin bir yanıyla bilime yardım ettiğini de söyleyebiliriz.
 Astroloji, dünya evinin aykırı, ama biraz oturup sohbet edildiğinde, belki evin her bireyine şaşırtıcı derecede katkı sağlayacak, hoş sohbet bir bireyi... Fakat, özellikle son dönemde bilim insanlarının bir kısmının astrolojiyi taşlamayı görev edinmesiyle; astroloji de zamanı boyunca bilimin, hiç ucundan kıyısından geçmemiş gibi bir kenarda sessizliğini koruyarak, icraatına devam ediyor. Keza, bu dönem onun en parlak çağı. Bir yandan da bilim tarafından en çok yargılandığı..!

NASA mühendisi Ozan’a göre bunun birçok nedeni var. Görünen o ki, astrolojiyi taşlayan bilim insanlarının çoğu, astrolojinin çalışma prensibinden bile bir haber. Karşı argümanlarını astrolojinin düsturunun dışındaki izlemleri ona yükleyerek yapıyorlar. Örneğin; astroloji gökyüzünü; ismini takım yıldızlardan alan 30 derecelik 12 izafi burç evine ayırarak düşünür. Eğer astrolojinin dediklerini bir teleskoptan incelemeye kalkarsanız, kurallarının tam olarak gökyüzündeki durumla örtüşmediğini görebilirsiniz. Astroloji, kendi alanını oluştururken kendi sistemini kuruyor ve astronominin çizdiği gökyüzü ile aynını çizmek gibi de derdi yok. Algoritması böyle çalışmıyor.

Astroloji, hem takımyıldızların adını kullanarak gökyüzünü muazzam ölçüde düzgün kesilmiş bir pasta gibi güneş odağı ile 12’ye, yani astrolojinin burç dediği dilimlere ayırır hem de yorumlamasında güneşi gezen cisimmiş, gezegenmiş gibi anlatır. ’Güneş, Yay burcunda döngüsünü tamamladı’ ya da ‘güneş Başak burcuna geçti’ gibi terimler kullanır. Keza, ay da astrolojiye göre diğer gezegenler gibi karakterize edilir ve ona biçilen karakterle, diğer gezegenler gibi davrandığı varsayılır. Bilime göre bu kabul külliyen yanlış. Fakat, astrolojinin savunduğu şey zaten bilimin ‘bu doğru değil’ dediği kısımlar metaforik, asırlar boyu gezegen konumları ile benzer olayların yorumu ve eşleştirilmesine dayanıyor.
Takımyıldızların burçlarla aynı hizada düşünülmesi izafi görüşünün, astroloji okumaları için bir rehber, bir 0 noktası olarak düşünülüyordu aslında. Ozan’ın da altını çizdiği gibi, astrolojiye göre; ‘asıl değerli olan, mevsimin nasıl ilerlediği, güneşin mevsim boyunca nasıl yol aldığı. gerçek yıldızların nerede olduğu değil.’. ’Doğa, mevsim tarafından yönlendirilir ve biz de doğadan ayrı düşünülemeyiz.’

Bilimin astrolojiye bunca burun kıvırması, hatta astrolojiyi taşlayan bilim insanlarının bir kısmının tamamen kör göze parmak gibi, neye karşı çıktığını bile bilmeden karşı çıkması; Ozan’ın astrolog kimliğini saklaması için geçerli bir neden gibi duruyor, değil mi? Fakat, yanlış anlaşılmasın. Ozan, NASA’daki çevresinden kaynaklı bir sıkıntı yaşayacağı konusunda gerilmiyor. Ozan’a göre ‘NASA’dakiler ‘insan’ gibi insanlar ve açık fikirliler. Sorun bu değil’... Sorun, dışarıdan NASA’da çalışan bir astrologun nasıl tepki toplayacağı ve NASA’nın isminin zedelenebileceği. Dolaylı yoldan bir korku yani Ozan’ınki.

Bir yandan bir bilim insanı olan Ozan, astrolojiye bu denli tutkulu oluşunu ve çalışmalarına devam etmesini, astroloji araştırmalarınından; ‘gördüklerinin, tesadüf diyemeyecek kadar önemli’ olduğuna değiniyor. Ozan’a göre ‘Bir şey şöyledir ya da illaki böyledir’ demek, kendi karakterine ters. Bir bilim insanı olarak kendi bilgisinin ve deneyim bütünlüğünden yaptığı çıkarımlardan, bir ‘dünya onayı’ da beklemiyor. Ya da kendini ‘ben doğrusunu mu yapıyorum’ gibi bir yerden hissetmiyor. Görünüşe bakılırsa, Ozan’ın kendi ismini kullanamamamızın tek nedeni de NASA dışı baskılar ve çalıştığı kurumun ismini düşünmesi.
Ozan’a, Loretta Choa’nun taktığı isim ile David'in en güzel retorik sorusu belki de: ‘Bizler, insan olarak birçok açıdan analiz yapabilen, dinamik ve akışkan varlıklar değil miyiz?’... Burun kıvırmaktan ve yorum yapmaktan ziyade, herkes kendine biçtiği alanda en iyisini çıkarmaya çalışsa, alanlar kendi aralarında da yardımlaşabilir. Aynı, meteorolojinin, astrolojinin gözlemlerinden faydalandığı gibi. Sadece, birbirimizi tutku duyduğumuz alanlar kisvesi altında değil, yaşayan ve hayatına anlam arayan bir yanıyla aciz bir yanıyla da tatlı canlılar olarak görsek, bütün hayat alanları ve insani bağlamlar, kendini daha ileri taşıyabilir belki de… Ortada herhangi hbir kompleks olmadığı sürece, uzlaşmanın ve saygı duymanın kime zararı olur ki..?

Kaynak:
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?