Milyoner Sapkın: Jeffrey Epstein
BİYOGRAFİ

Milyoner Sapkın: Jeffrey Epstein

Dünyanın sayılı zenginlerinden biri olan Jeffrey Epstein, hem yaşamı hem de ölümüyle son yüzyıla damga vuran isimler arasında yer almayı başardı. Amerikalı iş adamı Epstein öldüğünde, servetinin sadece 550 milyon doları doğrulanabildi. Prens Andrew, Bill Gates, Eski Amerika Birleşik Devletleri başkanlarından Donald Trump ve Bill Clinton gibi nüfuslu isimlere kurduğu güçlü ilişkilerin yanı sıra reşit olmayan çocukları fuhuşa zorlayan bir seks suçlusu olarak tutuklu bulunduğu hapishane hücresinde ölü olarak bulunması, en az kurduğu ilişkiler kadar dikkatini çekti tüm dünyanın. Görünürde intihar ederek ölen zengin iş adamı, çok sayıda cinsel istismar iddiasına rağmen yıllarca özgürce yaşadı. Yaşamı kadar ölümü de sırlarla dolu olan Epstein’in kaos dolu hayatının tüm detaylarını merak edenleri içeriğin devamını okumaya davet ediyoruz.

Editör :Tuğba Özer
Yayın Tarihi :17 Eki 2021
Süre :5 Bardak

1953 yılının soğuk kış günlerinden birinde, 20 Ocak’ta dünyaya gelen Jeffrey Epstein, Yahudi bir ailede, dünyanın en iyi metropollerinden biri olan New York’ta doğmuştu. Annesi Pauline, yarı zamanlı olarak bir okulda hizmetli olarak çalışırken, babası Seymour ise New York City Parklar ve Rekreasyon Departmanı’nda bekçilik yapıyordu. Sevimli ve hareketli bir çocuk olan Jeffrey, küçük kardeşi Mark ile orta sınıfa mensup bir ailede, sevgiden eksik kalmadan sıcacık bir yuvada büyüyordu. Interlochen Sanat Merkezi'ndeki Ulusal Müzik Kampı'na katılan Epstein, bu yaşlarda en hisli tınılardan birine sahip olan piyanoyla da sıkı bir bağ kurmuştu. Evinin yakınlarında yer alan Mark Twain Collage’de başlayan eğitim hayatı, Lafayette High School’da iki sınıf birden atlatılan başarılı bir öğrenci olarak devam etti. Hayatının bütün temelini oluşturacak matematiğe olan ilgisini de bu yıllarda keşfeden Jeffrey Epstein, trigonometri ve cebir problemleri çözmek için diğer okullarla rekabet eden matematik kulübünün de önde gelen üyelerinden biriydi.

Üniversite hayatına geçmeden önce Manhattan bölgesinde 150 yıl önce kurulan ve hala hizmet veren Cooper Union’da tam burslu bir eğitim alma fırsatı buldu. ABD’nin önde gelen okullarından biri olan bu okulda mimarlık, güzel sanatlar ve mühendislik eğitimleri veriliyordu. Eylül 1971 yılında New York Üniversitesi’nde Courant Matematik bilimleri Enstitüsü’ne katıldı ancak 1974 yılında öğrenim gördüğü iki okuldan da diplomasını almadan ayrıldı. Çocukluk çağlarını geride bırakan Epstein, yetişkin olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor, hayatının geri kalanını nasıl yaşayacağının sinyallerini veriyordu. Üniversite mezunu olmamasına rağmen 1970’lerin ortasında, Manhattan’ın Yukarı Doğu Yakası’nda, seçkin öğrencilerin eğitim gördüğü özel Dalton Okulu’nda fizik ve matematik öğretmeni olarak çalışması onun ilk ve belki de en masum yasadışı girişimiydi. ABD Başsavcısı William Rarr’ın babası müdür Donald Barr tarafından işe alınan Epstein, normal olarak öğrencilere verimli bir eğitim veremiyordu. 2 yıl kadar süren öğretmenlik macerasının sonunu ne kız öğrencilerle flörtöz davranışları ne de gayri resmi davranışları getirdi. Düşük performansı nedeniyle görevden alınmasıyla öğretmenlik hayatı son buldu.

Okulda ders verdiği dönemlerde oğlu ve kızını her gün okula getiren Alan Greenberg ile tanıştı. Greenberg, ABD merkezli uluslararası bankacılık ve finansal hizmetler alanında faaliyet gösteren Bear Stearns’ta çalışıyordu. Şeytan tüyü olduğuna inanılan Epstein’in, zekasının yanı sıra finansal konularda meraklı ve istekli olmasından etkilenen Alan Greenberg, ona Bear Stearns’ta bir iş teklifinde bulundu. Jeffrey Epstein, şirket içinde borsada kendi adına menkul değerler alıp satan tacirlerle ilgilenen asistan olarak çalışmaya başladı ancak o şirketin varlıklı müşterileriyle ilgilenen özel ürünler bölümünde çalışan bir opsiyon taciri olmayı kafaya koymuştu. Hedefine ulaşmak için çok çalışan Epstein, kısa sürede bankanın Edgar Bronfman gibi önemli müşterilerine vergi azaltmalarına yönelik stratejiler veriyordu. Bu kadar kısa sürede hızla yükselen Epstein’in başarıları yöneticilerinin gözünden kaçmıyor, hatta ondan övgüyle bahsediyorlardı. Tabii yıllar sonra Jeffrey’nin Bear Stearns’ta işe başlaması ve yükselmesi hakkında Alan Greenberg’le arasında duygusal bir ilişki olmasının büyük katkıları olduğu konuşulacaktı. 1981 yılında Federal Rezerv düzenlemesi ile ilgili yapılan bir ihlal suçundan ötürü Bear Stearns’ı terk etmesi istendi. Şirketten bir anda ayrılmış olsa da Epstein, yıllarca Greenberg’e yakın kalmaya devam etti.

Ayrılır ayrılmaz kendi finansal danışmanlık firması olan Intercontinental Assent Group Inc.’i kuran Jeffrey Epstein, müşterilerine komisyonculardan ve avukatların aldığı fahiş fiyatlardan kurtulma konusunda yardımcı oldu. Epstein, yaptığı bu işi üst düzey bir ödül avcısı olarak nitelendiriyordu. Arkadaşlarına bazen hükümetlere danışmanlık yaptığını ve çok varlıklı kişilerin zimmetine geçirilmiş kaçak paraları geri kazanmalarına yardımcı olduğunu söylüyordu. Epstein, kimi arkadaşlarına da aynı zamanda istihbarat ajanı olarak hizmette bulunduğunu beyan ediyordu. Bu ifadenin doğruluğu bugüne kadar netleşmemiş olsa da 1980’li yıllarda kendi fotoğraflarının olduğu ancak sahte bir ad ile oluşturulmuş Avusturya pasaportuna sahip olduğuna tanık olan pek çok insan vardı. Bu dönemde Epstein'in müşterilerinden, 1980'lerde İran-Kontra ilişkisinin bir parçası olarak Amerikan silahlarının İsrail'den İran'a aktarılmasının aracısı olan Suudi Arap iş adamı Adnan Kaşıkçı da dikkat çekiyordu.

Steven Hoffenberg, 1987 yılında Epstein'ı hastanelere, bankalara ve telefon şirketlerine borçlu olan insanların borcunu satın alan bir tahsilat acentesi olan Tower Financial Corporation'ın danışmanı olarak işe aldı. Hoffenberg ile çalışmaya başlayan Jeffrey Epstein, artık sınırsız imkanlarla ve harcamakla bitmeyecek kadar çok parayla tanışmaya başlamıştı. 1993 yılına kadar birlikte pek çok başarıya atan bu ikili arasında hatlar, ponzi programlarından birine girilmesi ve yatırımcılarına 450 milyon dolar kaybettirilmesiyle tamamen koptu. Hoffenberg saadet zincirinin mimarının Epstein olduğunu ileri sürdü. O dönem bu konuyla ilgili herhangi bir şey ispatlanamasa da 1988’de hala Hoffenberg için danışmanlık yaparken kendi şirketini kurup müşterilerinin toplamda 1 milyar ABD dolarından fazla varlıklarını yönetmek için kurulduğu kulislerde konuşuluyordu. Bu süre zarfında, L Brands ve Victoria's Secret'ın CEO'su olan milyarder Leslie Wexner'in mali danışmanı oldu. 1990'ların ortalarından itibaren vergi ödememek için şirketini ABD Virgin Adaları'na taşıdı. 2000'lerin başında, kariyer hayatının zirvelerini yaşıyordu. Epstein’in bu ışıltılı başarısı, arkasındaki karanlık gerçeği örtmeye fazlasıyla yetiyordu.

Kariyerindeki başarısıyla ilgili hala çözülemeyen birçok soruyu, öteki dünyaya beraberinde götüren Jeffrey Epstein’in özel hayatındaki çalkantılı günlerin ayak sesleri de yavaş yavaş duyuluyordu. 2005 yılında bir kadın polisi aradı ve 14 yaşındaki üvey kızının Palm Beach mahallesinde yaşayan zengin bir adam tarafından cinsel tacize uğradığını söyledi. Söz konusu kız, polis soruşturması sırasında lüks malikanede başına gelenleri anlattı. Beyaz saçlı bir adamın kendisinden soyunarak ona masaj yapmasını istediğini dile getirdi. Polis, bölgede yaşayan varlıklı insanların fotoğraflarını küçük kıza gösterdi. Bunların arasında Epstein de bulunuyordu ve kız onu hemen tanıdı. Soruşturma raporlarına göre çoğu yoksul aileler veya yetimhanelerden olan yüzlerce kıza ziyaret başına 200 ile 300 dolar arasında verildi. Epstein’in yanına gelen genç kızlardan başka kızlar da getirmeleri istendi. Kızlar, arkadaşlarını getirdiği için de para alıyordu. Hatta kızlardan biri 100’den fazla kız arkadaşını onlara götürdüğünü söyledi. Epstein'ın koşulları basit ve açıktı: Genç yaştaki kızlar, sarışınlar ve zayıfları istiyordu.

Polisin düzenlediği baskında, Epstein’in evinde çok sayıda uygunsuz fotoğraf ve seks oyuncakları ele geçirildi. Palm Beach Polis Şefi, "Soruşturma, sadece bir kızın taciz şikayetiyle karşılaşmadığımızı gösteriyor. Aynı detayları anlatan 50'den fazla kızın yaşadıklarından bahsediyoruz” yorumunda bulundu. Epstein o kadar güçlüydü ki, ilk kez yargılanırken başsavcı ondan çekiniyordu. Çünkü Epstein; Bill Clinton, Donald Trump, İngiltere Kraliçesi’nin oğlu ve Prens Charles’ın kardeşi Prens Andrew’ın yakın arkadaşıydı. Ayrıca savunma ekibinde, ABD’nin en deneyimli avukatlarını hatta Harvard’dan bir hukuk profesörü yer alıyordu. Bu ekip, iddia makamı ile sanık arasındaki anlaşmanın tüm şartlarını belirledi. Başsavcı Alexander Acosta savunma ekibiyle, 30 Ekim 2008’de Epstein’in suçlu olduğunu itiraf etmesi karşılığında 18 ay hapis cezasını öngören bir anlaşma imzaladı.


Bu anlaşma, Epstein'ın federal mahkemeye çıkarılmamasına ve FBI soruşturmasının kapatılmasına izin verdi. Anlaşmanın hükümleri arasında, üzerinde anlaşmaya varılanların gizli tutulması, davaya karışan kişilerin isimlerinin gizlenmesi ve mağdurların anlaşmanın içeriği hakkında bilgilendirilmemesi vardı. Hapishanede bulunduğu dönemde, kendisine günde 12 saat hapishane dışına çıkma izni verildi. 13 ay sonra ‘iyi hal’ nedeniyle bir yılını evde hapis cezasında geçirmek kaydıyla serbest bırakıldı. Hapishaneden tahliye edilmesi üzerine Prens Andrew’ın da katıldığı büyük bir parti düzenlendi. Epstein, New York'ta üçüncü dereceden cinsel suçlular listesine dahil edildi bu da aynı suçları tekrar işleyebilme ihtimalinin yüksek olduğu anlamına geliyordu.

Aradan geçen yaklaşık 10 yılın ardından Epstein, 6 Temmuz 2019’da özel uçağı ile Paris’ten döndüğü sırada tekrar tutuklandı. New York'taki Metropolitan Correctional Center'da hapse atıldı. FBI ajanları da söz konusu suçların çoğunun işlendiği Manhattan’daki lüks konutuna baskın düzenledi ve birçok belgeye el koydu. ABD’li milyarderin kefalet başvurusu geçen ayın başlarında reddedildi ve suçlu bulunduğu takdirde 45 yıl hapis cezası ile karşı karşıya kalacağı ifade edildi. Basında yer alan haberlere göre Epstein'ın bu sırada bir intihar girişimi sonucu hapishanesinde yaralandığı tespit edildi. Hücresinde baygın halde bulunan Epstein’in boynunda çürük izleri vardı ve saldırı olasılığı konusunda bir soruşturma başlatıldı. Saldırının soruşturması devam ederken milyarder Epstein, cinsel taciz suçlamalarından yargılanmayı beklediği New York'ta bulunan Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulundu.

Ölümünün ardından, ABD başkanlığı yapan Trump'ın ve eski başkan Bill Clinton'ın bir şekilde Epstein'ın ölümünden sorumlu olduğunu öne sürmesi gibi birçok komplo teorisi ortaya atıldı. Sonuçta sapkın zengin Jeffrey Epstein, bir dönem eski ABD başkanlarından Donald Trump ile 1989 yılından bu yana tanışıyordu. Hatta eşi Melania Trump ile tanıştıranın Epstein olduğu düşünülüyordu. Trump’ın düzenlediği pek çok etkinliğe Jeffrey Epstein’i çağırdığı biliniyordu. Yıllarca Epstein ile görüşmeyen Trump ölümünün ardından, belki de dikkatleri kendi dostluğundan çekmek için bir tweet atarak üretilen pek çok komplo teorisine yenisine ekledi. Trump attığı tweetinde “Jeffrey Epstein Bill Clinton hakkında bilgi sahibiydi ancak şimdi öldü” sözleriyle okları eski ABD başkanı Bill Clinton’a çevirmeyi başardı. Bu konuda herhangi bir açıklama yapmamasına rağmen basında yer alan birçok fotoğraf aracılığıyla uzun yıllar boyunca Clinton ve Epstein’in yakın arkadaş olduğunu gözler önüne seriyordu.

Epstein’in dikkat çeken bir diğer dostu da yakın arkadaş olmalarının ardından unvanını kaybeden İngiliz Kraliyet Ailesi üyelerinden Prens Andrew’di. Epstein’in ‘seks kölesi’ haline getirdiği belirtilen Virginia Roberts ile New York, Londra ve Karayipler’de cinsel ilişkiye girmekle suçlanan Prens Andrew, iddiaların hepsini reddetse de unvanını korumayı başaramadı. Esptein ile arkadaşlığının ortaya çıkması ve hakkındaki istismar iddiaları nedeniyle Prens Andrew, annesi Kraliçe Elizabeth tarafından kraliyet görevlerinden uzaklaştırıldı, maaşı kesildi ve saraydaki ofisi kapatıldı. Bu isimlerin yanı sıra Bill Gates, Prens Selman, Kevin Spacey, Woody Allen, ünlü hukukçu Alan Dershowitz, Victoria’s Secret’ın patronu Lex Wesner ‘la çok sıkı arkadaşlıklar kurduğu biliniyordu.

Sıradan bir ailede dünyaya gelen milyarder sapkın Jeffrey Epstein, 60 yılı aşkın yaşamında çocukken hayalini bile kuramayacağı bir servet kazanmayı başardı. Ancak ardında bıraktığı yüzlerce mağdur kadın, yaşadığı çarpık ve sapkın ilişkiler, dünyanın en zengin insanlardan biri olmasındaki başarısına da gölge düşürdüğü gibi pek çok soru işaretini de beraberinde getiriyordu. Tıpkı ölümünde olduğu gibi… Kimileri onun yıllardır kurduğu şantaj ağı sayesinde nüfuslu arkadaşlarını kullanarak hapishaneden kaçtığına inanırken, kimileri ise üniversite mezunu olmadan hocalık yapan ve hatrı sayılır bir servet kazanmayı başaran Jeffrey Epstiein’in bir yolunu bulup herkesten uzak yeni bir hayat kurduğunu düşünüyordu. Bunların tam ortasında ise Clinton, Trump veya Kraliçe Elizabeth’in Epstein’i ortadan kaldırma girişimi yer alıyordu. 

Yukarı Kaydır