pexels
BUSINESS

Meşguliyet Miti: Dostlar İş Başında Görsüncülük

08 May 2023

Günümüzün hızlı dünyasında meşgul olmak o kadar yüceltildi ki, insanlar bunu genellikle başarı ile eş tutuyor. Peki, meşgul olmak gerçekten bir başarı ölçütü, bir kalite göstergesi mi? Meşgul olmak mutlaka üretkenliğe eşit mi? İşte burası muamma… Bir yana yüceleştirilen, bir yana mitleşen, içi boşalan meşguliyeti koyuyor ve nasıl, ‘yeterli zamanda kaliteli işler’ çıkartılabileceğini araştırıyoruz…

3 Bardak
Susmayan telefonlar, yetişilmesi gereken uçaklar, ardı arkası kesilmeyen toplantılar… Biri bize ‘çok meşgulüm’ dediğinde, kafamızda aşağı yukarı bu sahneler canlanır. Planlar onun etrafında döner, buluşmalar ona göre ayarlanır. Meşgul insanın zamanı sanki o kadar da meşgul olmayandan daha önemli gelir. Bahsi kabartalım: Meşgul insan bize daha seksi bile gelebilir.. Ee, malum… ‘meşgul olan’ modern dünyanın yüceleştirilmiş insanı... Peki ya sabahtan akşama kadar meşgulüm de meşgulüm diye inleyen birinin aslında hiçbir işini halledemediğini bilseniz? Yani, ‘meşgulüm’ demek sadece bir mit olursa size nasıl çağrışır? Ya da gerçekten meşgul olduğunu gördüğümüz iki kişinin hangisinin zamanı daha değerli? Gerçek meşguliyet neyle ölçülür? Bir bakalım…

pexels
Meşgul Olmak Neden Yüceltilmiştir?

Meşgul ve sürekli stres içinde olan biri, bu halinden bahsederken aslında bi’ bıkkın görünür. Fakat, gören bir göz meşgul olan kişinin bir yanıyla bu meşguliyetten büyük bir keyif aldığını fark edebilir[1]. Elbette herkes için değil; fakat ‘bir yerlerde bana ihtiyaç var’ ya da ‘bensiz yapamazlar’ hissi, çoğu meşgulün hoşuna gider. Belki de emekli olunca ne yapacaklarını bilmeyen emekliler gibi, meşhur meşguller de çalışmazlarsa ellerini bile nereye koyacaklarını bilmez belki. Kaliteli meşguliyet elbette bize çok kazandırabilir. Sadece maddi anlamda değil, manevi anlamda da bu dünyaya değer katmak, insalık vazifemiz sonuçta…
Aynı, vazifesince bir arının, bal yaptığı gibi. Peki ya çok çalışıp da aslında işe yarayan bir şey yapmadığımızda? Maneviyatımızdan, hatta sağlığımızdan çaldığımızda? Çalışmak, hayatı yaşamamaya da değer mi [1]? Sanki ortada bir çelişki var gibi duruyor da…

"Meşguliyet, önemsediğimiz şeyleri umursamamamıza neden olur."
-Mark Buchanan


pexels
Meşguliyet Bir Mit Olduğunda…

Bazen de içimizden bir ‘meşgul olmam gerek’ çağrısı gelir. Hatta bu çağrı ‘dışımızdan gelir’ desek daha doğru. Meşguliyet yüceltildiğinden, biz de yüce olmak isteriz. Yeteneklerimizi yüceleştirerek ve kendimizi daha iyi tanıyarak yiceleşmek bir kenara, meşgul görünerek yüceleşmek daha kolay tabii. Dışarı baktığımızda herkes çok meşgul göründüğünde ‘Vay canına ben de çok meşgul görünmeliyim bu önemli hissettiriyor’ diyebiliriz [2]. Öte yandan, elimizde yakın zamanda yapılan araştırma bulgularını tutuyor ve girdiğimiz çok önemli(!) toplantıların %70’inin çalışanları verimli işler yapmaktan alıkoyduğunu biliyoruz.
Pandemi sürecinin de etkisiyle çevrim içi toplantıların uzunluğu %20 kısalsa da, toplantıların niceliği neredeyse %15 oranında artmış[3]. Yani, toplantıların içi boşalmış, meşguliyetimiz de nispeten bir mit haline gelmiş…

“Hiçbir şey yapmamak, hiçbir şey yapmamakla meşgul olmaktan daha iyi.”
-Lao Tzu


pexels
İşin Kalitesi, Ona Verilen Zamanla mı Ölçülür?

Çok çalışan mı daha başarılıdır, yoksa çok iş tamamlayan mı? Belki, tam 18:00 gibi -genellikle mesai bitimi için öngörülen saatte- işten çıkan bir çalışan gözden çıkarıldığı için, maalesef bu sorunun cevabını pek bilemeyiz. Onun yerine ‘çok çalışır görünen işe daha uzun süre devam edebilir’ gibi bir cevap verebiliriz. Peki ya, nasıl ölçülüyor ki bu zamanın kalitesi? Çok çalışır gibi görünmek pek de zor değil. Peki ya iş halletmek… ya da işi hakkıyla halletmek ve kaliteli bir iş çıkarmak? Kendi işimizi yapıyorsak, bunu daha basit ölçebiliriz. Fakat başkaları için çalıştığımızda ya da bizim için çalışan başkaları varsa, maalesef bu kimin ortalarda daha çok gözüktüğüyle ölçülüyor. Yani ölçülemiyor. 


Dünya Sağlık Örgütünün 2021 raporuna göre çok çalışmaktan ziyade çalışma saatlerini yönetilebilir bir miktara çekmek, yaratıcılığı artırıyor da. Tam tersiyle de çok meşgul olmak, hiçbir şey yapılmasa bilemeşgul hissetmek’ uyku problemleri, anksiyete gibi problemlerini ve kanser riskini artırıyor.

pexels
Dostlar Kalite Görse..?

Peki bu meşguliyet saplantısını ve dostlar iş başında görsüncülüğü bırakıp, gerçek bir samimiyetle iş çıkaramaz mıyız? Ne eksik ne fazla, tam da işe göre, iş için gereken zamanda? Sadece işte gözlemlenen çabayı değil, işten alınan çıktıyı da ödüllendirmek, kaliteli iş görmek isteyen iş verenler için iyi bir seçenek gibi duruyor [4]. Keza, meşhur multitask(çoklu görev yapma)in, yaratıcılığı neredeyse yarı yarıya düşürdüğünü ve aslında beynimizin çalışma şekline hiç de uygun olmadığını biliyoruz. Bunun yerine, tek bir görev üzerinden ilerlemek de dostlara kaliteyi gösterebilir. Tüm bunların yanında çalışanlarına sınırsız izin hakkı veren veya tatil zamanlarında iş maillerine gelen e-postaları otomatik olarak silen sistemler kullanan şirketlerin, çalışanlarından daha fazla değer aldığı da verimlilik psikolojisi çalışmalarının bulguları arasında.
Çalışanların refahına, meşgul gözükmelerinden daha çok önem veren şirketler, kazanıyor diyebiliriz [4]. En başta, çalışanlarını kazanıyorlar ve değer gören çalışan da samimiyetle çalışıyor ve şirketine kazandırıyor. Belli ki meşguliyet mitinin kökünü kazıyacak yegane faktör ‘değer görmek ve değer vermek’ eğrisinde, dinamiklerin daha iyi farkına varmak. Gerek bireysel anlamda gerek de ekip işlerinde işin değerini fark etmek ve yeterince çalışmak/çalıştırılmak, bizi bu boş meşguliyet çukurundan kurtarabilir. Öne çıkan insan değeri, işi de kalitelendirir.
Referanslar

[2] Harriman, M. (2017). The glorification of being busy. The Stanford Daily
[3] Laker, B., Pereira V., Malik A., Soga L. (2022). Dear Manager, You’re Holding Too Many Meetings. Harward Business Review
[4] Waytz, A. (2023). Beware a Culture of Busyness, Harward Business Review. Harvard Business Review


©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?