Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
can yayinlari
KÜLTÜR/SANAT

Maskelenmiş Kişilikler: Robert Louis Stevenson Dr Jekyll ve Mr Hyde Kitap İncelemesi

25 Kas 2022

Modern psikoloji söz konusu olana dek insanlar iyiyi ve kötüyü, ilahi ya da doğaüstü konularla bağdaştırdılar. Her insan özünde iyiydi çünkü Tanrı’nın ruhundan bir parçaydı. Kötü insanlar ise şeytanın ya da iblislerin etkisi altında kalan ve onlarla cehennemi bir anlaşma yapmış olan zavallı ruhlardı. Onları ölümden sonra sonsuz bir azap beklemekteydi, iyilik ise hem bu dünyada hem de ölümden sonra ödüllendirilecekti. Hemen hemen bütün inanışlarda yer alan bu temel insani düşünceler, modern psikolojinin devreye girmesiyle alt üst oldu ve insan kendini yeniden keşfetti.

wikipedia
Ünlü psikolog ve psikoterapinin kurucusu Sigmund Freud, insanın benliğini keşfinde ilk varsayımları ortaya atan isim oldu. Fakat Freud’dan önce de bu durumu felsefi terimlerle ele alan isimler elbette vardı. Hegel, Schopenhauer gibi önemli düşünürler, insanın iki yönü olduğunu ve toplumsal normların insanın kendini tanıtmasında rol oynadığını belirttiler. Fakat Freud bu durumu bilinç noktasında açıklayan ilk isim oldu. Bilinçdışı kavramını ortaya atan Freud, bireyin görünen kişiliğinin yanı sıra bastırılmış alter egosunu tanıttı insanlara. Hatta kişiliğin birçok farklı fazda oluştuğunu bunları da İd, ego ve süperego ile tanımlayabileceğimizi de anlattı. Peki, Robert Louis Stevenson Dr. Jekyll ve Mr. Hyde romanını yazarken bu bilgilerden mi etkilenmişti? 

wikipedia
Robert Louis Stevenson, Dr. Jekyll ve Mr. Hyde adlı romanını 1883 yılında gördüğü bir rüyadan etkilenerek yazdı ve o dönem henüz Sigmund Freud, bilinç konusundaki çalışmalarını tamamlamamıştı. Roman Viktorya döneminde yazılan ilgi çekici eserlerden biri oldu. Çünkü Viktorya döneminde birçok şey adabı muaşeret kurallarına uygun olmalıydı. Robert Louis Stevenson insanın içinde çelişen iki duyguyu odak noktasına aldı ve bu romanı yazdı. Rüyalarında bambaşka bir insan olabilen birey toplum içerisinde kendini saklıyor muydu? İnsan en başından beri ikiyüzlü müydü? Bu sorulardan yola çıkarak ve biraz da mitolojik öykülerin de etkisiyle birbirinden zıt görünümlü iki karakter yarattı; Dr. Jekyll ve Mr. Hyde.

pinterest
Freud eseri okuduğunda hali hazırda üzerinde çalıştığı konunun ne kadar net bir şekilde örneklendirildiğini görmüş oldu ve kitabı referans alarak çalışmaları konusunda yeni makaleler kaleme aldı. Elbette sadece Robert Louis Stevenson’ın eserinden etkilenmemişti, fakat roman Viktorya dönemi insanının iki yüzlülüğünü muazzam bir şekilde temsil ediyordu. Kitabın baş karakteri Dr. Jekyll herkes tarafından saygı gören ve mutaassıp bir hayat yaşan bir bilim insanıydı. Fakat Dr. Jekyll insanlardan uzaklaştığında, içinde önüne geçemediği garip duygularla yüzleşiyordu. Viktorya dönemi rol model insanı inançlı, adabı muaşeret kurallarına hakim, saygın bir kişilik olmalıydı ve Dr. Jekyll içinde huzursuzca ortaya çıkan bu duyguları kimseye belli edemezdi.

pinterest
Şehvet, şiddet, kötü istekler ve kuralsızca yaşama isteği günden güne ortaya çıkan Dr. Jekyll, sonunda bu isteklerine karşı koymak yerine kendini suçlu duruma düşürmeden duygularını tatmin etmenin bir yöntemini buldu. Kimya laboratuvarında hazırladığı bir karışım sayesinde iki farklı kişiliğe bürünebilecek böylece kimse onun saygınlığını sorgulamayacaktı. İksirin yardımıyla ortaya çıkan karakterin adı Edward Hyde’dı. Hyde tam manasıyla gelişmemiş bir insan türünü temsil ediyordu. Freud’un bahsini ettiği bilinçdışı insan yani alter egoydu ve hiçbir surette sorumluluk almadan ya da vicdan azabı çekmeden yaşayabiliyordu. Zamanla kontrolden çıkan durumdan Dr. Jekyll kendini kurtarmaya çalıştı ve tahmin etmediği bir sona kendini hazırladı.
Roman modern insanın içinde barındırdığı duygu çelişkilerini mükemmel bir şekilde örnekliyordu. Günümüzde dahi ilgiyle okunabilmesinin sebeplerinden biri de hâlâ her döneme hitap edebilmesiydi. Bir insan kendinden ne kadar kaçabilirdi ki? Ya da bir insan özünde kaç farklı kişiliğe bürünebilirdi? Toplumun olmamızı istediği kişiliğimiz, ailemizin bize dikte ettiği kişiliğimiz ve aslında olmak istediğimiz birey tanımlamaları arasında sıkışmış hayatlar yaşıyoruz. Hangisini dinlemek gerekir? Bilginin ışığı bizimle olsun.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?