Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Maksim Gorki: Proletaryanın "Gerçek" Sesi
wikipedia
BİYOGRAFİ

Maksim Gorki: Proletaryanın "Gerçek" Sesi

Maksim Gorki, edebiyatın mihenk taşlarından biri. Sosyalist gerçekçilik denildiğinde akla gelen ilk isim. Rusya’daki devrim öncesi ve devrim sonrası dönemleri, gerçekliğinden uzaklaşmadan anlatmayı başaran tek Sovyet yazar. Böylece kendinden sonraki nesillere örnek olan hatta öncülük eden büyük bir usta. Rus edebiyatının incisi Maksim Gorki’nin açlık, acı ve sürgün çemberinde geçen hayatını satırlarımıza taşıyacağız bugün…

Yayın Tarihi :09 Ağu 2022
Süre :2 Bardak
1868 senesinin 28 Mart günü, Aleksey Maksimoviç Peşkov ismiyle dünyaya gelir Maksim Gorki. Bir acılar sarmalının içine doğduğundan habersizdir henüz. Ancak kaderin onunla alıp veremedikleri olduğunu küçük yaşından itibaren öğrenmeye başlar. Önce annesiyle babasını kaybeder, sonra büyükanne ve büyükbabasının yanına taşınır. Burada yoksulluğun, sefaletin kol gezdiği bir evde büyükbabadan şiddet görerek büyür. Okumayı çok sever Gorki ama büyükbabası onu okula göndermek istemez, bu yüzden yalnızca birkaç aylık bir eğitim macerası olur.

Daha sekiz yaşında bir çocukken eve para getirmesi için çalışmaya zorlanır. Kunduracılık, hamallık, fırın işçiliği ve gemilerde bulaşıkçılık yapar Gorki, gece gündüz durmadan çalışır. Ancak bu hayatın onun için çekilmez olduğu da aşikârdır. Bu yüzden de on sekiz yaşına basar basmaz evden kaçar. Yine de kalbine acının tohumları ekilmiştir bir kere, çirkin ve yeteneksiz olduğunu, bu dünyada hiçbir işe yaramadığını düşünür. Bu düşünceler zehirli bir sarmaşık gibi zihnini kemirir, kendi yaşamına son vermeye kalkar. Kalbine bir kurşun sıkarak intihar etmeye çalıştığında daha yirmi birinde bir delikanlıdır; neyse ki kurşun kalbine isabet etmez ve Gorki ölümün pençesinden bu şekilde kurtulur.

novel heroes
Büyükbabasının evinden ayrıldıktan sonra uzunca bir süre Kafkaslar ve Güney Rusya topraklarında dolaşır; çeşitli işlerde çalışır ve en önemlisi de toplumun en alt tabakasını yakından tanıma fırsatı bulur. Yoksulları, fahişeleri, işçileri gözlemler; bu gözlemleri ufkunda yeni bir pencere açar, nitekim eserlerinin bu denli güçlü ve gerçekçi betimlemelerle dolu oluşu da işte bu gözlemleri sayesindedir.

Acı çeken Rus halkını anlatır Gorki, üstelik o da o insanlardan biridir. Hatta kendine “acı” anlamına gelen “Gorki” soyadını vermesi de bu yüzdendir. Yazdıklarını yaşar, yaşadıklarını yazar. Maksim Gorki’nin kaleminin özel oluşunun en önemli sebeplerinden biridir bu. Profesyonel anlamda yazarlığa adım atışı 1892 senesinde Tiflis’teki Kafkasya Gazetesi’ne yazmaya başlaması ile olur. Öyküleri dergilerde yayımlanır, yavaş yavaş üne kavuşur. 1899 senesinde, en iyi öykülerinden sayılan “Yirmi Altı Adam ve Bir Kız” ile insansı duyguları gerçekçilikle harmanlar. Edebiyat dünyası için de ilklerden biridir bu.

pinterest
Çehov ve Tolstoy ile 1900’lerin başında tanışma fırsatı bulur Gorki, yeteneği bu iki usta kalem tarafından da büyük ilgi görmektedir. 1905 olaylarına karışır, “Kanlı Pazar” ismiyle bilinen işçi hareketi sonrasında yazdığı bildiri nedeniyle emniyet güçlerince tutuklanır. Gorki’nin serbest bırakılması için Rusya ve Batı Avrupa’da pek çok insan ayaklanır, tepki gösteren insanların sayesinde Gorki özgürlüğüne kavuşur. Bolşevik Partisi’nin gazetesi olan “Yeni Yaşam”da yazılar yazar. İşçileri örgütler, silahlı işçi birliklerine hem maddi hem manevi yardımlarda bulunur.

Bu dönemlerde bir yandan da romanlarını ve öykülerini kaleme almaya devam etmektedir Gorki. 1906 senesinde yazdığı ve Rus devrimine adadığı romanı “Ana” ile dünya çapında bir üne kavuşur. Bu romanı yazarken 1902’de Sormov’da yaşanan işçi hareketinden esinlenir Gorki, işçi haklarını savunan konuşmasıyla tanınan işçi Zalamov ve annesinin öyküsünü kaleme alır. Kitabında Zalamov’u Pavel karakteri olarak görürüz. İşçi ve köylünün sefaletini, çarlık döneminin zorluklarını, ağır çalışma koşullarını okuruz satırlarında.

ceotudent
1936’nın 18 Haziran’ında ise kalp ve akciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeder Maksim Gorki. Vefat ettiği zaman altmış sekiz yaşındadır. Ölüme çok sevdiği Moskova topraklarında koşmuştur. Cenazesi yine burada, Kızıl Meydan’da kalkar; hak ettiği şekilde yine buraya gömülür. Kimse devrimi ve sanatı onun gibi kaynaştıramamış, gerçekliğin zarafetinden onun gibi yararlanamamıştır. Rus edebiyatına hepsi birbirinden kıymetli eserler bırakır, çağının en önemli edebi metinlerine imza atar. Kendinden sonraki nesiller için eşi bulunmaz bir öğretmen, bir usta olur. Bunları bir zamanlar kendini yeteneksiz ve çirkin diye addedip ölmek isteyen biri olarak yapmayı başarır üstelik...

Yukarı Kaydır