Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Kötülük Normal mi?
pinterest
ZOOM

Kötülük Normal mi?

Kötülük nedir? Kötülük ve kötücüllük arasında bir bağ var mı? Kötülük doğuştan mı gelir yoksa öğrenilebilir mi? Tüm bu sorgulamaların ışığında kötülük normal midir? İyilik ve kötülük kavramlarına odaklandığımız bu yazıda insan doğasına dair felsefî, etik ve psikolojik açılımlar yapmaya gayret göstereceğiz. İyiliğin ve kötülüğün binlerce yıllık kadim mücadelesine hoş geldiniz.

Editör :Eren Şahin
Yayın Tarihi :21 Eyl 2022
Süre :2 Bardak
Yaklaşık iki yüz bin yaşında olan homo-sapiens yani bizler, özellikle yazının bulunmasıyla kendi doğamıza dair sorgulamalarımızı gelecek kuşaklara bırakabildik. İnsanın çetrefilli doğasına dair sorular önümüze ışık tutması için binlerce yıldır tartışılageliyor. Yaşamın kaynağı ve evrene dair sorular günbegün artmışken insanlık dürbünü kendine de çevirip doğasına dair açıklamalar getirmeye hep çalışmış. İster semavî dinler olsun isterse çok tanrılı dinler, insanın içsel dünyasına ve yaşama biçimine öğüt vermekten durmamış.

pinterest
Zaman içerisinde gelişen ve hız kazanan bilimsel faaliyetlerle de beraber psikoloji, biyoloji gibi bilim dallarının özerkliğini ilan etmesi, derin analizlerin artmasına bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Felsefi sorgulamaların çok eskiye dayandığı ise aşikâr. Bu sorgulamalar insanın soyut düşünme becerisini arttırırken kendine yönelik açılımlarını da fazlalaştırdı. Artık elle tutulu gözler görülür, somut düzlemin açıklamaları geriye çekilirken kavramsal düzeyde, soyut düşünüş biçimleri insanın ufkunu genişletmesine vesile oldu.

İşte bu sorgulamaların en başında da insanın kötülük ve iyilik kavramlarına bakışı bulunmakta. İnsanın doğasında kötülük yahut iyilik bulunur mu? Kötülük öğrenilebilir mi ve bu kavramlardan insanlık tam olarak ne anlar? Bu gibi soruları sorabilmek adına öncelikle iyiliğin ve kötülüğün tanımlarına göz gezdirmekte fayda vardır sevgili okur. Kötülükten anladığımız şey genel manada ‘’ şiddet gösterme, acı çektirme, zarar verme’’ eylemlerine denk düşebilir. Kötülük kavramının izafileştirilmesi yani kişiden kişiye görece kazanması durumu bizi daha kötü kılabilir. 

pinterest
Ahlaki öğretinin insan iyiliğine odaklanıyor oluşu da insan doğasında bir fenalık, bir kötülük olduğunu gösteriyor. Çünkü düzeltilmesi gereken, yanlış giden bir tutum olarak kötülük insanın içgüdüsel faaliyetinde bir yer bulmuş gözüküyor. Özellikle Freud’un kavramlarıyla açıklayacak olursak; süper-ego’nun geriye çekilip hakimiyetin insanın hayvanî yönünün, id’in ağır basması kötülüğe giden yolu imlemekte. Ahlaki normları hiçe sayıp bir başkasının acısından zevk almak, alabilmek ve ona bizatihi acı verince hazza dair doyum sağlamak kötülüğün ispatı sevgili okur.

Kötülüğün haz vermek gibi bir eylemle birleşmesi donanımsız ve eğitimsiz bırakılan insanın kötülüğe daha çok başvurmasına bir sebep. En ilkel haliyle, toplumsal davranma biçimlerini bilmeyen ve hiçe sayan insan, kendine zevk veren eylemi sergilemekten kaçınmıyor. Çocuklarda henüz oluşmayan süper ego, onların kendileri dışında bir öznenin ihtiyaçlarını göz ardı etmelerine neden oluyor. Kendine odaklanan ve haz için her şeyi fedaya hazır insan fizyolojisi ve psikolojisi, eğitilmediği ve iyiye yönlendirilmediği takdirde ‘’demonik, sinik’’ yanını muhafaza ediyor. Zor olanın öğrenilen ve bedel ödemekle eş olan iyilik olduğunu açık yüreklilikle izah etmemizde fayda var. Hem de toplumsal bir fayda!

pinterest
Çünkü kötülüğün ortaya çıkması insana anlık haz verebilirken iyi insan olmak ve iyiliğe dair her durum, uzun süreli bir doyum yaşamamıza vesile oluyor. Nasıl ki ‘’kötü yemek’’ dediğimiz aşırı kalorili, yağlı, yiyecekler insana zevk verirken, daha sağlıklı ‘’iyi yemekler’’ haz vermekten ziyade insanın uzun süreli, sağlıklı bir yaşam çabasına yardımcı olur. Gerçi uzun yaşamak yahut kısa yaşamak; iyilik ve kötülük kavramlarıyla kimi paradoksal bir süreci işaret edebilir. Nolan’ın ünlü Batman Üçlemesi’nde idealist Avukat Harvey Dent der ya: ‘’Ya iyi bir insan olarak ölürsün; ya da kötüye dönüşecek kadar uzun yaşarsın’’ sözleri bu zıtlığı oldukça iyi gösterir.

Kötülüğün daha donanımlı, daha haz veren ve insanın içgüdülerine daha yatkın olduğunu söylemeye çalıştık. Burada önemli olan, kolayın sofrasında avuç açmak değil; zorun yani iyi olmanın masasında bedel ödemektir sevgili okur. İyilik, kötülüğe göre sıkıcı olabilir; fakat kendinize rağmen değil, kendinizle, vicdanınızla barış içinde yaşamak adına iyi olmak gereklidir, cebinize para girmese de gözünüze uyku girer benim müşfik okurlarım, başka bir yazıda görüşmek dileğiyle, kendinize ‘’iyi’’ bakınız.

Yukarı Kaydır