Pinterest
WELLNESS Kültür/Sanat

Koruyabildiğimiz Bağlar Kadarız: Bağlanmanın Binbir Hali

23 Haz 2023

Birine “bağ”lı hissettiğiniz ilk anı hatırlıyor musunuz? “Ben burada görülüyorum, duyuluyorum ve bağlarım, köklerime kadar uzanıyor.” dediğiniz o anı… Temas ettiğinizi, ilişebildiğinizi ve bağlantıda olduğunuzu hissettiğiniz o anı… İlk olanı hatırlamadıysanız da sorun yok çünkü mutlaka bir gün, bir yerlerde, birilerine veya bir şeylere bağlı hissettiğinize inanıyoruz. Bağ kurmanın, yaşamın bir ön koşulu olduğunu biliyoruz…

Hayatta kalmamızı ve dünyaya ayak uydurmamızı sağlayan stratejilerimizin tümünün temelinde yer alan ihtiyacın kod adına “bağlanma” denir. Yaşamla temasımızı kurduğumuz ilk andan itibaren köklerimize ilmek ilmek işlenen bu yapı aynı zamanda bizi biz yapan varoluşumuzun da temel taşı olarak görülür… 

Sağlıklı iletişim kuran, bağ kurmayı reddeden, kendi fildişi kulesindeki tek başınalığını aidiyetten sayan veya konu bağlanmaya gelince gelgitlerinde boğulan birçok farklı insan tanıyabilir; bizi birbirimize bağlayan ve adına bağ denilen bir ipin farklı versiyonları tarafından şaşırtılabiliriz. 

Pinterest
 
Sahiden bağlanmanın kaç hali olabilir?
 
Bağlanmayla ilgili çok sayıda tanım ve kuram geliştirilmiş olsa da en çok iz bırakanlardan biri şüphesiz psikanalitik temelli İngiliz psikolog John Bowlby ve Amerikalı-Kanadalı psikolog Mary Ainsworth tarafından tarafından geliştirilen Bağlanma Kuramı’dır... 1960’lı yılların sonunda ortaya çıkan kuram, bağlanma ilişkisini ve davranışını doğuştan getirdiğimiz bir ihtiyaç olarak açıklar. Yapılan deneyler ve açıklamalara bakıldığında ise bebeklikte bakım verenin karşıladığı bu ihtiyaç, ilerleyen zamanlarda da bu çerçevede şekillenir. 

Bağlanma kuramı, bağlanmanın dört farklı türü olduğunu savunarak bu türleri; güvenli bağlanma, kaygılı-kaçıngan bağlanma, kaçıngan-güvensiz bağlanma ve darmadağın-düzensiz bağlanma şeklinde tanımlar. Yemek yemeye, barınmaya veya güvende olmaya ne kadar ihtiyacımız varsa bağ kurmaya da o kadar ihtiyacımız olduğunu vurgulayan kuram, bu ihtiyacın özellikle yaşamın ilk yıllarında ne derecede karşılandığıyla yakından ilgilenir. Birinci derece yakınları ve bakımıyla ilgilenen bireyler tarafından ihtiyaçları yok sayılan veya koşulsuzca karşılanan bebeklerin gelecekteki yansımaları ise bağlanmanın binbir hali olduğunu kanıtlar niteliktedir. 

Son zamanlarda oldukça gündem olan Disney yapımlarından Aktris dizisinde, Pınar Deniz’in canlandırdığı Yasemin karakteri de bağlanmanın yetişkinlikteki yansımalarına oldukça iyi bir örnektir. İlişkiler kurmayı, aidiyet çemberlerinde var olmayı reddederek gündelik hayattaki kimliklerine ek olarak bir de katil kimliği üstlenen Yasemin karakterine üvey babasının söylediği bir cümle ise bağlanmaya dair bugüne kadar söylenmiş tüm sözlerin özeti niteliğindedir. 

Diziler.com
“Hepsi annen yüzünden.” 
 
Gerçek hayatta bağlanma temelli yaşadığımız çıkmaz her türlü çıkmaz olayı, iletişim çatışmalarımızı ve yaşadığımız tüm karmaşaları özetleyen bu cümle, en temelde yer alan bu ihtiyacın karşılanmadığı durumlarda sağlıklı köklenmenin pek mümkün olmadığını da gözler önüne serer. 

Dizide aynı zamanda 1944 yılında yapılan meşhur bir deneyden bahsedilir.  Anneleri tarafından terk edilmiş 20 bebeğin alınarak bakıcılarına verildiği, bakıcıların bebeklerin dokunmak, iletişim kurmak ve sevgi göstermek dışındaki bütün ihtiyaçlarını karşıladığı bu deney, bebeklerin yarısından fazlasının kendilerinden vazgeçildiğine inanarak ölmesiyle sonuçlanır. 

Dizide bu anlatıma yer verilen sahnede, bir düşmandan çok daha fazlası olan üvey babasının Yasemin’e dönerek yönelttiği “Asıl sen neden ölmedin?” sorusu, Yasemin’in hayatta kaldığını ama küçükken ellerine bağ kurması için verilen zayıf iplerin yaşamasına yetse de yeni ağlara sarılmak için yetersiz kaldığını düşünmemize sebep olur. 
 
Bağlanma türlerimizin değiştirilemez niteliklerimiz olmadığını hatırlamak, dönüşümün yaşam boyunca ve biz istediğimiz sürece mümkün olduğunu bilmek ve belki de en önemlisi, doğuştan getirdiğimiz bu ihtiyacımızın karşılanmasına yönelik arzumuzun bizi aciz veya yetersiz bir konuma düşürmediğini bilmek bağlanmaya farklı bir açıdan bakabilmemizi sağlayabilir. Ne de olsa ipin bir ucu hep bizim elimizdedir. 

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?