Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Kendi İçimizdeki Savaşın Romanı: Kumral Ada Mavi Tuna
KÜLTÜR/SANAT

Kendi İçimizdeki Savaşın Romanı: Kumral Ada Mavi Tuna

Türk edebiyatının önemli kadın yazarlarından biri olan Buket Uzuner'in Kumral Ada Mavi Tuna isimli romanını okurken sayfaların nasıl birbiri ardınca ilerlediğine inanamayacaksınız. Savaş psikolojisi, mahalle kültürü, aşk, arkadaşlık, çocukluk ve büyüme sancıları gibi pek çok konuyu işleyen kitap, okurunu adeta samimiyetle kucaklıyor. Mabel Matiz'in ismine ilham olan, okuyan pek çok insanın çocuklarına kitaptaki başkarakterlerin adlarını vermesine yol açan oldukça orijinal bir o kadar da sıcacık dili olan bu kitabı gelin birlikte inceleyelim.

Editör :Selin Borazan
Yayın Tarihi :12 May 2021
Süre :2 Bardak

İlk sayfalardan itibaren okuru öykünün içerisine çekmeyi başaran romanın son sayfalarına yaklaştığınızda elinizden bırakmak istemeyeceksiniz desek abartmış olmayız. Kitaba da ismini veren iki yakın arkadaş Ada ve Tuna'nın öykülerini, sevinçlerini, acılarını ve anılarını kitabın sonuna dek doyasıya okuyoruz. Fakat karakter kadrosunun bu kadarla sınırlı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü yalnızca bu iki yakın arkadaşı değil ailelerinin, akrabalarının, arkadaşlarının ve mahalle kültürünü hiç kaybetmemiş Kuzguncuk sakinlerinin yaşamlarına da tanıklık ediyoruz. Kumral Ada Mavi Tuna hem erkeği hem de kadını anlatmakla kalmıyor, gerçekten de anlayan bir kitap olma özelliği taşıyor. Ada ve Tuna'nın daha çocukken tanışmaları ve hayatlarının diğer dönemlerinde de birbirlerinden kopmamaları, aralarındaki güçlü bağ ve uyumsuzluğun getirdiği ahenk kitabı özel yapan unsurların başında geliyor diyebiliriz.

Bu şekilde anlattığımızda Ada ve Tuna'nın sevgili olduğunu düşündüyseniz yanılıyorsunuz. Çünkü burada işlenilen sevgi ve kurulan gönül bağı biraz daha farklı hatta özel diyebiliriz. İki yakın arkadaş da olmanın ötesine geçen bir sevgi dilini oluşturan karakterlerin yalnızca birbirlerine seslenirken kullandıkları takma isimleri de var. Bu isimleri yalnızca birbirlerine yönelik kullanmaları da aralarındaki bağı hem güçlendiriyor hem de iletişimlerine çocuksu bir gizem katıyor diyebiliriz. Kendi benliğimizi anlamamıza katkı sağlayan, ufkumuzu genişletmeye yardımcı olacak cümleleri barındıran ve pek çok konuda bakış açımızı yeniden sorgulamamıza olanak tanıyan kitap, tüm bunları oldukça naif bir biçimde okura geçiriyor. Hem naifliğin hem de sevgi dilinin ne denli yoğun olduğunu anlamak için kitapta yer alan şu cümlelere göz atmanız yeterli olacaktır diye düşünüyoruz. "Şiddetli sevginin insana sunabileceği en yoğun hoşgörü düzeyinde yaşamanın ne olduğunu düşündünüz mü? Eğer düşünmediyseniz bir düşünün."

Kitapta aynı zamanda bir iç savaş da işleniyor. Bu savaşın içerisindeki baş karakter ise Tuna. Savaşın getirdiği yıkım, asker psikolojisi, kaosun tam ortasında olmanın getirdiği ruhsal sıkıntılar kitapta öylesine güzel işleniyor ki okurken yazara hayran olmamak elde değil. Hem Kuzguncuk mahalle kültürünün esintilerini taşıyan hem de farklı pek çok bölgeden karakterler barındırması sayesinde Anadolu insanının ruhuna yer veren eser, pek çok kez de edebiyatla iç içe geçen bir olay örgüsüyle karşımıza çıkıyor. Ada'nın şair olan dayısı Doğan Gökay'ın çevresindeki çocuklarla yaptığı edebiyat ve hayat üzerine konuşmaları okura ışık olması açısından da büyük önem taşıyor. Şair Doğan Gökay'ın dilinden yazılan ve gerçekten iyi olan şiirlerin kitapta yer alması da karakter kadrosunu sanki kurgu değil de neredeyse gerçekten yaşayan insanlar olarak düşünmemize yol açıyor. Belki de kitabı bu kadar etkileyici yapan ve hikayenin okura bu kadar güzel geçmesini sağlayan durumun nedeni budur.

Tekdüze olmayan psikolojik tahliller içermesi, toplumu ilgilendiren ortak sorunlara değinmesi, çok sıcak ve samimi bir öyküsünün olması gibi sebepler ve tüm bunların yanında akıcı bir yazım tarzına sahip olması neredeyse okuyan herkesin kitabı sevmesine olanak tanıyan unsurların başında geliyor diyebiliriz. Eser, çocukluk yıllarında yaşanan sevinçlerin, acıların ve travmaların etkilerinin yetişkinlik dönemlerinde nasıl sonuçlanabileceğini anlamak açısından da oldukça önemli. Çünkü karakterlerin yalnızca çocukluk dönemlerine değil, ergenlik ve yetişkinliklerine de tanıklık ediyoruz. Ayrıca erkeklerin sert, maço ve duygusuz olması gerektiğini düşünenlerin aksine kitapta naif, duygusal ve şefkatli bir erkek profili egemen. Sevginin evrensel olduğunu ve sevme biçimlerinin kişinin kendi ruhuna özel olduğunu zarif bir şekilde işleyen kitabı okurken kendinizi olağandışı bir kurgunun içine bırakmaya hazır olun.

Ayrıca hangi türü okumaktan hoşlanıyor olursanız olun Kumral Ada Mavi Tuna'ya bir şans vermenizi öneriyoruz. Çünkü kitabı tek bir tür ile sınırlandırmak pek de mümkün gözükmüyor. İçerdiği zengin karakter kadrosu ve konu çeşitliliği sayfaların hızlıca akmasına imkan sağlıyor. Okurken keyif almanızın yanında ufkunuzu genişletecek olması da size katacağı artıların yanında geliyor.
Yukarı Kaydır