Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
ZOOM

Kediler Evcil Midir?

29 Kas 2022

Bir kediyle yaşıyorsanız eminim bu soruya yüzde yüz kesin bir cevap veremeyeceksiniz. Evini kediyle paylaşan biri olarak bazen uyumuna bazen de uyumsuzluğa hayran kaldığım hareketleri “evcilleşmeye çok uygun” görüşünden bir anda “tamamen bağımsız ve evcilliğe karşı” görüşüne itebiliyor beni. Bilim insanları da aynı fikirde olacak ki kediler için evcil değil “yarı-evcil” şeklinde bir tanımlama yapıyorlar. Peki kedilerle olan “evcilleşme” süreci ilişkimiz ne zaman başladı? Kapılarımızı, evimizi onlara ne zaman açtık ve ne zaman dünyalarımız bu kadar bütünleşti? Gelin birlikte bakalım…

Kediyle yaşama kararı almak başta zor bir karar gibi görünse de evinizi ona açtıktan ve onunla bir uyum yakaladıktan sonra ondan ayrı bir hayat düşünme ihtimali çok çok daha zor oluyor inanın. Kediler muazzam canlılar. Sizinle konuşmak üzere gözlerinizin içine bakarak iletişime geçmesi, sizi yönlendirmesi, gözlemciliği ve sakinliğiyle telaşeli yaşamımızın ne kadar da gereksiz bir koşturmacadan ibaret olduğunu bize hatırlatması ve bunun gibi daha birçok nedenle bizi büyülemesi ne kadar özel canlılar olduklarını gösteriyor sanırım. Her ne kadar paylaştığımız evde evcil gibi görünseler de bir taraflarının ne kadar bağımsız ve umursamaz olduğuna şahit olmamak imkânsız. O nedenle kediler evcil midir? Soruna yüzde yüz evet diyemeyeceğim. Bu sadece kişisel deneyimlerimden olan bir çıkarım değil. Birçok bilim insanı da kedilerin tam anlamıyla evcil olmadığını söyleyerek onları “yarı-evcil” olarak tanımlıyor.

”KEDİLER HİZMET SUNMAZLAR, KENDİLERİNİ SUNARLAR”

 
Yakın geçmişteki arkeolojik keşiflerde ve genom sıralaması çalışmalarında elde edilen içgörülerden hareketle, kedilerin yarı-evcil olduğunu ifade eden bilim insanlarının görüşlerine dair bir yazı kaleme alan Ferris Jabr, bu soruyu bilimsel açıdan ayrıntılı biçimde yanıtlıyor. ”Kediler hizmet sunmazlar kendilerini sunarlar” diye yazmıştı  William Burroughs bir makalesinde, fakat bunu müdanasız bir tereddütle yaparlar. Sakin ve telaşesiz, abartıdan uzak ama yeterince de sıcak. Bir kediyle çok yakından ilişki kurduğunuzda onu coşkuyla selamladığınızda alacağınız karşılık sadece birkaç seri kanlı göz kırpıştırmasından fazlası olmayacaktır çoğu zaman. Ya da gelip bacağınızın birine hafif bir sürtünmeyle karşılık verecek ama orada bitirecektir bu selamlaşmayı, dahası yok. Sonra siz bir işe koyulmuş ona odaklanmışken bir anda ansızın gelip çalışırken ilgilendiğiniz her şeye el koyabilir.

Kucağınıza gelip klavyenize ve en temelde dikkatinize el koyar kediler, ilgini bana ver der. Ama karşılığında aynı ilgiyi onlardan pek göremezsiniz. Kediler sabahları mama kasesine miyavlamaya başlar, ikindileri de günlük yürüyüşlerini yaparlar. Köpekler yaltaklık edecek kadar bize bağımlıdırlar ama kediler ev hayatındaki rollerinin yanı sıra insanlarla ilişkilerinin değerini de durmaksızın gözden geçiriyormuş gibi görünürler. Eğer bir kediyle yaşıyorsanız siz de bunu hissetmişsinizdir. Bazen ortadan kaybolur, yanınıza geldiğinde yüzünüze bakmaz, arkasını döner, iletişim kurmaz, sonra birden normale döner, muhakemesini yaparak tekrar geri gelmiş gibi. Tüm bu değişken tavırları onların evcil olup olmadığı konusunda bizleri tereddüde düşürse de “yarı-evcil” olmalarıyla açıklanacak bir durum. Bazı görüşlere göre kedi ile bağkuran ilk insanlar antik Mısırlılarındı.

İLİŞKİLERİMİZ ÇOK ESKİYE DAYANIYOR


4000 yıl önce kediler ve mısırlılar arasında başlayan iletişim 2004 yılında Kıbrıs’ta çalışan bir grup Fransız araştırmacının yan yana gömülmüş bir kedinin ve insanın 9500 yıllık kalıntılarını gün yüzüne çıkarmasıyla daha da eskilere gitti. 2014 yılında Çin’deki 5 bin 300 yıllık bir yerleşkede bulunan kemiklerin ve dişlerin analizi kedilerin, kemirgenler tahıllar ve yemek artıklarıyla beslendiklerini ortaya çıkardı. Tarımın icadının ardından yakın doğu ve Asya’daki yaban kedileri, farelerin ve sıçanların cirit attığı tarlaların ve zahirelerin etrafında toplanmaya başlamışlardı. İnsanlar bu gönüllü avcılara göz yumarak yaban kedileriyle ilişkilerini geliştirmiş ve kediler insanların yanında gitgide rahat eder bir hale gelmişlerdi. Kedilerle ilişkimiz ister 5000 ister 11 yıl önce başlamış olsun kedilerin neredeyse 40 bin yıldır yoldaşımız olan köpekler kadar uzun süredir yanımızda olmadıklarını gösteriyor.

Önceleri kediler de medeniyetten faydalanmak üzere evrimleşen fırsatçı türlerden biriydi ve kedi esasen avcı kemirgenlerin daha büyük bir versiyonuydu. Tarihin bir noktasında insanlar etrafındaki kedilere müsamaha göstermenin de ötesinde onları başlarının üstünde tutmaya onlara yuvalarını açmaya başladılar. Onlara yiyecek ve uyuyacak sıcak yuvalar sağladılar. Birçok nedeni olabilir elbette ama esas nedeni kuşkusuz ki onların evcilleşmeye yatkınlığında ve onlara özel auralarının bizleri harekete geçirmesinde arayabiliriz. Kedilerin koltuk üzerinde kıvrılır halleri kime sıcak gelmez ki? Eğer bir kediyle evinizi paylaşmaya hazırlanıyorsanız çok şanslı olduğunuzu ve kendiniz için çok çok iyi bir karar verdiğinizi söyleyebilirim. Kediler insanların biçok davranışını sorgulatacak bilgelikte davranabiliyorlar. Tamamen evcilleşmemeleri de belki de bu bilgeliklerindendir, kim bilir…
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?