Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Kalıpları Kırmamız Gereken Bir Konu Var: Ev Hanımlığı
pinterest
KADIN KAFASI

Kalıpları Kırmamız Gereken Bir Konu Var: Ev Hanımlığı

08 Kas 2022

Yapılan ağır işin farkında olunmasına rağmen pek çok insan ev hanımlığını bir meslek olarak dahi görmüyor. Aslında bu algının temeline indiğimiz zaman durumu çok da yadırgamamak gerekir. Çünkü bir mesleğin temel amacı sevdiğin işi yaparak para kazanmak ve böylelikle hayatını idame ettirebilmektir. Ancak ev hanımlığı denildiği zaman düzenli bir para akışından söz edemeyiz. Ayrıca ne mesaisi biter ne molası ne de tatili bellidir. Peki genel anlamıyla ifade edecek olursak evi düzenleyen, yöneten, ev ve aile ilişkileri ile ilgilenen kişi olarak açıklayabileceğimiz ev hanımlığı neden yalnızca kadınlara ithaf edilir?

1.5 Bardak

Toplumun en küçük sosyal kurumunu ele alalım, karşımıza "aile" kavramı çıkar. Aileyi en küçük haline evirecek olursak da 2 kişilik bir birliktelikten söz edebiliriz; karı ve koca. Süreç içerisinde çocukların doğması ve ailenin genişlemesi her zaman olasıdır. Ancak tüm bunlar meydana gelmeden önce ya da geldikten sonra da "çalışmak" gibi geçimi idame ettirecek temel bir gerekliliğin görevi özellikle ataerkil toplumlarda büyük oranda erkeğin üzerindedir. Hal böyle olunca kadın; temizlik, yemek, düzen ve evin huzuru için çalışma görevini üstleniverir. Ayrıca bunu yaparken herhangi bir maddi kazanç almayacağının da farkındadır. Ancak yine de kimi zaman bir zorunluluk kimi zaman da severek yaptığı bir alışkanlık olarak benimser. 

Ayrıca dünyanın en ağır işi olduğu konusunda pek çok kişi hemfikirken kimilerine göre ise zamanın çoğunu evde geçiriyor olmak "yan gelip yatmak" anlamını taşıyor. Fakat bir evde ailenin diğer üyeleri çalışıyor ve geldiklerinde ise evde tekrardan çalışmak istemediği için kendi ihtiyaçlarını ve sorumluluklarını bile gidermekten kaçınıyorsa o zaman ev hanımlığını tam olarak ne tarafa koymak gerekir? Yaşam alanlarımız söz konusu olduğunda orayı dönüştürmekten geri durmak, orada bir düzen sağlama ihtiyacı dahi hissetmemek ya da evin enerjisine ortak olmamak her şeyden önce ev ile bağ kurabilmekten de oldukça uzak bir tarafa düşer. Öte yandan evi çekip çevirmek ve bunu sürekli bir biçimde yapmak gibi yorucu bir görevin neden kadınlara verildiği ve tüm bu eylemleri bir erkeğin de çok rahat yapabilmesine rağmen neden böylesine belirgin bir biçimde cinsiyetçi bir rolün biçildiği, üzerine asıl kafa yorulması gereken konu olarak karşımıza çıkıyor.

Almancada ev hanımlığına karşılık gelen kelimeye baktığımız zaman bu meslek grubunun cinsiyete göre ayrıştırıldığını da görürüz. Yani ev hanımlığının yanı sıra ev adamlığı diye bir kavram da karşımıza çıkıyor. Ancak güzel Türkçemizde böyle bir durum söz konusu değil. Fakat evliliğe adım atarken "hayat müşterektir" cümlesi sıklıkla söylenmesine rağmen ev içine girildiğinde özellikle kadının zaten mesleki anlamda sürerli bir hayatı ya da bir kariyeri yoksa evlilik ile birlikte iyice kendini kapaması ve kendini evine adaması beklenir. En kötüsü de bunun bir dayatma olarak dahi algılanmaması ve seve seve yapılacağının vurgulanması denebilir. Fakat bu durumu başka bir yönden ele alacak olursak bu kez de erkeğin evinde çok daha az vakit geçirdiği ile yüzleşiyoruz. Aslında erkek belki çalışma hayatına mola vermek istiyor ve evde kalmayı tercih ediyor. Fakat toplumsal algı onu çalışmaya itiyor. 

Yukarıda da değindiğimiz üzere yaşamımızı idame ettirebilmek için maddi bir kazanç sağlamamız şart ve bu sebeple çalışmak önemli bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor. Bir taraf çalışırken diğer tarafın evde kalarak evin tüm sorumluluğunu üstlenmesi de pek adil bir seçenek gibi gözükmüyor.

Öte yandan böyle bir görev dağılımı yapılsa dahi ev hanımlığı rolünün yalnızca kadınlara mahsus bir şeymiş gibi gösterilmesi de durumun son derece üzücü bir boyutu olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca hayat müşterek ise kavramı genel bir rol dağılımı ile ilişkilendirmek en doğrusu gibi gözüküyor. Ancak söz konusu tercih tabii ki birlikte yaşayan bireylere ait. Fakat durum ne olursa olsun net bir şekilde kalıpları kırmak gerekiyor. Kadının görevini tamamen ev ile ilişkilendirmek ve çocuk büyütmek ile biçimlendirmek bir hanımın mecburi görevi olamaz. Çünkü tüm bu konularda karar her zaman ortak ilerler. O zaman sorumluluk da paylaşılmalıdır. 
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?