Kadın Cinayetleri Üzerine
KADIN KAFASI

Kadın Cinayetleri Üzerine

Günümüzde, tüm dünya çapında asla görmezden gelemeyeceğimiz bir katliam söz konusu… Kadınların yalnızca kadın oldukları için öldüğü bu dünyada, suçu yalnızca kadın olmak olan masum insanların din, dil, ırk ve hatta ağızlarından çıkan tek bir söz yüzünden bile bu hayattan zorla koparıldığına hepimiz şahit oluyor, duyarsızlaşıyor ve en kötüsü alışıyoruz. Gelin, birlikte konuşması güç ama bir o kadar da gerekli olan bu konuya parmak basalım.

Editör :Yağmur Ergu
Yayın Tarihi :10 Eki 2021
Süre :2 Bardak

Kadın cinayetlerinin, azalan değil durmadan artan bir seyir izlemesinin nedeni ne olabilir önce bundan bahsetmekte fayda var. Bizlere ve eminiz ki sizlere kalırsa, asla neden sunulabilecek bir mevzu olmayan kadın cinayetlerinin altında yatan belli dinamikler mevcut. Genel bir perspektiften baktığımız zaman kültürel ve geleneksel kodlarla, kadınları bir kalıba oturtan ve bu kalıbın sınırları dışında herhangi bir eyleme tanık olunduğunda, bu hatayı telafi etmenin tek yolunun, masum bir insanın canından olması gerektiğine inanan bir zihniyetin varlığı, oldukça gerçek. Tüm dünya çapında talihsiz bir şekilde yaygın olan kadın cinayetlerinin din, dil ve ırk ayrımı gözetmeyen bir zihniyetin ürünü olduğunu söylemek, günümüzde oldukça mümkün.
 

Son yıllarda kadın cinayetlerindeki artışın en temel nedeninin maktulün en yakınları olduğu (eşi, babası, kardeşleri, akrabaları, sevgilisi) gerçeğini düşündüğümüz zaman, kadının karşı karşıya olduğu tehlikenin hemen yanı başında olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. Böylelikle hem dünyada hem de ülkemizde, kadınların dilinden düşmeyen “attığım ufacık bir adımdan sonra öldürülmeyeceğim ne malum?” sorunsalı da oldukça haklı bir sitem olarak karşımıza çıkmakta. Aile yakınları tarafından gerçekleştirilen cinayetlerin gerekçesi ise hayretlere düşürücü bir etki yaratmakta. Genellikle failin boşanmak istememesi, barışmaması ya da erkeğin reddedilmesi üzerine kadın cinayetlerinin artışa geçmesi, tüm dünya çapındaki vaziyetin, ülkemizde şahit olduğumuz küçük bir fragmanı olarak karşımıza çıkmakta.

Peki, mevcut kadın cinayetlerinde eğitim seviyesi farklılık göstermekte mi? Medyada yansıtılan bilgilere göre, eğitim seviyesi düşük ve maddi açıdan da ülke şartlarına zor uyum sağlayan bireyler ile daha çok anılan cinayetler, medyada çok gösterilmese de eğitim ve refah seviyesi yüksek kişilerce de yaşanmakta ve gerçekleştirilmekte. Refah seviyesi yüksek olan failler tarafından gerçekleştirilen ve hepimizi derinden yaralayan bir cinayete örnek vermek gerekirse; “Şule Çet” davasını hatırlayabiliriz. Ülkemizde, son 10 yılda en az 3 bin kadın öldürüldüğü verilerle kanıtlanmış bir gerçek olarak suratımıza çarpmakta. Yapılan diğer ve en güncel araştırma verilerine göre kadın cinayetlerinin %97’si’nin erkekler tarafından işlendiği söylemek mümkünken aynı zamanda faillerin %43 ‘ü kocası, %11’i erkek arkadaşı, %0.002 sinin ise üvey oğlu olduğu da tespit edilen gerçekler arasındadır.

Yüzyıllardır süre gelen geleneksel kadın ve “kadının yeri” algısı nedeni ile erkek cinsiyetinden çok daha arka planda tutulan kadın cinsiyeti, yıllar geçtikçe bastırılmış ve pasif bir konuma oturtulmuştur. Uzun senelerdir devam eden ve dur durak bilmeyen kötücül alışkanlığın, pek hesaba katmadığı, fakat en nihayetinde karşısına çıkacak olan karşıt bir duruşun milenyum çağıyla birlikte geldiğini söylemek mümkün. Özelikle, 2000 yılı ve sonrasında ayaklanan kadın hareketi ile ortalığın daha da çok kızıştığı televizyonda, sosyal medyada ve hatta attığımız her adımda karşı karşıya kaldığımız bir günümüz gerçeği. Bir diğer gerçekten bahsetmek gerekirse; kadınların sesi yükseldikçe, dünya çapında artan kadın cinayeti haberlerine daha çok maruz kaldık ve daha çok üzüldük. Karşısındakini artık yalnızca cinsel bir obje olarak değil aynı zamanda bir tehdit olarak da görmeye başlayan zihniyetin, nihai çareyi, masum bir insanın yaşamına son vermekte buluyor olması, insanlığın karşıya kaldığı en trajik gerçeklerden biri.
Kadın cinayetlerini önlemek ve mevcut cinayetlere dikkat çekmek adına birçok eylem, örgüt ve kuruluş mevcut. Tüm dünya çapında oldukça büyük boyutlarda bir problem olarak bahsedebileceğimiz kadın cinayetleri için mücadele, gün geçtikçe hız kazanmakta ve etki alanını daha da genişletmekte. Umuyoruz ki dünyanın dört bir yanında yaşayan masum kadınların değeri; yaşam tarzı, kıyafetleri ya da ilişkileri ile değil, nasıl bir insan olduğu ile ölçülür. Bizlerin bilinçli birer insan olarak yapması gereken tek şey ise korkmadan ve yılmadan bu konu hakkında sessiz kalmamalı ve yükselen sese ortak olmasıdır.  Bu yüzden BOBOscope olarak kadın cinayetleri için sizleri sımsıkı bir dayanışmaya davet ediyoruz. Keyifli okumalar...
Yukarı Kaydır