Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
pexels
BİLİM

İnsan Genomundaki Koruyucu Antik Viral DNA

16 Kas 2022

Yeni araştırmalara göre, insan genomundaki eski enfeksiyonlardan kaynak alan viral DNA, insan hücrelerini günümüz virüslerine karşı koruyan antiviraller olarak rol alıyor. Yakın geçmişte Science dergisinde yayınlanan "Retroviral Kökenli Bir İnsan Proteininin Evrimi ve Antiviral Aktivitesi" makalesi, bu rolü adeta kanıtlıyor.

1.5 Bardak

unsplash
Önceki çalışmalar, farelerin, tavukların, kedilerin ve koyunların genomlarındaki endojen retrovirüsler olarak adlandırılan eski viral DNA parçalarının, dışarıdan gelen modern virüslerin konakçıya girişini engelleyerek bağışıklık sağladığını belirtiyor. Bu çalışma ise, laboratuvarda, kültür ortamında insan hücreleri ile yapılmış olsa da, endojen retrovirüslerin antiviral etkisinin muhtemelen insanlar için de mevcut olduğunu da gösteriyor. Bu araştırma, otoimmün yan etkileri olmayan tedavilere yol açan bir doğal antiviral protein havuzunu ortaya çıkarabileceği için ayrı bir önem taşıyor. Çalışma, karakterize edilmemiş, ancak oldukça kapsamlı olabilecek bir genom savunma sisteminin olasılığıyla bizi karşı karşıya bırakıyor.

pexels
Endojen retrovirüsler, insan genomunun yaklaşık %8'ini oluşturuyor. Retrovirüsler RNA'larını, DNA'ya dönüştürülen ve konakçının genomuna entegre olan bir konakçı hücreye sokar ve hücre daha sonra genetik talimatları takip edip daha fazla virüs üretir. Bu şekilde virüs, kendini çoğaltmak için hücrenin transkripsiyonel mekanizmasını ele geçirir. Tipik olarak, retrovirüsler bir nesilden diğerine geçmeyen hücreleri enfekte eder, ancak bazıları yumurta veya sperm gibi üreme hücrelerini de enfekte edebilir. Bu da retroviral DNA'nın ebeveynden yavruya geçmesi için bir yol açar ve sonunda kalıcı hale gelir.

pexels
Retrovirüslerin bir hücreye girmesi için, viral bir zarf proteini, tıpkı bir kilide takılan bir anahtar gibi, hücre yüzeyindeki bir reseptöre bağlanır. Zarf, SARS-CoV-2 gibi belirli virüsler için sivri (spike) protein olarak da bilinir. Çalışmada bilim insanları, insan genomunu taramak ve reseptör bağlama aktivitesine sahip olabilecek tüm potansiyel retroviral zarf protein kodlama dizilerini katalog haline getirmek için hesaplamalı genomik kullandıklarını belirtiyor. Ardından, bu genlerden hangisinin aktif olduğunu saptamak için daha fazla test yaptıklarını da ekliyorlar. Ardından bir kanıt bulduklarını, bunların çoğunun erken embriyoda ve germ hücrelerinde ifade edildiğini ve enfeksiyon üzerine bağışıklık hücrelerinde ifade edildiğini söylüyorlar. 

pexels
Araştırmacılar, farklı bağlamlarda ifade edilen antiviral zarf proteinlerini tanımladıktan sonra, Suppressyn'e odaklanıyorlar. Suppressyn’in, plasentada ve çok erken insan embriyonik gelişiminde yüksek düzeyde eksprese edildiğini belirtiyorlar ve plasenta virüsler için ortak bir hedef olduğundan, insan plasenta benzeri hücrelerinde deneyler gerçekleştiriyorlar. Hücreler, evcil kedi gibi kedi türlerini doğal olarak enfekte ettiği bilinen RD114 adlı bir D tipi retrovirüse maruz bırakılıyor. Suppressyn ifade etmeyen diğer insan hücre tipleri kolaylıkla enfekte olabilirken, plasental ve embriyonik kök hücreler enfekte olmuyor. Araştırmacılar, Suppressyn'in kültürde plasental hücrelerde ifadesi yapılarak RD114 enfeksiyonu geçirdiklerinde direnç kazandıklarını belirtiyor. Ek olarak, araştırmacılar normalde RD114'e duyarlı bir embriyonik böbrek hücre hattı kullanarak ters deneyler yaptıklarında ve deneysel olarak Suppressyn'i bu hücrelere soktuklarında hücrelerin dirençli hale geldiğini de ekliyor.
Çalışma, retroviral kökenli bir insan proteininin, viral girişe izin veren bir hücre reseptörünü nasıl bloke ettiğini gösteriyor. Bilim insanları bu şekilde, insan genomuna entegre edilen eski retrovirüslerin, gelişmekte olan embriyoyu ilgili virüsler tarafından enfeksiyona karşı korumak için bir mekanizma sağlandığını bildiriyorlar. Çalışmalar, insan genomunda kodlanan diğer zarf türevli proteinlerin antiviral aktivitesini keşfetmeye elbette devam ediyor. Virüsler dünyası kendi boyutlarının aksine oldukça büyük ve komplike! Onların dünyasını anlamak belki de çokça kapıyı açabilir.

Heyecanla bu alandaki yeni çalışmaları bekliyoruz.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?