Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
İlişkilerde Kaybetme Korkusu
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

İlişkilerde Kaybetme Korkusu

11 Kas 2022

Her ilişki gün gelir doğal veya insani sebeplerle sonlanır. Ölüme diyecek ve yapacak bir şey yok… Ancak öbür türlüsü, yani sevdiğiniz insanın sizi terk etmesi olasılığı her zaman vardır. Bu olasılık aynı şekilde sizin için de mevcutken, bunu hiç hesaba katmadığınız ve sadece onun sizi terk edeceği ihtimali üzerine hareket ettiğiniz dönemler olmuşsa, kaybetme korkusundan mustarip olabilirsiniz. Ama hemen endişelenmeyin. Kaybetme korkunuzun nedenlerini bulabilir, ilişkinizi nasıl baltaladığını görebilir ve gereken aksiyonları alarak sağlıklı bir bireyselliğe ve ilişkiye doğru ilerleyebilirsiniz. Nasıl mı? Cevabı yazımızın devamında.

Öncelikle kaybetme korkusunun doğallığını vurgulayalım. Bu sizin bile isteye tetiklediğiniz bir korku hali değil. Ancak bu korkunun etkisiyle özellikle romantik, duygusal ve cinsel bir birliktelik yaşadığınız partnerinizle olan ilişkinizi zedeliyor olabilirsiniz. Peki hangi duygu, düşünce ve davranışlar kaybetme korkusuyla ilintilidir? Bunlar ilişkiye nasıl zarar verirler? Kaybetme korkusunun olası nedenleri neler? Ve kaybetme korkusundan üstesinden nasıl gelinir? Buyurun birlikte akıl yürütelim ve cevap arayalım.

Örneğin partnerinizin size karşı olan hislerinden emin olmak isteyebilirsiniz. Partnerinizin hislerini kısa zamanda çokça teyit ettirmeye yönelik beklentiler, sizin onun için ne anlam ifade ettiğinizi sıkça duymaya yönelik istekler ve bu uğurda sergilenen davranışlar kaybetme korkusunun en popüler tezahürlerinden. Partnerinizin hislerini teyit etmesini ve sıkça yenilemesini önlenemez bir itkiyle isterken, onun sizi yeterince güzel, yakışıklı, erotik, seksi, güvenilir, şefkatli, sempatik, tatlı vs. bulmadığını içten içe düşünüyorsunuz. Ancak partnerinizden umduğunuz cevabı almak yine de çözüm olmuyor çünkü bu kaybetme korkusunun yalnızca kısa vadeli ertelenmesi anlamına geliyor.

Image via metro.co.uk
Bu korkuyu tetikleyecek başka bir olay veya durum yaşanmaya görsün, benzer beklentiler anında sanki bir refleksmişçesine kendilerini gösterebilir. Siz de tetiklenmenin önüne geçmek için, buna zemin yaratan olayları ve durumları göz önünde bulundurabilirsiniz. Bu olay ve durumlar ise tabii ki partnerinizin yaşantısıyla ilgilidir. Hal böyle olunca, kaybetme korkusunun boyunduruğunda kendinizi bir anda partnerinizin sosyal yaşantısını kısıtladığınız ve bireysel sınırlarını ihlal ettiğiniz bir pozisyonda bulabilirsiniz. Veya sonu gelmeyen onay görmek amacında olan davranışlarınızla partnerinizi en basit tabiriyle bunaltabilirsiniz. Tüm bunların sonunda İşler öyle bir raddeye gelir ki, sevmenin kendisi yetmez ve ilişkiniz iyileşmeyecek yaralar alır. Ve ilişki biter.

Peki bu olası kötü senaryonun önüne nasıl geçebilirsiniz? Kaybetme korkusu nedeniyle ilişkiyi sarpa saran tarafın siz olduğunu düşünelim. Partneriniz sizi sevdiğini ancak sürekli olarak bu sevgiyi bir biçimde ispatlaması gerekmesinin onu yorduğunu söylüyor. Bu aşamada yapmanız gereken kaybetme korkusunun etkisiyle bir başkasının olup olmadığını sorgulamak değil, aksine onun hislerine kulak vermek ve onda bu hislere sebep olan davranışlarınızın kökenlerini bulmaya yönelik kendinize sorular sormaktır. Dürüstçe cevap verebildiğinizde ise muhtemel sebepler gün yüzüne çıkacaktır. Geçmiş romantik ilişkileriniz hiç beklemediğiniz bir zamanda ve biçimde bitmiş olabilir. Bu senaryo birden fazla kere yaşanmış olabilir. Çocukluğunuzda ebeveynlerinizin şiddetli geçimsizliğine veya boşanma süreçlerine tanık olmuş olabilirsiniz. Ya da bakım verici olması gereken aileniz sizi büyük oranda ihmal etmiş olabilir. Elbette bu cevapları kendi benliğinizden bulup çıkartmak cesaret ve dürüstlük gerektirir. Ve siz şu an öyle düşünmüyor ve hissetmiyor olsanız dahi, sandığınızdan daha cesur ve güçlüsünüz.

Image via vecteezy.com
Kaybetme korkusunun temelini oluşturan nedenleri önce kendinize açıkladıktan sonra, romantik ilişkilerin devamlılığı için en önemli etmenlerden olan açık iletişimi sürdürmeli ve bunları partnerinizle de paylaşmalısınız. Unutmayın, görmezden gelinen bir sorun asla çözülmeyecektir. Aksine kaybetme korkusunun sizde oluşturduğu düşünce, duygu ve davranış kalıplarından zaman içerisinde partnerinizle deneyim paylaşımı ve açık diyalogla kurtulabilirsiniz.

Peki siz değil de partnerinizin kaybetme korkusuyla boğuştuğunu ve geçmişteki yaralayıcı olay ve durumları halen sağlıklı bir biçimde sindiremediğinizi gördünüz. Ne yapmanız gerekiyor? Girişte de vurguladığımız gibi, bunun doğallığının farkında olmalı, iletişim yollarının kapanmaması için çabalamalı, onun yanında olduğunuzu kendi benliğinizden ödün vermeyerek hissettirebilmelisiniz.

Tabii tüm bunlar emek, zaman ve enerji isteyen süreçler. Bunun için çaba göstermeye değecek bir ilişkiniz varsa, ne mutlu size! Zira bugünlerde emek verilmeyecek denli kıymetsiz ilişkilerin görünürlüğü, her şeyin görünürlüğü gibi giderek artmakta.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?