Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
pexels
SCOPE

Hoşgörü Paradoksu: O Zeytin Dalı Hep Uzatılmalı mı?

25 Oca 2023

Girdiğimiz ortamlarda her zaman bize ve sahip olduğumuz fikirlere saygıyla yaklaşan insanlarla karşılaşamıyoruz. Ancak genel tavrımız, “Sana yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına sakın ola yapma!” çizgisinde olduğu için; bize saygısızlıkla yaklaşan insanlara saygıyla cevap vermeyi tercih ediyoruz. Peki, bu gerçekten yapılması gereken mi? Yani siz karşı tarafa kaliteli bir duruş sergilediğinizi düşünürken, bilmeden tüm dünyaya kötülük yapıyor olabilirsiniz?

Bahsettiğimiz bu konu üzerine derin felsefi tartışmalar içerisine girebiliriz elbette ancak biz bu konuyu daha hayatın içinden bir noktadan ele almaya çalışacağız bugün. Somut örneklerle konuyu biraz daha açalım sizler için. Örneğin, trafikte sebepsiz yere maganda terörüne maruz kaldığınızı düşünün, ki bu ülkemizde sıkça karşılaşılan bir durum. Ortada hiçbir sebep yokken bir anda trafikte önünüze çıkan birinin aniden saldırgan bir tavra büründüğü, daha önce şahit olmadığımız şey değil. Hatta bununla alakalı çarpıcı bir olay da basına yansımıştı hatırlarsanız.

Hamile bir kadın, trafikte iki erkek yolcu tarafından sıkıştırılmış ve ardından arabasına saldırılmıştı. Bu noktada, takdir edersiniz ki haklı/haksız tartışması rafa kalkıyor ve iş, o dakika itibarıyla sakin kalan kişinin mağdur konuma erişmesine doğru evriliyor. Tabii, bunun devamında bir yargı sürecine gidildiği de yine hatırınızdadır diye tahmin ediyoruz.

pexels
Bu ve bunun gibi pek çok örnek, ne yazık ki hemen her gün karşımıza çıkan şeylerin kısa bir özeti. Biz, tolerans eşiği çok düşük insanlarla birlikte yaşamak durumunda kalan bir insan topluluğuyuz. Okulda, evde, işte ve günlük hayatın bizi sürüklediği her bir köşede bu ve bunun gibi olaylarla karşılaşmak bizim için kaçınılmaz. Tabii, çoğumuz bu saldırgan tavırlara fırsat vermeyip saygı çerçevesinde o agresif ortamdan uzaklaşmayı tercih ediyoruz. Bu tercihimizin altında ise iki farklı motivasyon yatıyor.
 
Bunlardan ilki, fiziksel ya da ruhsal şiddetin içine çekilmek istemiyor oluşumuz. İkinci motivasyonumuz ise saldırgan kişiye karşılık verecek olursak, onun ‘itaatkâr’ tavrımızdan haz alarak, ileride bunu başkalarına da yapabileceğini düşünmemiz. Sonuçta bu agresif tavrı sergileyen insanların en büyük beklentisi bizden benzer bir karşılık görmek.

pexels
Böyle bir durumda kişisel çıkarlarımızdan ziyade içimizdeki adalet duygusu baskın geldiğinden tüm insanlığın hayrına olan davranışa yani tepkisizliğe meylediyoruz. Burada biz kendimizi yok sayılanlar cephesine indirgiyoruz ve 'adil' davranarak diğerlerinin de hakkını gözetiyor, çünkü olması gerekenin, insanlığa karşı sorumluluklarımızın bu olduğuna inanıyoruz. Ama bu davranış biçimi gerçekten doğru olan mı? Bunun için ünlü filozof Karl Popper’ın sözlerine kulak vermek gerekiyor.
 
Karl Popper, 1937 senesinde korkunç bir olayın tam ortasında kalır. İngiltere'de eğitim verdiği yıllarda, bir grup yaşadığı yeri gizliden gizliye talan etmeye başlar. Çevredeki herkesi tehdit eden, ideolojileriyle çelişenlerin canına kıyan bu çeteyi saldırı yaşama korkusuyla geçen günlerinde mercek altına almaya karar verir. Aklına takılan bazı sorular vardır Popper’ın: Neden bu insanlara tolerans gösteriyoruz ve bu toleransın sınırı ne, bu saldırgan tavırlara neden ses çıkarmıyoruz?

pexels
Bu sorular onu ezber bozacak bir çıkarıma götürür: “Sınırsız hoşgörü zorunlu olarak hoşgörünün kaybolmasına yol açar. Sınırsız hoşgörüyü hoşgörüsüz olanlara bile gösterirsek, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı savunmaya hazır olmazsak, hoşgörülüler ve onlarla birlikte hoşgörünün kendisi de ortadan kalkacaktır.”

Bu sonuç, “Hoşgörü Paradoksu” olarak çıkar ortaya. Ancak Poppper, bu konudaki yaklaşımın nasıl olması gerektiğini de şu şekilde ortaya koyar:
 
Popper'a göre, hoşgörüsüz insanları yok saymak bile onları hoş görmek anlamına geliyorsa; dünyanın daha iyi bir yer olmasını isteyen bizlere düşen en büyük görev, çevremizde hoşgörüsüzlüklerle karşılaştığımız vakit hoşgörülü karakterimizi bir kenara bırakıp gereken tepkiyi göstermektir.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?