Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
pexels
ZOOM

Haksızken Bile Haklı Olduğunu Düşünmek Normal mi?

30 Kas 2022

Kabul edelim, girdiğimiz her tartışmada genellikle ilk düşüncemiz “haklı” olduğumuzdan emin olduğumuzdur. Yanlış yapan taraf biz olsak bile bunun aksini kabullenmek bizim için kolay olmaz. Zaten kim haksız olduğunu düşünerek bir tartışmaya girer ki, öyle değil mi? E siz haklı olduğunuzdan eminsiniz, karşı taraf zaten yüzde yüz ben haklıyım diyor peki bu durum nasıl tatlıya bağlanacak? Daha doğrusu zihniniz haksız olduğunuz fikrine nasıl ikna olacak?

Bunun için haklılık düşüncesinin zihnimizde nasıl su dolu bir tencere misali fokur fokur kaynadığına bakalım. Sonuçta sürece hâkim olmadan neticeye ulaşmak çok da mümkün değil. Yakın çevrenizden biriyle hararetli bir tartışma içine girdiğinizi düşünün.

Tartışmalar iki zihnin fikir çatışmasından ortaya çıksa da biz fikir ayrılıklarını çözümlemekten ziyade cenk eder gibi gireriz konuya genellikle. Ki bu aslında yerinde bir benzetmedir; çünkü bir düşman askeri ile karşı karşıya gelindiğinde içgüdüleriniz nasıl size hemen savunma hâline geçmenizi emrediyor ve adrenalin düzeyinizi tavana çekiyorsa benzer bir durum sözlü münakaşa yaşadığınız vakit de gerçekleşiyor.

pexels
Yine asker betimlemesi üzerinden gidelim. Öncesinde bir gözlem yapmanız ve durumu nasıl kontrol altında tutabileceğinizi belirlemeniz gerekir, öyle değil mi? Bunun için gözcüler belirlenir; içinde bulunulan durumun tahlil edilmesi ve tehlike anında en uygun taktiğin belirlenebilmesi için neyle karşı karşıya olunduğunun anlaşılması elzemdir. İşte bu düşünce üzerinden gerçek hayata bir dönüş yapalım ve asker/gözcü betimlemesi üzerinden gündelik tartışmalarımızı masaya yatıralım.

pexels
Tartışma esnasında biz ya asker ya da gözcü rolüne geçeriz. Eğer üstlenmemiz gereken rolün dışında bir role bürünürsek tartışmanın seyri değişebilir. Önemli olan zihnimizi bir köşede bırakmamak; çünkü böyle bir durumda doğru muhakeme yapabilme yeteneğimizi kaybetmemiz ve tartışmayı olması gerekenden farklı boyutlara ulaştırmamız işten bile değil.

Gerekçeli muhakeme olarak bilinen algılama durumunda bilgi yorumlayış şeklimiz bilinçaltımız tarafından yanlış noktaya yönlendirilebilir. Örneğin, bir spor müsabakasında karşı takıma çalınan faul düdüğü kendi bakış açımıza göre o an doğruyken aynı duruma bizim geçmemiz hâlinde bu kararın haksız bir karar olduğundan neredeyse eminizdir. İşte bu tam da bahsettiğimiz şekilde bilinçaltımızın bize bir oyunu!

pexels
Üstelik dikkat ettiyseniz, bu bilinçli bir eylem bile değil; haklılığımıza olan sarsılmaz inancımız aslında beynimizin bizi yönlendirmesiyle alakalı. Şimdi gidişatı izci/gözcü rolüne çevirelim. Haklı çıkmaya çalışma güdümüzü dışarda bırakarak, tartışmada kendimizi haklı çıkaracak konuşmalar üzerinden değil de yalnızca var olan duruma dair konuşmalar üzerinden gidersek tartışmanın rotası nereye döner? Olması gerektiği yere tabii; ama asla bizim yönlendirmeye çalıştığımız yere değil.

Eğer biz, beklentilerimizi ve önyargılarımızı bir kenara bırakarak sadece olmuş olanı ortaya koyarsak, zaten doğru sonuca ulaşabiliyoruz. Bunun için de bilinçaltında kendimize biçtiğimiz rolü askerden gözcüye çevirmemiz gerekiyor. Yanlış yapmak normaldir, her zaman doğruları söyleyen kişi olamayız. Bu insan olmanın bir koşuludur. Kusursuz bir varlık olsaydık, zaten insan olamazdık.

pexels
Bu sebeple kendimize dair en büyük yanılgımız olan her zaman haklı olduğumuz düşüncesini bir kenara bırakarak yanlış kararlar da alabildiğimizi kabullenebilirsek bizi doğruya yönlendirecek olan düşünceyi de benimsememiz kolaylaşır. Yani doğruyu öğrenmek için de yanlış bildiğini kabul etmek gerekir.

Kendini tanıyan bir birey, şahsi değerini haklılık ya da haksızlık durumu üzerinden değerlendirmez. Adalet duygusu gelişmiştir ve yalnızca doğrunun peşindedir; haksız olduğunu kabullendiği takdirde şahsi değerinden de bir şey kaybetmeyecektir. Peki siz bir tartışmada hangisi olmayı tercih edersiniz? Gözcü mü, asker mi? Yorumlarda buluşalım.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?