Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Gezegenler Serisi: Ulak Tanrısı Merkür
Mariner 10 Uzay Aracı ile alınan Merkür mozaik görüntüsü - NASA
BİLİM

Gezegenler Serisi: Ulak Tanrısı Merkür

18 Kas 2022

Hız tanrısı olarak da bilinen Merkür gezegeni, Güneş etrafında çok hızlı dolanır. Roma mitolojisinden, hız ve kanatlı ulak (haberci) tanrısı isimlerini almasının sebebi de budur. Gezegenler hakkında detaylıca bilgilere yer verdiğimiz bu yazı dizimizde, sahneye ilk olarak Güneş’e en yakın gezegen Merkür’ü davet ediyoruz.

3.000 yıl önceye gidiyoruz. Milattan önce 1.000 yıllarından kalma Babil tabletlerinde Merkür’e rastlıyoruz. Mul.Apin tabletlerinde yer aldığı kadarıyla Babilliler Merkür’e kendi ulak tanrılarının ismini veriyor, Nabu. Sonrasında Yunanlar yaklaşık olarak M.Ö. 350 yıllarında Merkür’ü iki ayrı gezegen sanıyorlar. Gün doğumunda görünen gezegene Apollo, gün batımında göründüğünde ise Hermes diyorlar. Bundan yaklaşık 50 yıl sonra aynı gezegen olduğu fark edilince Hermes adını kullanmaya devam ediyorlar.

Hermes - worldhistory.org
Milattan sonra 5. yüzyılda Hintli bir gökbilimci, Merkür’ün çapını şaşırtıcı derecede doğru ölçüyor. Hem de bu gözlemleri teleskop olmadan ve adı bilinmeyen bir alet kullanarak yapıyor. Gerçekte 4.879 km olan Merkür’ün çapını 4.841 km olarak ölçüyor. Surya Siddhanta adlı kitapta bu sonuç yer alıyor. Fransız bir gökbilimci olan Gassendi, 1631 tarihinde ilk kez Güneş’in önünden geçen bir gezegen gözlüyor. Gezegen geçişi ya da gezegen transiti olarak adlandırılan bu olay, yalnızca Dünya’dan daha iç yörüngeye sahip iki gezegen Merkür ve Venüs için gözlenebiliyor. Tıpkı güneş tutulmasında olduğu gibi Dünya ile Güneş arasından bir cisim geçer fakat yeterince yakın olmadıklarından Güneş’in ışığını engelleyemezler.
Son yaşanan Merkür geçişi 11 Kasım 2019 tarihinde gerçekleşti. Bir sonraki geçişler 13 Kasım 2032, 7 Kasım 2039, 7 Mayıs 2049 tarihleri.

Merkür ve evreleri
1639 yılında İtalyan gökbilimci Giovanni Zupi, Ay’ın evreleri gibi Merkür’ün de evreleri olduğunu keşfediyor. Belirli dönemlerde Güneş, Yer ve Merkür’ün konumları gereği gezegenin bir kısmı aydınlanıyordu. Bu durum Güneş Merkezli sistemi tekrar ispatlamış oldu. 28 Mayıs 1737 yılında ise tarihte bir kez görülebilecek bir olay yaşanıyor. İngiliz gökbilimci John Bevis, Merkür’ün önünden Venüs’ün geçtiğini görüyor. Gezegen örtülmesi olarak adlandırılan bu olayın tekrar etmesi neredeyse mümkün olmayacak.

Apollo - www.worldhistory.org
Mesafe olarak bizden çok uzaklarda olmayan Merkür gezegenini, gökyüzünde görmek oldukça güçtür. Öyle ki Kopernik’in hayatı boyunca Merkür’ü hiç göremediği söylenir. Çünkü gezegen sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde alacakaranlıktan hemen sonra şafak vaktine yakın saatlerde, ufuk çizgisine çok yakın bir yerde minicik bir parıltı olarak kendisini gösteriyor. Minik, yoğun ve çok sayıda krateriyle Güneş’in en yakınında bulunan bu gezegenin atmosferi yok denecek kadar az. Var olan atmosferinde kalan gazlar yalnızca hidrojen, oksijen, helyum, su buharı, sodyum ve potasyum.

NASA
Gezegenin bir atmosfere sahip olamaması, küçük boyutlarından ileri gelebilir. Bazı gökbilimciler, gezegenin kütleçekiminin, atmosferini tutmaya yetecek kadar güçlü olmadığı için, Güneş rüzgarları tarafından savrulmuş olabileceğini ifade ediyor. Merkür’ün iç yapısı da oldukça ilginçtir. Dünya’nın hacminin yalnızca %17’si demir çekirdekten oluşurken, Merkür’de bu oran %61 ile oldukça fazla. Bu hacimsel olarak büyük çekirdeğin sebebi, Güneş Sistemi’nin ilk oluştuğu dönemlerde meydana gelen bir çarpışma olabilir. Bu çarpışma neticesinde gezegenin üst manto katmanı soyularak daha iç katmanlar geride kalmış olabilir.

En yoğun göktaşı bombardımanı günümüzden 3,8 milyar yıl önce yaşanmışa benziyor.

dijitalx.com
Merkür, sıklıkla Ay ile karıştırılan bir gezegendir. Çünkü her iki gökcisminin de yüzey yapısı birbirine oldukça benziyor. Atmosfer olmadan Merkür gezegeni kendisini göktaşlarından koruyamaz. Günümüzden 3,8 milyar yıl önce yaşanan göktaşı bombardımanında, gezegenin alt katmanlarından yüzeye çıkan lavlar, yüzeyde düzlükler oluşmasını sağlıyor. Zamanla soğuyan gezegen bugünkü haline gelene kadar büzüşerek, kabuğunda yer alan çatlak ve sırtları oluşturuyor. 750 milyon yıl kadar önce gezegenin soğuması öyle bir noktaya geliyor ki büzüşen kabuk alt katmandaki lavların yüzeye çıkmasını engelliyor.

Merkür’de yer alan Caloris Havzası, 1.300 km genişliği ile Güneş Sistemi’nde bulunan en büyük krater.

Mariner 10 Uzay Aracı - airandspace.si.edu
Mariner 10, Merkür’ü ziyaret eden ilk uzay aracı. 3 Kasım 1979’da fırlatılıyor ve ilk yakın geçişini 29 Mart 1975’te gerçekleştiriyor. Sonrasında yapılan diğer yakın geçişler ile yüzeyinin Ay ile olan benzerliğini gözler önüne seriyor. Ardından 3 Ağustos 2004 tarihinde Messenger uzay aracı fırlatılıyor. Gezegenin üzerinden ilk yakın geçişini 2008 yılında yapıyor ve 2011 yılından beri Merkür yörüngesinde dolanmaya devam ederek bizlere eşsiz bilgiler gönderiyor. 

Messenger Uzay Aracı - en.wikipedia.org
Gezegenin yörüngesine oturması için 6 yıldan uzun süre geçmesinin sebebi teknik zorluklar. Öncelikle Dünya’dan Merkür’e olan yolculuk hızlı bir şekilde başlaması ama sonrasında Güneş’in çekimine kapılmaması için yavaşlatılması gerekiyor. Ayrıca Güneş’e yakın mesafede olduğundan, uzay aracının sabit sıcaklıkta kalması da oldukça zor. Bunun gibi teknik detaylar ve zorluklar görevlerin az ve uzun soluklu olmasına neden oluyor.

Merkür’de gündüzleri kurşun eriyebilirken, geceleri karbondioksit ve metan gazı, katı hale geçer.

NASA
Biraz da Merkür’ün garip yörüngesinden ve astronomide yer alan dönme-dolanma sorunundan bahsedelim. Önceleri Merkür’ün, Güneş ile tıpkı Ay-Dünya ikilisinde olduğu gibi sabit dönme yaptığı düşünülüyordu. Eğer böyle olsaydı gezegenin Güneş’e bakmayan karanlık tarafı uç derecede soğuk olmalıydı ama gözlemler bunu söylemiyordu. Gezegenin sıcaklığı gündüz +350˚C, gece ise -180˚C. Bu durumda gezegen kendi ekseni etrafında dönüyor olmalı. Gerçekten de böyle ama gezegenin kendi ekseni etrafındaki dönüş süresi, Güneş etrafındaki dolanma süresinden daha uzun. Kısacası Dünya’da yaşanan bir günün, bir yıldan uzun olduğunu hayal edin.

Merkür’de yer alan Discovery Uçurumu 650 km uzunluğunda ve 2 km yüksekliğinde.

esa.int
Dahası da var. Rakamlar ve geometri kafa karıştırıcı olabiliyor. Basitçe aslında Merkür üzerinde olduğunuzu hayal edin ve Güneş’in doğumunu izleyin, ardından tekrar izlemek için 176 gün bekleyeceksiniz. Bu, “bir Merkür günü” süresine eşittir ve Dünya’da 24 saattir. Halâ Merkür’desiniz ve gece gözlem yapıyorsunuz. Bir yıldızı işaretlediniz, o yıldızın tekrar aynı konuma gelmesi için geçen sürede Güneş tekrar doğmuyor ve yalnızca 59 gün geçiyor. İşte bu gezegenin kendi ekseni etrafında dönme süresidir, Dünya için 23 saat 56 dakikadır. Gelelim bir Merkür yılına. Gezegen adına yakışır biçimde Güneş etrafında bir tam turunu 88 gün gibi kısa bir sürede tamamlıyor, Dünya için bu süre yaklaşık 365 gündür.

Astronomide buna “3’e 2 dönme dolanma kitlenmesi” adı veriliyor. Yani gezegen Güneş etrafında 2 tam tur attığında, kendi ekseni üzerinde 3 kez dönmüş oluyor. Başka hiçbir gezegende olmayan bir özellik. Buna sebep olan şey ise Merkür yörüngesinin tam yuvarlak olmaması. Gezegenler arasında en basık yörüngeye sahip. Dolayısıyla Güneş’in Merkür’e uyguladığı çekme kuvveti değişiyor. Bunun bir başka sonucu da Merkür’ün yörünge ekseninin yıldan yıla değişmesi.

Merkür’den daha iç yörüngede, Vulkan adlı bir gezegenin var olduğu düşünülüyordu.

Yörüngesi değişmiyor fakat yörüngesinin uzaydaki yönü değişiyor. İç içe geçmiş çarklara kalemimizi takıp art arda daireler çizince oluşan şekiller gibi Merkür’de uzayda bu deseni çiziyor. Newton’un denklemleriyle açıklanamayan Merkür’ün yörünge presesyonu, Einstein tarafından 1915 yılında açıklanabiliyor. Bu durum Genel Görelilik Kuramı’na da uyuyor. 19. yüzyıl ortalarında Le Verrier bu hareketi açıklamak için bir öneride bulunuyor. Le Verrier’e göre gözlenemeyen ve Merkür’den daha iç yörüngede dolanan Vulkan adındaki bir gezegen bu etkiye sebep oluyordu. Böyle olmadığı, sonrasında yapılan gözlemlerle kanıtlandı.

Messenger Uzay Aracı tarafından çekilen Merkür yüzey görüntüleri - NASA
Merkür’ün yüzey şekillerinin isimlendirilmesi belirli bir sisteme göre yapılıyor. Kraterlere Tolstoy, Beethoven gibi sanatçı, besteci isimleri veriliyor. Vadilerine ise çeşitli gözlemevlerinden isimler veriliyor. Uçurumlara ise gemi isimleri konulurken sırtlar, uçurumlar gibi yapılara bilim insanlarının isimleri veriliyor. Ovalar ve düzlüklere de Sobkou Ovası’nda olduğu gibi Merkür’ün farklı dillerdeki isimleri veriliyor.

Rakamlarla Merkür Gezegeni:

Güneş’e ortalama uzaklık : 57.900.000 km
Yörünge (yıldızıl) dönemi : 87,969 gün
Dönme dönemi : 58,646 gün
Gün süresi : 176 gün
Ekvator çapı : 4.880 km
Kütlesi : 330.200.000.000.000.000.000.000 kg
Yüzey sıcaklığı : Gündüz 350˚C, Gece -180 ˚C
Kaynaklar:

Prof. Dr. Zeki Aslan v.d., Ed: Prof. Dr. Serdar Evren, “Astrobilgi” Bölüm 04: Güneş Sistemi, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayın No:266, 2020.

Maggie Aderin – Pocock, “Gezegenler” Kayaç Gezegenler: Merkür, TÜBİTAK – Ankara, 2019.

Prof. Dr. Selim Osman Selam, Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri “AST207 Güneş Sistemi” Ders Notu Bölüm 04 Merkür, Ankara, 2008.

Prof. Dr. Selim Osman Selam, Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri “AST412 Ay ve Güneş Tutulmaları” Ders Notu, Ankara, 2015.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?