Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Geçmişe Dönüş: Lost 5. Sezon İncelemesi
KÜLTÜR/SANAT

Geçmişe Dönüş: Lost 5. Sezon İncelemesi

04 Eki 2022

Geldik ada mahkumiyetinin sondan ikinci çıkışına sevgili okurlar. Uzun mu uzun bir yılanı andıran hikayesi ile karman çorman bir vaziyet alan Lost dizisi, beşinci sezonuyla biraz yormaya, e haliyle kafaları da epey bir karıştırmaya devam etmiş durumda. Biz yorulduk ve yıllar önce izlemeyi bıraktık dediğinizi duysam da ben inat ediyor ve dizinin beşinci sezonunu sizler için minik bir recap tadında ele alıyorum. Öyleyse yarım kalan yolculuğumuza devam edebiliriz…!

3.5 Bardak

Hepimizin bildiği üzere 4. sezonun sonunda Oceanic Altılısı olarak adlandırılan Kate, Jack, Sun, Hurley, Sayid ve minik Aaron adadan kurtulmayı başarıp gündelik hayatlarına geri dönmüşlerdi. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı yeni hayatlarına adapte olmak için oldukça zorlu süreçlerden geçen meşhur altılı, gerçekleştirdikleri basın toplantısında tüm dünyaya söyledikleri koca bir yalanla karşılıyorlar bizleri. Ada hayatına dair ser verip sır vermeyen Oceanic Altılısı, geride bıraktıkları arkadaşlarını korumak için tüm dünyaya yalan söylerken, Benjamin ve John Locke’un isteğini de yerine getirmiş oluyorlar. 

5. sezon ile olay örgüsünde adeta bir boyut atlandığı ve tüm hikayenin tepe taklak olduğunu söylemek pek mümkün doğrusu. Neden diye soracak olursanız, zaten asla spoiler olmayan bir bilgiyi paylaşayım isterim. Oceanic Altılısı adaya geri dönüyor sevgili okurlar! Fakat bizi asıl şaşırtacak olan ise geri dönüşü nasıl sağladıkları… Elbette ki spoiler olmaması adına paylaşmayacağım bu gelişmenin, izleyenleri zaten şaşırttığını, henüz izlemeyenleri ise oldukça şaşırtacağına emin olmakla birlikte bir miktar kafa karıştırıcı olacağına da kefilim olabiliyorum sevgili okurlar. 

Sıra geldi 5. sezonda ne gibi durumlarla muhatap olacağımıza… 4. sezonda akıllarda kalan Daniel Faraday, 5. sezonda da oldukça etkili bir rol oynuyor doğrusu. Bu yeni sayılan karaktere dair oldukça ilginç gerçeklerle karşı karşıya kaldığımız sezon boyunca, Benjamin Linus’un gerçeklerine dair de oldukça uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. “Peki bu yolculuğa nereden başlıyoruz?” diye soracak olursanız da, start çizgisinin epey bir geçmişi işaret ettiğini söylemek mümkün sevgili okurlar. Zaman yolculuğuyla son derece haşır neşir olduğumuz 5. sezonda önce ada sakinlerinin, ardından da Oceanic Altılısının 1977 yılına yolculuk yaptığını şuraya bir yere iliştirelim isterim. 1977 yılında çok daha farklı bir düzene sahip olan gizemli adada, iki düşman kutbun olduğu da asla atlanmaması gereken bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Dharma Initiative ismine hepimiz aşinayız, tıpkı Others’a aşina olduğumuz gibi. İki düşman kutbun kavgasının oldukça geçmişe dayandığı dizi evreninde, Dharma Initiative’i çok daha yakından tanırken, Others güruhunun mazisine de tanık oluyoruz. Elbette ki bununla son derece bağlantılı olarak Benjamin Linus’un nasıl “Ben” olduğu gerçeğini de bu sezon dahilinde gayet net öğreniyoruz doğrusu. 
 

Tüm bunları öğrendiğimiz esnalarda 4. sezonda adanın kaybolduğunu sanan bizler, bu gizemli bölgenin aslında kaybolmadığıyla, yalnızca geçmişe yolculuk yaptığıyla yüzleşiyoruz. Elbette ki üzerinde yaşayanlarla birlikte… Sawyer, Juliet, Miles ve Jin gibi kritik isimlerin adada kaldığını gördüğümüz hikayede, bu isimlerin 1977 yılında kendilerine oldukça sağlam bir düzen kurduğunu ve hatta Dharma Initiative’in birer üyeleri olduğunu da öğreniyoruz. Asıl şaşırtıcı nokta ise Sawyer ve Juliet’in bu yeni geçmişte birlikte olması olarak karşımıza çıkıyor. Fakat sanmayın ki bu birliktelik büyük bir aşkla temellendirilmiş… Her şeyi yıkmak için minicik bir Jack ve Kate dokunuşu yeterli olacaktır tahmin edersiniz ki. Ada hayatının güllük gülistanlık geçtiği 1977 evreninde, ne ile karşı karşıya kalacağından bihaber olan Sawyer, Jin’den gelen gizemli bir bilgiyle Dharma Initiative köyünden uzaklaşıyor ve Jin ile birlikte karşısında gördüğü manzara sonuncunda bir hayli afallıyor doğrusu. Gelecekten gelen ve normal şartlar altında 3 yıldır görmediği dostları Jack ve Hurley’i gören Sawyer, ikilinin arkasında beliren Kate karakteri ile hem şaşkınlığını hem de mutluluğunu gizleyemiyor desek yeridir. Fakat duygusallığa pek de yerin olmadığı 1977 adasında, durumu kontrol altına almak zorunda olan Sawyer, rütbesini kullanarak ve oldukça soğukkanlı bir tavır sergilemek için kolları sıvıyor. 

Tüm bunların yanı sıra adanın ve içindekilerin akıbeti için kendini feda edecek olan bir isim söz konusu. Elbette ki tahmin ettiğiniz isimden söz ediyorum fakat bambaşka bir kimlikle! 4. sezonun sonunda Jeremy Bentham olarak bir tabutun içinde karşımıza çıkan John Locke, adadan uzaklaşan 6 ismi bu diyara geri döndürmek için akılalmaz bir çabaya giriyor. Elbette ki en nihayetinde sonuca ulaşıyor fakat bedeli düşünülenden çok daha ağır olarak Locke’u karşılıyor. Bin bir hayret içerinde izlediğimiz John Locke’un vedasının intihar olacakken cinayetle sonuçlanması da bizleri bu hayret çukurunun içerisinde daha da derine itiyor doğrusu. Fakat sanmayın ki bu veda gerçek bir veda! En nihayetinde Lost evrenindeyiz, her şeyin mümkün olduğunu söylememe bile gerek yok sanıyorum sevgili okurlar…

Uzun lafın kısası 5. sezonun hikayesi epey bir karışık. Birden fazla olayın dallanıp budaklandığı, geçmişe geri dönüşün gelecekle son derece bağlantılı olduğu ve bu yolculuğun tüm ada sakinlerinin yanı sıra koca bir düzeni etkileyecek bir yolculuk olduğu, olay örgüsünde belirtilen en net detaylardan yalnızca birkaçı.

Öyleyse sıra geldi diziye biraz daha eleştirel yaklaşmaya… İlk sezonlarında izleyici heyecanını oldukça körükleyen ve merak duygusunu hep zinde tutan olay örgüsünden neredeyse eser yok desek yanlış bir şey söylemiş olmayacağımızı belirtmek istiyorum sevgili okurlar. Emin ki sizlerin de bizimle hem fikir olacağı bu durumun sorumlusu ise her sezon daha da karmaşıklaşan ve tabir-i caizse zorlama bir kurguya temellendirilen olay akışı. İzleyici son sezonlarda merak ve heyecan duygusundan ziyade büyük bir kafa karışıklığı çukuruna düşmekte ve ipin ucu çoktan kaçmış olayları takip etmekte güçlük çekmekte. Dolayısıyla gönül isterdi ki bu hikaye daha da fazla bulanıklaşmadan hızlı bir final yapsın fakat, dizi yapımcıları Lost’u çekmeye doyamamış olacak ki bir karmaşık sezon daha bizleri bekliyor sevgili okurlar. 

Anlayacağınız karmakarışık hikayesi ve gün geçtikçe genişleyen cast kadrosuyla bir sezon daha biraz zorla fakat belli ki oldukça merakla izlemeye devam edeceğimiz Lost dizisi, geçmişe dönüşün izlerini ve sonuçlarını üzerimize boca etmeye devam edecek. Bakalım, neredeyse 6 yıldır aşina olduğumuz karakterlerimizi final sezonunda ne gibi zorlu olaylar bekliyor. Öyleyse gelecek yazıya kocaman bir kanca atıp son sezonu da birlikte tartışmak için sizleri yeniden platformumuzda ağırlamak için bekliyoruz. 
 
Herkese iyi seyirler… 

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?