Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Feminizm ve Queer Teori Üzerine
pinterest.com
KADIN KAFASI

Feminizm ve Queer Teori Üzerine

27 Eyl 2022

“Feminizm” günümüzde kadınların pozitif ayrımcılığını veya kadının üstünlüğünü savunan bir kavram gibi görünse de bunun sebebi derinliksiz araştırmalar veya bir grubun parçası olma niyetiyle insanların dahil olduğu topluluklardan kaynaklanıyor. Aslına baktığımızda cinsiyet eşitliğini ve tüm insanların eşit olmasını savunan feminizm, birçok noktada “Queer teori” ile buluşsa da hem bu duruma karşı çıkan feministler, hem de queer teorinin daha evrensel sorunlara değindiğini vurgulayan filozof ve akademisyenler bulunuyor. Hadi gelin, feminizm ve queer teorinin ilişkisini birlikte inceleyelim…

2.5 Bardak
Kısaca bahsetmemiz gerekirse feminizm, cinsiyet farklılığı, cinsiyet eşitsizliği, cinsiyet baskısı ve yapısal baskıya başkaldıran, tüm insanların eşit haklara sahip olduğunu savunan ve bu konudaki hakları gözeten bir hareket veya düşünceler olarak özetlenebilir. Queer teori ise özelinde feminizmin savunduğu veya karşı çıktığı şeylerle kesişirken diğer yandan da cinsiyet odaklı problemlere sebep olan esas soruna odaklanmak üzerine geliştirilen düşünceler ya da pratiklerdir. Daha da basitleştirmemiz gerekirse, feminizm toplumsal cinsiyet kalıplarının sebep olduğu ayrımcılıklarla, queer teori ise cinsiyet denen kalıplarla mücadele içindedir. 


pinterest.com
Bazı feministler, queer teorinin savunduğu düşüncelerin, feminizm hareketlerinin etkisini azalttığını savunurlar fakat birçok düşünür ve queer, bu fikre katılmaz çünkü dayanışmanın ve birlikte ses çıkarmanın bir tarafın etkisini azaltacak amaçlarla gerçekleşmediğini söylerler. Bana kalırsa, feminist insanların çekindiği nokta, ülkemizde feminizmin bile henüz ne olduğu tam anlaşılmıyorken veya farklı noktalara çekilen pratiklerle baltalanıyorken cinsiyetsizliği savunan bir teorinin kafa karıştırıcılığında kilitleniyor. Öncelik ve ikincilik tartışmaları birçok konuda sürerken dikkat etmemiz gereken nokta belki de genel resme bakmak ve belli olan amacımız uğruna fayda sağlayabilecek olan karmaşalardan korkmamaktır ne dersiniz? 


Dünyanın birçok ülkesinde kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık hala bu kadar yüksek oranlardayken önceliğin insan sağlığına ve yaşama hakkına verilmesine tabii ki hak veriyorum. Diğer taraftan ise savunduğumuz eşitliğin yüzyıllardır neden sağlanamadığını düşündüğümde, kalıpların ve etiketlerin sosyal hayat başta olmak üzere insanları sınıflandırmak amacıyla kullanıldığını görüyorum. “Bu işi sadece kadınlar yapmalı”, “Erkeğin yaptığı bu spor fizyolojik olarak kadınlara uygun değil” gibi hayatımızın birçok alanında sözde işbölümüyle sağlanmaya çalışan birlik ve beraberlik, en temelinde doğuştan üzerimize yüklenen cinsiyetlerin bir sonucu değil mi?

pinterest.com
Kadın haklarını ve kadınların toplum içindeki eşitliğini savunurken, cinsiyet rolleri üzerinden karşılaştığımız bir çok problemli bakış açısı da çabamızı boşa çıkarmıyor mu? Örneğin kime kadın deniyor? Biyolojik olarak kadın üreme organına sahip bir şekilde dünyaya gelenlere mi, bu üreme sistemini kanıtlayacak kadar somut bir delile -yani bir çocuğa- sahip olan bireylere mi, yoksa biyolojik olarak bir erkek bedenine doğmasına rağmen kadın benliğine sahip olan transseksüellere mi? Gördünüz mü, savunacağımız kadın hakları için bile önce kısıtlamalara ve sınıflandırmalara takılan bakış açısından sıyrılabilmemiz gerekir. 

Cinsiyet ve cinsellik tek bir çizgide, sabit ilerleyen ve değişmez bir şey değildir. Queer teori de bu sapmaları anlatmanın bir yolu olarak görülür. Sadece kadın ve erkek olarak nitelendirilmekten bahsetmiyorum… Herhangi bir yönelim ya da cinsel kimliği karşılayan isimlendirmelerden de bahsediyorum. Yani lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel gibi isimler, her ne kadar insanların ait hissettiği ve “var olduğu” bir “normal”in olduğunu kanıtlamak veya hissetmek üzerine tercih edilmeye başlasa da bunun da bir sınırlama getirdiğini görmezden gelmemek gerekiyor. Çünkü bana kalırsa, tanımlanan her şey bir antitez ile karşılaşarak yeni bir “sentez” ortaya koymaya meylediyor. 

pinterest.com
“Kadınsa ne kadar kadın?” , “Erkekse ne kadar erkek?” üzerine geliştirilen sorgulamalar “Lezbiyense nasıl lezbiyen?”, “Biseksüelse ne kadar biseksüel?” gibi garip sınırlılıklar içine oturtulmaya çalışılıyor. Hal böyle olunca eşitlik için kurtulmamız gereken ayrımcılık, sadece daha küçük parçalara ayrılarak biraz daha saydam bir şekilde yoluna devam ediyor. Bu sırada da savunmaya çalıştığımız haklar veya karşı gelmeye çalıştığımız şiddet, bahsettiğimiz sınırlılıklar içine dahil olmayan insanları kapsamıyor. Bu sebeple feminizm hareketlerini günümüz dünyası için vazgeçilmez ve çok önemli bir başkaldırı olarak görmekle birlikte daha kapsayıcı bir bakış açısına da ihtiyacımız olduğunu gözlemleyebiliyorum.

Queer teorinin ikili cinsiyete karşı çıkmasının, özgürleştirdiği tüm cinsiyet ve cinsel eylemlerin dönüp dolaşıp yine feminizmin hedeflediği eşitliği sağlayacağını görmek, gerçekleşmesi güç bir hayalle karşı karşıya olduğumuzu hissettirebilir. En temelinde toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan pek çok sorunu, bu algıyı yıkarak çözüme kavuşturmak daha olası görünebilir ve bu amaçla yapılan çalışmaların daha çabuk sonuç verebileceği düşünebilir ki maalesef öyle değil… BM raporunda yayınlanan verilerin, tam olarak eşit bir toplum için 286 yıl gerektiğini söylediğini hatırlarsak, yine çok yakın bir gelecekte hayalimiz olan dengeye erişebileceğimizi söylemek zor olabilir. 

pinterest.com
Sonuç olarak feminizm ve queer teori, birbiriyle iç içe, birbirini kapsayan, birbirinden beslenen, birbirine ihtiyaç duyan ve zaman zaman birbiriyle çatışan iki ayrı çaba olarak yoluna devam etmiştir ve edecektir. Süreç içinde daha evrensel çözüm önerileri için bir araya gelen bu iki kavram, ne olursa olsun cinsiyet kalıplarını ve toplumsal normları irdelediği, bunların insanlara verdiği zararın önüne geçmek istediği ve bu amaçla eyleme geçirilebilecek yeniliklere kafa yorduğu için önem verilmesi ve bana kalırsa cephe almadan desteklenmesi gereken hareketlerdir. 


Kaynaklar:




©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?