Fazla Kilolu Hissetmek Ne Anlama Geliyor?
WELLNESS

Fazla Kilolu Hissetmek Ne Anlama Geliyor?

Hem kendimizden hem de çevremizdeki insanlardan mutlaka en az bir kez duyduğumuz bir deyiştir bu: Fazla kilolu. hissetmek. “Bugün kendimi kilolu hissediyorum.”, “Bunu yiyince kendimi kilolu hissediyorum”, “Bunu giyince kilolu hissediyorum”, “Spor yapmadığım günler kilolu hissediyorum”… Peki, son derece sık kullandığımız bu cümle aslında neyi ifade ediyor? Kişinin gerçek BMI değerlerinden ve nasıl göründüğünden bütünüyle bağımsız olan bu “his” aslında yeme bozukluğu ve beden imajının göstergesi olabilir mi?

Editör :Gizem Kalaç
Yayın Tarihi :14 Nis 2021
Süre :2 Bardak

null

Son zamanlarda “sezgisel yeme” kavramıyla birlikte öne çıkan ve sıkça duyduğumuz bir öneri var: “acıkınca yiyin ve doyduğunuz zaman durun”. Normal şartlarda zaten temel bir ihtiyacımız olan ve Maslow piramidinde kendisiyle birlikte yer alan, diğer temel ihtiyaçlarımızda olduğu gibi sezgilerimiz ve kişisel ihtiyaçlarımız çevresinde şekillenmesi gereken beslenme konusuna yönelik bu denli basit bir önerinin yüzlerce insana “evet, sonunda bunu yapabilmeye başlayınca rahatladım” dedirtmesinin altında ne yatıyor olabilir? Yanıt aslında basit bozulmuş bir yeme anlayışı. Yıllardır medya üzerinden pazarlanan türlü diyetler, ‘cleanse’ler, sürdürülebilir olmadığı açık olan ağır egzersiz programları, farkında olalım ya da olmayalım pek çoğumuzun yeme ve beden imajında bozukluklar meydana getirdi.

null

İşte “kilolu hissetmek” de aslında bu durumun yansımalarından biri. Eğer emin olamıyorsanız kendinize durup düşünmek için biraz zaman verin. Sizce “fazla kilolu olma” bir “duygu” mudur? Bir kişi tabii ki kilo alır ancak bir anda kilo alındığını “hissetmek” mümkün değildir. Elbette kişinin görünüşünde, günlük alışkanlıklarında kilo alımı nedeniyle farklılıklar oluşabilir. Ancak kilolu olma durumunun bir his olarak algılanması ve sıklıkla rahatsızlık, mutsuzluk, gerginlik gibi duygularla özdeşleştirilmesi Diyetisyen ve Psikolog Alara Kerimler’e göre kilo alımının sonuçlarına bağlanan olumsuz düşüncelerle ilgilidir. “Kimse beni beğenmeyecek ve sevmeyecek”, “Vücudum değiştiği için öfkeliyim” gibi ifadeler bu olumsuz düşüncelere örnek olarak gösterilebilir.

null

O halde bu hissi yaşadığımızda kişisel farkındalık kazanmak için neler yapabiliriz? İlk olarak kendimizi durdurup geniş resme bakmayı deneyebiliriz. Ne zaman böyle hissediyoruz? Böyle hissetmemize neden olan tetikleyiciler neler? Yasaklı olduğuna inandığımız bir besin, uymak zorunda olduğumuza inandığımız yeme saatlerinin dışına çıkılması, planlanan egzersizin yapılamaması ve bunun gibi durumlarla kilolu hissettiğimiz zamanlar arasında bir bağlantı var mı? Bu soruların yanıtları aslında bizlere duygularımızın farkında olma ve onları doğru etiketleme şansı yaratıyor. Bu da zayıf hissetme zorunluluğundan sıyrılmamızı sağlayarak kendimize öz şefkat göstermemizi kolaylaştırıyor.

null

Bunları yapabilmemiz bozulmuş yeme davranışı özelliklerinden biri olan ve nasıl göründüğümüzden, beden kitle endeksimizden bütünüyle bağımsız olan bu düşünceyi tanımamıza yardımcı oluyor. Eğer bozulmuş bir beden algınız varsa bu yazıyı okurken “Ben kilolu hissediyorum ama zaten kiloluyum” diye düşünüyor bile olabilirsiniz. Bu noktada klinik olarak fazla kilolu olma konusunun ve hatta beden kitle endeksinin uzmanlar arasında dahi tartışmalı olduğunu hatırlamak ve tıbbi olarak böyle bir tanı alınsa bile bu durumun bir “his” olmaktan farklı olduğunun bilincinde olmak önem taşıyor. Zira artık biliyoruz ki hangi beden ölçülerine sahip olunduğundan bağımsız bir biçimde vücuduyla barışık olan kişiler kendilerine daha doyurucu bir şekilde öz şefkat göstererek arzuladıkları yeni alışkanlıkları yaşamlarına entegre edebiliyorlar.

Elbette fazla kilolu hissetmek bir alışkanlık haline dönüşmüş ve zihne yerleşmiş ise bunun bir günde kaybolmasını bekleyemeyiz. Bununla birlikte bununda sevinci, üzüntü ve diğer tüm duygular gibi kişisel ve geçici olduğunu hatırlamak bize bu mücadelede yardımcı olabilir.

Yukarı Kaydır