Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Erkek Gibi Maşallah: Trafikte Kadın Olmak
KADIN KAFASI

Erkek Gibi Maşallah: Trafikte Kadın Olmak

16 Kas 2022

Trafiğin kadınlarla değil, maskülen dünyayla yani erkeklerin dünyasıyla göbekten bağlı olduğu bir yerde yaşıyoruz. Peki “Karı gibi araba kullanıyor” lafından, trafikte ötekileştirilmekten ve zorbalığa maruz kalmaktan artık çok sıkılmadık mı? Erkekleri de kadınlar gibi nezaketli araba kullanmaya ve yazının devamına bekliyoruz.

Haydi trafikte duyduğumuz bazı cümleleri sıralayalım, bulmakta çok da zorlanmayacağımıza çok eminim.

“Şu sağdan sağdan 40’la giden var ya, kesin kadındır.”
“Karı gibi araba kullanıyorlar ya!”
“Sen sollayacaksın da ben göreceğim!”
“Aynaya değil yola bak yola!”
“Yürüsene lan, kadın sürücü işte!”
“Bunlara kim ehliyet veriyor?”
“Tır döner oradan be tır!”
“Ne zaman biri hata yapsa yaklaşıp bakıyorum hep kadın çıkıyor, bu bir tesadüf mü?”
 
Kadınlar her alanda olduğu gibi trafikte de cinsiyetçiliğe maruz kalıyorlar. Kendi deneyimlerinizden düşünün, illa araba kullanmanıza gerek yok. Bir gözlemci olarak yaşadıklarınızı ve gördüklerinizi düşündüğünüzde içiniz sıkılmıyor mu? Sıkılmıyorsa muhtemelen cinsiyetçi bir erkek ya da umursamaz birisinizdir.

Kadınlar Nereye Ait?
 
Trafikte kadına erkeklere bakıldığı gibi bakılmamasının, bu konuda erkekler kadar yetkin olmadıklarının düşünülmesinin aidiyetle göbekten bağlı bir sebebi var. Kadını eve, ev mekânına ve teknik olarak yalnızca ev işlerine ve çocuk bakımına ait gören zihniyet, sokaktaki kadını kabul edemiyor. Hele ki özgürce araç kullanan, tamamen seyahat özgürlüğüne sahip olan, istediği zaman sorgusuzca ve izin alma ihtiyacı hissetmeden arabasına binip giden kadın figürü kontrol edilemez olduğundan korkutucu geliyor şüphesiz. Eve ait olan kadının sokaklarda “fink atması” onu hafif kadın statüsüne sokuyor bazı zihniyetlerde. Yani temel sorun kadının oraya ait olmadığını düşünmekle başlıyor.

Cinsiyetçilik Evde Başlıyor
 
Erkeklerin trafikteki tutumlarından ve yarattıkları paradokstan bahsetmeden önce, normal ve gündelik yaşamlarındaki cinsiyetçiliklerine bakmak gerekiyor. Bir erkeğin trafikteki tutumunu aslında ayrımcı olup olmaması belirliyor. Eğer ki kadın cinsini erkek cinsinden aşağı görüyorsa, zaten bu normal olarak trafikteki tutumuna da yansıyor -ki kadını eve ait görmek de bunun bir parçası değil mi zaten? Belirlenmiş toplumsal cinsiyet rolleri kadının yerini ve erkeğin yerini net bir şekilde çizer. Sokak maskülendir ve erkeklerindir, ev ise feminendir ve kadınlarındır.
Kadınların kötü araba kullandığı gibi bir yerleşik algı var özellikle mizojinist erkeklerde. Aslında o noktada yatan mesele, değersizlik duygusundan fazlası değil. Kendi yaşamındaki duygusal eksiklik bir nefret olarak ortaya çıkıyor genellikle. Psikolojik tahlilleri es geçmeyin, bu noktalarda gerçekten önem taşıyorlar. Elbette mizojini bununla sınırlı bir şey değil. Anne-babadan gördüğünü sorgusuzca işleyen basmakalıp zihniyet de bu durumu besliyor tabii ki.

Erkekler Bir Paradoks Yaratmıyor Mu?
 
Özellikle mizojinist erkekler, hatta en ılımlı olanları bile şu cümleyi kuruyor: “Canım kadınlar da trafikte biraz şey”. O “şey”den kötü, yetersiz, beceriksiz anlamlarını çıkartabiliriz pekâlâ. Peki pek sevgili ılımlı mizojinist arkadaşım (o nasıl oluyorsa), sen trafikte terör estirirken, beni ötekileştirirken, erkeklik kisvesi altında hızlı, tehlikeli ve sert bir şekilde araba kullanırken, beni sıkıştırmaktan imtina etmezken, yavaş gittiğimde ayrı, hızlı gittiğimde ayrı tepki gösterirken, zorbalık ederken, bana alan açmazken benden nasıl tam anlamıyla sağlıklı bir yolculuk çıkartmamı bekliyorsun? Kaldı ki ben yolumda sakince gidiyorum, kimseyi sıkıştırmıyor, kimseyi tedirgin etmiyorum, hız kurallarına, takip mesafesine, ışıklara uygun hareket ediyorum. Sen her yayaya yol verişimde tam arkamda acı frenle durur, öfkelendiğini belli eden hareketler yapar, zorbalıkla sollarsan kötü araba kullanan ben mi oluyorum gerçekten? Kaldı ki yapılan araştırmalara göre, kazaların önemli bir bölümü erkeklerin aldığı riskler nedeniyle gerçekleşiyor.
Günümüzde her 3 kişiden 2’sinin yanında bir bıçak, en iyi ihtimalle bir sopa varken hangimiz hangi koşulda güvendeyiz? Zayıf olanı yok etmek üzere kurulu bu düzenin her parçası her yana saçılmış durumda, toplayabilene aşk olsun. Meşrulaştırdığınız şey kadının kötü araç kullanmasından çok cinsiyetçiliğin doğası. Erkeğe ait alana teklifsizce giren kadının hazin sonu da diyebiliriz.
 

Erkek Gibi Maşallah
 
Bir diğer problem de iyi araba kullanan kadınlara yapılan “erkek gibi” benzetmesi olsa gerek. Mesele dilde başlıyor diyoruz ya bakın burada da karşımıza çıkıyor. İyi araba kullanıyorsak neden bir cinsiyete benzetilmek durumundayız? Bu da sokağın, trafiğin erkeğe ait olduğu algısını yaratıyor otomatik olarak. Toplumsal cinsiyet rollerini hatırlatıyor, kalıp yargıların altını çiziyor. Kadınlar da erkekler gibi insandır, onlar da seyahat özgürlüğüne sahiptirler.
Çocuklarımıza aslında ne öğrettiğimize, onların dilini nasıl geliştirdiğimize, cinsiyetçi kalıplar yerleştirip yerleştirmediğimize dikkat etmek durumundayız. Bu yüzden en başta verdiğim cinsiyetçi serzenişlerin tehlikesinin farkına varmak çok önemli. Bu çağda konuştuğumuz bu meseleden utanarak söylemek isterim ki, kadınlar da en az erkekler kadar insandır. Her alanda özgürlüğe ve eşitliğe saygı duyulan bir dünya umuduyla…
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?