Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Ekonomide Küresel Soğuma: Büyük Güçler Kutuplaşıyor
EKONOMİ

Ekonomide Küresel Soğuma: Büyük Güçler Kutuplaşıyor

23 Kas 2022

Aldığı büyük darbelerin sersemliğinden henüz sıyrılamayan Dünya ekonomisi, yeni bir tehlike ile karşı karşıya. Birleştirici küreselleşme politikası, büyük güçlerin yıkıcı hamleleri ile yerini deglobalizasyona kaptırmanın eşiğinde. Tarih, bu tehdidin yok ediciliğini hatırlatıyor.

2 Bardak
Rusya - Ukrayna Savaşı tüm yıkıcılığı ile devam ediyor. Rusya Lideri Vladimir Putin'in kararlı ve tehditkar tavrı; yalnızca Ukrayna topraklarını ve halkını değil; doğalgazda Rusya'ya bağımlı birçok ülkeyi de etkiliyor. Kış mevsiminin ayak seslerinin duyulması ile doğalgaz endişesi tırmanıyor ve ekonomi can damarı olan doğalgazdan yeni bir darbe almaya hazırlanıyor.

ABD ÇİN'E EKONOMİK SAVAŞ İLAN ETTİ: JEOPOLİTİK SONUÇLARI AĞIR OLABİLİR

Küresel soğumanın ilk rüzgarlarını estiren savaşın ekonomik tahribatı ABD'den gelen çip darbesi ile iyiden iyiye aşınıyor. Bu aşınma habercisi; bir ekonomik savaşa da işaret ediyor. ABD Ticaret Bakanlığı, 10 Ağustos 2022'de; küresel ticaretin 'yeni petrolü' kabul edilen çipin; yarı iletken ve dolaylı teknolojilerin Çin'e ihracatına yeni denetimler getirildiğini açıkladı.

Bu açıklama; ABD ve Çin saflarının ihracat ilişkisinin bir ihtilaf ilişkisine dönüşümünün açık seçik beyanıydı.

Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin'e karşı yaptırımlarının ötesine geçen bu hamlenin amacı Çin'in askeri gücü için ihtiyaç duyduğu kritik teknolojilere erişimini engellemek. Öte yandan bu hamle Çin ekonomisinin gelişimini durdurmak gibi bir amaca da hizmet ediyor. Ne var ki uzmanlar, ABD safından gelen denetim yaptırımı adı altındaki ekonomik savaş beyanının büyük jeopolitik sonuçları olacağına dikkat çekiyor.


"GÜÇ SAVAŞLARI DÜNYAYI YOK EDEBİLİR"

İzlenen bu yolda küreselleşmenin terk ediliyor olması; iyileştirici bir yerelleşmeden ziyade; ayrıştırıcı bir güç kırılmasının ve kötü sonuçlar doğuracak bir rekabetin sinyallerini veriyor. The Financial Times’ın baş ekonomi yazarı Martin Wolf, küreselleşmeyi en çok tehdit eden şeyin güç savaşları olduğunu savunuyor ve ekliyor:

"Güvenliklerini artırmaya çalışan büyük güçler, rakiplerini daha güvensiz hale getirerek aşağı doğru bir güvensizlik sarmalı yaratır. Bu sarmalda zaten uzun bir yol almış durumdayız. Dünya ekonomisinin kaderini bu gerçeklik şekillendirecek."

Wolf'a göre, küreselleşmeyi terk etmek bir çeşit hastalık ve 'bu hastalığın ateşli safhası' dünyayı yok edebilir.
Peki Tarih Ne Söylüyor?

19. yüzyılın başlarındaki Sanayi Devrimi'ni bir milat olarak kabul edecek olursak; bu yeni çağ iki kez sınır ötesi ekonomik entegrasyonun derinleştiği döneme tanıklık etti. 1914'ün öncesi küreselleşmenin ilk dönemiydi. 1940’ların sonlarında başlayan ikinci dönem 1970’lerin sonlarından itibaren ivme kazandı. İki dünya savaşının yaşandığı bu aralıkta, bir kez deglobalizasyon (küreselleşmeden uzaklaşma) ortaya çıktı. Bu ayrılık, son derece sancılıydı. Git gide derinleşen bu süreç, 2007 ve 2009 yılları arasında nüks eden mali krizin ardından stabil kalabildi.

Siyasi ve ekonomik çöküşün hat safhaya ulaştığı 1914 ve 1945 arası dönem, küresel soğumanın hiç hayra alamet olmadığını söylüyor. Çünkü bu ayrılık, yaşanan çöküşün en büyük tetikçilerinden biri olarak kabul görüyor.

Küresel uzaklaşmanın yarattığı telaş ile kaleme sarılan konunun uzmanları; bangır bangır uyarıyor. Bu defa 20. yüzyıldaki “Büyük Küreselleşmeden Uzaklaşma” ile aynı senaryoyu yaşamayacağız. Bugün büyük güçlerin ayrışması; sonucunda çok büyük felaketlere yol açacak. Çünkü 'büyük güç' olmak; yok edici kapasiteye sahip olmak anlamına geliyor...


5 MİLYAR İNSAN ÖLEBİLİR

Rutgers Üniversitesi referanslı bir araştırma, ABD ile Rusya arasındaki tam ölçekli bir nükleer savaşın 5 milyardan fazla insanın ölümü ile sonuçlanabileceğini ortaya koyuyor. Nükleer Kış olasılığının da hesaba katıldığı bu araştırma sonuçları, küresel soğumanın ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Martin Wolf, küresel ayrışma ile ilgili bir yazısında şu ifadelere yer vererek, meselenin iklim krizi tehdidine de dikkat çekiyor:

"Bu seferki küreselleşmeden uzaklaşmanın sonuçlarını daha da kötü kılan bir başka neden de yaşanabilir bir gezegen için yüksek düzeyde ve aydınlanmış bir iş birliğine bağlı olmamız. Bu, özellikle birlikte küresel karbondioksit emisyonlarının yüzde 40’ından fazlasını üreten Çin ve ABD için geçerli. İklim mücadelesi mükemmel bir kolektif eylem gerektiriyor. İş birliği ilişkilerinin bozulması, kontrolden çıkmış bir iklim değişikliği sürecinden kaçınmaya yönelik mevcut şansımızın da sona ermesi anlamına gelecektir."

Çin ve Batı'nın birbirleriyle ve dünyanın geri kalanıyla hem rakip hem de entegre olduğunu öne süren Wolf, küresel ayrışmanın acısız bir yolunun mümkün olmadığını dile getiriyor.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?