Dünyanın En İyi 5 Müze Restoranı
musiam-paris.com
GASTRONOMİ

Dünyanın En İyi 5 Müze Restoranı

“Sanatsız bir hayat düşünemem” diyenlerden misiniz yoksa “Önce karın doymalı” diyenlerden mi? Eğer sanata olan aşkınız yemekle yarışamıyorsa, ikisinden birini seçmek zorunda değilsiniz. Sizler için listelediğimiz müze restoranlara gittiğinizde karşılaşacağınız tek sorun, çevrenizi izlerken yemeklerinizin soğuması olabilir… Birbirinden ihtişamlı yapılarıyla bizi büyüleyen restoranlarda müze gezinize bir mola vermek isterseniz, hemen başlayabiliriz.

Editör :Ecem Yılmaz
Yayın Tarihi :05 Ağu 2022
Süre :2 Bardak
Sanat düşkünü biriyseniz, müze gezmekten ne kadar keyif aldığınızı tahmin edebiliyoruz. Peki daha önce bir müzeye, sanat eserlerini yakından incelemek için değil de karnınızı doyurmak için gittiğinizi hatırlıyor musunuz? Kulağa biraz garip geliyor öyle değil mi… Dünyaya adını duyurmuş aşağıdaki restoranlara göz attıktan sonra fikriniz değişebilir çünkü aslında müze içinde müze geziyormuş gibi hissedebileceğiniz eşsiz detaylarıyla, sanatın bir yandan karın da doyurabildiğine şahit olabilirsiniz…

bizevdeyokuz.com

Restaurant du Musée d’Orsay


Eski bir tren garından dönüştürülen Musée d’Orsay, Paris’teki Louvre Müzesi’nden sonra akıllara gelen ilk müze olabilir. Hatta bazı Türkler tarafından hem dolaşma kolaylığı açısından hem de içinde bulundurduğu koleksiyonlar açısından Musée d’Orsay daha fazla tercih edilir. Sanıyoruz ki müze restoranlarının içinde, kendinizi bir tablonun parçası gibi hissedebileceğiniz en etkileyici yer, burası olur.
Yıldızlar gibi ışıldayan avizelerinden tavan resimlerine, restoranın içinde konumlandırılmış heykellerinden duvar işlemelerine kadar büyük bir özenle oluşturulmuş bu restoran, yüz yılı aşkın geçmişinin izlerini, üzerinden sihirli bir pelerin gibi çıkarır ve hünerlerini sergiler gibi ziyaretçilerine açar. Fiyatların çok da ulaşılmaz olmadığı bu restoranda ana yemek, tatlı veya aperatif şeyler yiyebilir, dilerseniz sadece keyif kahvenizi içip güne öyle başlayabilirsiniz.

us.baccarat.com

Baccarat Cristal Room


Moskova’da bulunan Baccarat Cristal Room isimli müze restoran, ünlü iç mimar ve tasarımcı Philippe Starck tarafından tasarlanmıştır. Şef Michel Lenz’in ellerinden, Fransız mutfağının eşsiz lezzetlerini en özenli haliyle tadabileceğiniz bu yerde, her ay mevsimine göre menü değiştirilir ve tazelik ön plandadır. Ayda bir canlı müziğin olduğu bu restoranda, çikolata püresi tatlısı müşterilerin vazgeçemediği bir lezzettir. 
Kaliteli şaraplarıyla yine yüksek standartlara ulaşan restoran, 1890’lı yıllarda A.E. Erihson’un projesiyle yapılan binanın dikkat çekici mimarisinden esinlenerek özgün tasarımını gözler önüne serer. İkinci kata çıktığınızda karşılaşacağınız devasa avize, salonun en gözde parçası olur ve taş duvarların arasında tarihi bir yapıyı andıran atmosfer, restoranı eşsiz kılan özelliklerin bizce başında gelir…
 

flickr.com

Nerua 


Meşhur Guggenheim Müzesi İspanya’nın Bilbao şehrinde, çağdaş sanatın yaşatıldığı ve hissettirildiği en önemli yerlerden biridir. Nerua isimli restoran, bu müzenin içinde bulunur ve çelik-titanyum ağırlıklı malzemelerle oluşturulmuş müzenin, kendine hayran bırakan mimarisinden esinlenen yapısı, sanat eserlerinin sergilendiği esrarengiz alanları anımsatır.  Özenli menüsü, dünyanın en iyi müze restoranlarından biri olarak kabul edilmesini sağlamıştır. 
Yalın ve çarpıcı tasarımıyla Nerua, Şef Josean Alija tarafından hazırlanan İspanya lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz ilk duraklardan biri olmalıdır. Yerel mutfaklarının inceliklerine şahit olurken her mevsime uyum sağlamak adına değişen menüleri, tazeliğin ve şaşkına çevirecek lezzetlerin temelini oluşturur. 

theacropolismuseum.gr

Acropolis Museum Restaurant 


Acropolis Museum Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Antik Yunan döneminden günümüze kadar taşınan eşsiz hazinelere ev sahipliği yapar ve Acropolis Tepesi’nden çıkarılan arkeolojik eserlerin sergilendiği koleksiyonlarıyla tüm dünyanın dikkatini çeker. İkinci katında bulunan Acropolis Museum Restaurant ise göz alıcı bir manzarada geleneksel tarifleri tatmaktan hoşlanan misafirleri ağırlar.
Öğle saatlerine kadar sunulan geleneksel Yunan kahvaltısı, ziyaretçilerin keyifle katıldığı bir seremoniye dönüşür. Müze ziyaretleri dışında da hizmet veren bu restoran, aile veya iş yemekleri için de sıklıkla tercih edilen mekanların başında gelir.  

flickr.com

Le Georges Restaurant 


Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan ünlü sanat merkezi Centre Pompidou, Avrupa’nın en büyük modern sanat müzesini bünyesinde barındırır. Açılışı 1977 yılında yapılan bina, başlarda petrol rafinerisine benzetilse de zaman geçtikçe şehrin simgesi haline gelen bir yapı olur. Yılda yaklaşık 3.8 milyon ziyaretçiyi ağırlayan sanat merkezinin çatı katında bulunan Le Georges Restaurant, kentin ışıklı manzarasını, tamamen camlarla kaplı mekanın en önemli dekoru haline getirir. 
Fütüristik yapısını minimal nesnelerle destekleyen restoran, her masayı yalnızca bir adet gül ile süsler ve birbirinden farklı geometrik şekillerde oluşturulan kapsül görünümlü alanlar, farklı bir yüzyılı betimleyen bir film sahnesini andırır. Yemeklerine gelecek olursak, başlangıç olarak sunulan bal ile harmanlanan incirler, bize restoranın tatlı menüsü hakkında adeta göz kırpar. Ünlü şef Simone Zanoni’nin elinden çıkan ana yemeklerde ise Pekin ördeği veya tavuk, karides risotto, buharda pişirilmiş somon, Tataki isimli ızgara ton balığı gibi birbirinden farklı lezzetler, sizleri bekler… 

Yukarı Kaydır