Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Dünya’nın Dönüşü Rüya Görme  Sebebimiz Olabilir
pinterest
BİLİM

Dünya’nın Dönüşü Rüya Görme Sebebimiz Olabilir

Rüyanın nedeni ve rüyanın anlamı her daim sorulagelmiştir. Neden rüya görüyoruz? Rüya görmenin bir anlamı var mı? Son dönemlerde yapılan kimi araştırmalar rüya kavramına bakış açımızı tamamen değiştirebilir. Rüya görmenin kişinin gün içinde yaşadığı psikolojik süreçlerle bağlantısı üzerine çok şey söylenmiştir. Ya bundan çok daha fazlası varsa! Rüya görmek Dünya’nın ekseni etrafında dönmesiyle ilintili olabilir mi? Duyularımızın baskın çıkma mücadelesi rüya görmemizi mi tetikliyor? Yepyeni ve zihin yakan bu teoriye beraber göz atalım.

Editör :Eren Şahin
Yayın Tarihi :22 Eyl 2022
Süre :2 Bardak
Ünlü Amerikalı sinirbilimci ve yazar David Eagleman, 2021 yılında yayımlanan Canlı Devre kitabının bir bölümünde şu sorulara cevap arıyor: Dünya’nın ekseni etrafında dönmesi rüya görmemize sebep olabilir mi? Geceleri rüya görmemizin astronomiyle ne gibi bir bağlantısı var? Oldukça farklı bir perspektiften meseleyi ele alan, beyin çalışmalarında ün yapmış bilim insanı Eagleman, şimdi yazacağımız satırlarda mealen şu açıklamaları dile getiriyor:

pinterest
''İnsanın Freudiyen bakış açısıyla yaklaşması sonucu, rüyaların gün içinde veya rüya gören insanın yılların getirisinde bilinç dışında oluşan aksiyonların bir karşılığı olabileceği iddiasını öne sürüyor ve bazı uzlaşmazlıklar dışında bu teori genel-geçer bir bilgiymişçesine kabul görüyor.'' Bilindiği üzere doğuştan kör insanların rüyalarında görsel emareler bulunmaz; aynı şekilde doğuştan sağır insanlar da rüyalarında herhangi bir ses duymaz. Bunun neticesinde duyular, işlevsiz duyunun yerine geçmek için beyne atak eder ve olmayan, kullanılamayan duyu yerini diğer duyuların gelişim sahasına bırakır.

Yani dememiz o ki; kör bir insan görme duyusuna sahip bir insandan daha iyi görebilir yahut daha iyi koklayabilir. Duyular arası süblimasyon ya da diğer ismiyle beyin plastisitesi devreye girer. Olmayan duyunun yerine geçen diğer duyu mekanizması ve işlevi manasına gelen, beynin fizyolojik ve yapısal değişiklere uğrama yeteneği olan bu kavram Eagleman’ın bahsettiği teorinin altyapısında güçlü bir argüman olarak kendine yer bulur. Yapılan araştırmalarda deneklerin gözü bağlandığında aksiyon alamayan görsel kontekse 40 ila 60 dk içinde diğer duyulardan saldırılar gelir ve diğer duyular bu duyunun yetersizliğini diğer duyuya yer açarak karşılama ihtiyacına girer.

pinterest
İşte tam bunun üzerine, teoriye göre gezegenimiz 24 saatlik kendi ekseni dönüşü sırasında 12 saate yakın karanlıkta kalır. Bu süre zarfının birçoğunu uykuda geçiren canlılar biz de dahil olmak üzere, fizyolojik ihtiyaç sonucu da uykuya dalarız. Bu süre boyunca kullanılmayan görme duyumuz, diğer duyuların saldırısına uğramamak için beyinde bir oyun geliştirir ve görsel temalar uyku sırasında beynimize sızar. Yani duyular arası rekabet sonucu, işlevini bir an bile yitirmeye tahammülü olmayan görme duyumuz çeşitli görüntüler sunarak beynimizi kandırır ve çeşitli görüntüler sunar.
Bu görüntülerin adı da ‘’rüya’’ olmaktadır sevgili okuyucu. Yani sandığımız gibi psikolojik tezahürlerin bir sonucu olarak rüya görmeyiz de bir rekabetin tam ortasında bir jonglör edasıyla salınırız. Rüya gördüğümüz REM uykusu sırasındaki bu görsel aksiyonları çoğumuz hatırlamayız yahut çok az hatırlarız. Rüyaya oldukça anlam yükleyen bizler, bunun Dünya’nın ekseni etrafında dönüşüyle açıklanmasını hemen kaldırabilir miyiz, oldukça zor bir soru. 

pinterest
Halihazırda bir teori olan bu açıklamalar, beyin çalışmalarında bizleri ileri götüreceğe benziyor ya da şöyle bakarsak beyin çalışmaları geleceği ve kendimizi inşa ederken bize çok önemli bilgiler sunuyor, ufkumuzu açıp zihnimizi yakıyor. Rüya görmenin psikolojik süreçlerimizle ilintisi henüz yanlışlanmış değil; bu çıkış bir yanlışlamadan ziyade seçenekleri arttırmadır ve bir sonucun birden fazla nedeni olabilir ilkesine şimdilik uyuyor gözükmektedir. Yaşamın kendi kendini onarması gibi görme duyumuz da işlevsizliği reddederken baskın çıkabilmek için bize kimi zaman korkunç kimi zaman acı kimi zaman da mutlu sahneler sunuyor.
Rekabetin bu kadarına pes dediğinizi duyar gibiyim. Duyamadığımız zaman gördüklerimiz artıyor; göremediğimiz zaman da koku deryasında fink atıyor ya da gaipten değil, beyinden sesler dinliyoruz. Rüya ve astronomi arasındaki bu alaka, bilim dünyasını ve hepimizi heyecanlandırmışa benziyor, şimdi rüya görür uykuya yatarken oyunbaz bir görme duyusunun marifetleri bilgisine sahibiz ve rüya görmeye belki de bu düzlemden yaklaşmalıyız. Tatlı rüyalar sevgili okur, rekabet sürüyor!


Yukarı Kaydır