Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
rotten tomatoes
KÜLTÜR/SANAT

Downton Abbey: Bırakın 1910'ların Ruhu İliklerinize İşlesin!

07 Ara 2022

The Crown dizisi ile birlikte dönem dizilerine merakın büyük ölçüde arttığını söyleyebiliriz. Özellikle İngilizlerin bu konuda iyi bir iş çıkardıkları da ortada. Eğer bu isteği karşılayacak bir dönem dizisi arayışındaysanız, işin içine azıcık da Jane Austen romantizmi girsin istiyorsanız, 1910’ların İngiltere’sine dair bir anlatı olan “Downton Abbey” tam da ihtiyaçlarınıza yönelik bir dizi olacak. Bakalım, Downton Abbey’i diğer dönem işlerinden ayıran neymiş?

Dizi, ilk olarak 2010 yılında ITV kanalında (İngiltere) ve ardından da PBS (Amerika) üzerinden yayımlanmaya başladı. Toplamda 6 sezon ve 53 bölümden oluşuyor. Ortalama bir ila bir buçuk saat uzunluğundaki bölümler ise tabiri caizse “film tadında”. Proje, Julian Fellowes’e ait; oyuncu kadrosu ise tam bir yıldızlar geçidi… Hugh Bonneville, Michelle Dockery, Maggie Smith gibi isimler bunların yalnızca bir kısmı, e varsın gerisini siz düşünün.

the silver petticoat
Downton Abbey, yirminci yüzyılın başlarında yani 1910’larda geçiyor. Downton Malikanesi’nde yaşayan Crawley ailesi ve malikânenin çalışanlarının hayatları üzerine odaklanan bir yapım. Biz ilk olarak 1912 yılındaki olayları izliyoruz, ilerleyen sezonlarda ise hikâye 1920’lere doğru uzanıyor. Dizide elim bir olayla açıyoruz hikâyeyi, o da meşhur Titanik faciası. Grantham Kontu Robert Crawley ailesiyle birlikte mutlu mesut bir hayat sürdüğünü düşünürken bu durum Titanik kazasının ardından tamamen değişiyor. Crawley ailesinden iki kişi de bu kazada hayatını kaybediyor. İşte bu üzücü durum, hikâyemizin de başlangıcını oluşturuyor.

İngilizlerin dönem işlerini beyazcama aktarırken hakikaten daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Bunda büyük ihtimalle dönem ruhunu her daim taşımalarının da etkisi var. Gerek kostümler gerek yaratılan ambiyans gerek müzikler gerekse oyuncuların üzerine ikinci bir deri misali yapışmış o vakur hava ortaya çıkan işin inandırıcılık dozunu katbekat artırıyor. Örneğin, buna en yakın etkiyi Amerikan televzyonlarında yayımlanan Outlander dizisi yaratıyor; orada da zaten İngiliz kökenli bir kadının zamanda yolculuk hikâyesine yer veriliyor. Bunun dışında hakikaten o soğuk İngiliz asaletini ancak bir İngiliz yapımında bulabilirsiniz. Downton Abbey de bu konuda zirve işlerden biri.

the new york times
Diziyle ilgili en hoşuma giden detaylardan biri, hepimizin ucundan kıyısından hâkim olduğu dönem olaylarına ince ince değinmesi. Bu bir gündelik yaşam anlatısı olduğu kadar, dönemin büyük çaplı olaylarının hane halkı üzerine etkisine de değinen bir iş olduğundan ara ara tarih kitabı okuyormuşsunuz hissiyatına da kapılıyorsunuz.

Titanik’in batması bunun ilk ayağı, Edward döneminde yaşanan diğer ciddi olaylara da sezonlar içinde şahit olmaya başlıyorsunuz. Bunların için Birinci Dünya Savaşı’nın patlak verişi, İspanyol gribi salgını, İrlanda’nın bağımsızlık mücadelesi, Teapot Dome ve Marconi skandalları, 1923 genel seçimi ve Beer Hall Darbesi gibi mühim olaylar var.

Bu, bizim kendi dönem işlerimizde ne yazık ki hakkını veremediğimiz bir durum; genellikle işin tarihsel boyutlarını ya çok yüzeysel ya da yanlı şekilde anlatıyorlar. Ancak Downton Abbey’de hem tarihsel olaylara değinirken iyi bir iş çıkarılmış hem de İngiliz aristokrasisinin özüne başarılı bir şekilde inilmiş. Downton Malikanesi içindeki hiyerarşik düzeni, İngilizlerin o dönemlerde içinde bulundukları sınıf çatışmalarını ve geleneksel bakış açılarına nasıl bağlı olduklarını görebiliyorsunuz. Bu, karakterleri içselleştirmenizde de etkili oluyor.

imdb
Gündelik olay anlatısı olurken aşk olmaz mı derseniz, tabii ki var. Jane Austen romantizmi dedik ya, işte tam bu tatta aşklarla da hikâyeye renk katılmış. Aşkın her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek güçte olup olmadığını kahramanların önüne çıkarılan çeşitli engellerle birlikte izleme olanağı buluyoruz ve bir Jane Austen romantizminin olmazsa olmazı olan “aşkın imkânsızı bile mümkün kılma gücü” Downton Abbey dünyası içinde de altı çizilen önemli vurgulardan.

Ailenin üç genç kızı olan Mary, Edith ve Sybil başarılı birer evlilik yapmaları için küçük yaşlardan beri eğitilmişler. Ailenin temennisi de zaten en başından beri bu yönde. Kızlar ise bu zihniyete aykırı bir yaklaşımla, özgür bir kafa yapısıyla hareket ediyorlar bu konuda. Damarlarında akan aristokrat kanı duygularının ve düşüncelerinin önüne geçmiyor; hatta çoğu zaman en arka planda kalıyor.

imdb
Bu genç kadınların her biri, dönem zihniyetine vurulmuş bir darbe gibi aslında. Sybil alt tabakadan birine âşık olarak sosyal statüsünü ezip geçiyor; Edith ise döneminin kadınlarının yaşadığı zorluklara ses olmak için kadınların oy kullanma hakkı gibi önemli mevzularda gazeteye yazı yazma arzusu taşıyor. Büyükanneleri olan Leydi Grantham ise benzer bir örneğini Bridgerton serisinde de gördüğümüz alaycı kişiliği ve sivri diliyle mizah unsurunu üst seviyeye taşıyan yaşlı İngiliz asilzadesi olarak çıkıyor karşımıza.
 
Tabii, İngiliz kültürünü de bu çerçeve içerisinde betimleyen dizide geleneksel/yenilikçi bakış açısına dair çatışmaları da inceden inceye görme şansı buluyoruz. Kostümlerin nasıl giyinileceğinden tutun da masada bir ikramın nasıl yapılacağına kadar aristokrat bir ailenin yaşamının her detayına fazlaca değiniliyor. Bir de gizemli bir Türk diplomat kimliği yaratılarak bize hoş bir selam çakılmış. Kemal Pamuk isimli bu karakter belki içinizdeki milliyetçi damarı kabartıp aklınızda hoş bir an bırakabilir, ki bu bile başlı başına Downton Abbey’e başlamak için gayet iyi bir sebep.
 
Uzun lafın kısası, Downton Abbey hem kostüm ve dekorlarıyla 1900’lü yılların ruhunu başarıyla yakalayan hem de incelikli yazılmış karakterleri ve kurgusuyla sakin ama akıcı ilerleyen kaliteli bir yapım. Amazon Prime üzerinden sezonlara ulaşabilir ve film tadındaki bölümleri peş peşe izleyerek bir Downton Abbey maratonuna girişebilirsiniz. Şimdiden sizlere keyifli seyirler dileyelim, diziyi tamamladıktan sonra görüşlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın!

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?