Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Diyalog - II. Kısım
STORIES

Diyalog - II. Kısım

21 Kas 2022

İyice saçmalamaya başladın. Oldu olacak imgeleminde ideal paralel evreni yaratıp onun hayaliyle yaşayalım. Belki bir kapı açılır da kavuşuruz. Hayat hayallerden öte, gerçeklerden ibarettir. 24 saatin içinde sana ait olan sadece 2, bilemedin 3 saat. Bunu dilediğince yaşayabilmek için sabah 8.00 akşam 18.00 arasını satmak zorundasın. Satmamak senin seçimin. Ama o zaman da özgür olamazsın. Diyelim ki satmadın, Üsküdar’dan Kadıköy’e bile gidemezsin. Minibüsçüye ne diyeceksin? “Ben özgürüm”mü? Ya da belki metroya binip İstanbulKart yerine özgürlüğe uzanan burnunun dikini basarsın?

-Sen köleliğin pejmürde ödüllerine değil, prangalarına aşık olmuşsun. Şu saydıklarının tümü seni prangalayan zincirler. Kimi paslı, kimi parlak. Kendine ait 2-3 saatten bahsediyorsun. Ne yapıyorsun bu saatlerde? Gece kulübünde dans mı ediyorsun? Sevişiyor musun? Spor mu yapıyorsun? Film mi izliyorsun? Ne yapıyorsan yap senin zincirin, bağımlılığın o. Onu yapabilmek için özgürlüğünü satıyorsun. Limon ağacını budamakla, ne işe yaradığını bilmediğin ve yöneticinin bir sonraki kahvaltısında poğaçalarına altlık olarak kullanacağı raporları hazırlamayı aynı kefeye koyuyorsun. Limon ağacını sabah budamak istemezsen akşam budarsın. Olmadı iki gün sonra. Son çeyreklik bilanço raporunu hazırlarken kaçta çıktın ofisten peki? İki gece üst üste 23.00’da? Kalan zaman istediklerini yapmaya yetti mi peki?

-Yetmedi. Ama yettiği zamanlar oldu en azından. Özgürlük sandığımız kadar sınırsız değil. Özgürlük dahilinde yapabileceğimiz şeyler, yine bu dünyayı algılayış biçimimizle sınırlı. Yani özgürlüğün ayakları da prangalı bu açıdan bakınca. Senin özgürlüğün, senin algı sınırlarının ötesine geçemiyor. İnsanoğlu olarak biz sınırsız değiliz her şeyden önce. Dedim ya; insan özgür doğmaz ve hiçbir zaman özgür olmamıştır. Neticede özgürlük adı altında yapmak istediklerini listelesen maddelerin sayısı bir elinin parmaklarını geçmez ve bunları yapmak için her gün 3 saatin bile kalsa, totalde sana yeter. 

-Anlamıyorsun. Mesele, özgürlük adı altında hayata geçirmek istediğim bir dizi dünyevi gaye değil ki. Mesele; kendi özgürlüğümü hissedebiliyor olmam. Günde 3 saat değil, her saat. 3 saat özgürlüğe sahip olmak adına 21 saat esarete evet demek, nerden bakarsan bak, tutarsızlık, nereden baksan ahmakça.

-Başım seninle belada. 
-Senin başın kendi algılarınla belada. Özgürlüğe yüklediğin anlam karşılığında esaretini perçinleyen her bir zinciri yüceltip hepsine ayrı ayrı aşık olmanla başın büyük belada. İnsanoğlu kendisine öğretilen normların kölesi olmadan önce özgürdü. Modern dünyanın normları bize ne zaman yiyeceğimizi, ne zaman uyuyacağımızı, ne zaman sevişeceğimizi dikte ettiğinden beri özgür değiliz. Ama olmak elimizde. Bir tarlanın kölesi olmazsın, o tarladan para kazanma ihtirasın olmadığı sürece. Tarladan para kazanacağım dediğin anda tarlaya performans kriteri koymuş oluyorsun. Bire üç değil bire kırk versin diye ilaçlarla zehirliyorsun toprağı. Sana tanıdık geldi mi bu? Siz beyaz yakalara verilen mesleki eğitimler de sizin zirai ilaçlarınız. Daha vahşi satışçılar, daha aç gözlü satınalmacılar olmanız için zehirliyorlar sizi. 

-Buyurdu Charles Bukowski. 

-Ne söylemem hoşuna giderdi? Ne kadar başarılı, yetenekli, sorumluluk sahibi, parlak bir adam olduğunu mu? Mutlu bir aileye, güzel bir eve, harika çocuklara, kusursuz bir kariyere ve bol paraya sahip olduğun için ne kadar şanslı olduğunu mu? 

-Kendi yaşamıma, kendi istek ve irademle şekil ve renk verdiğime inandığını ve bunun saygıyı hak ettiğini düşündüğünü? 

-Peki. Kendi yaşamını, modern yaşamın sana verdiği yetkiye dayanarak, sözde özgürlüğünün elverdiği ölçüde, "kendi iradenle" şekillendirdiğin için seni tebrik ederim. 

-Bana saygı duymuyorsun.

-Senin için üzülüyorum.

-Sahip olduğun sınırsız özgürlüğü, hiçbir şey yapmamak üzere kullanan biri olarak mı?

-Hiçbir şey yapmamak da özgürlüğe dahildir.

-Özgürlüğünü kullanmamak da özgürlüğe dahil mi? Dahilse beni en azından bu kategoriden mazur göremez misin?

-Kelime oyunu yapıyorsun.

-Hiç değilse oyuna yer veriyorum hayatımda. Kendim yazıp kendim oynayabiliyorum. Senin gibi, belirli kavramlara saplanıp yaşamımı dondurmuyorum. En son ne zaman bir kadınla göz göze geldin?

-İşte bu çok komik. Kendin yazıp kendin oynuyorsun demek? Tuttuğun kalem, sana ne söylenirse onu yazıyor. Mahkeme katibi gibisin. Ne yaşaman istenirse sana o yazdırılıyor, sen de onu oynuyorsun. Kendini kandırmayı bırak. Kendine saygı duymak için erdem üretmeyi de. Ya kırarsın zincirlerini ve serbest kalırsın ya da köleliği merdivenin farklı basamaklarında yaşamaya devam edersin. Düşünsene, emekli olacaksın. Senden alacakları daha fazla bir şey kalmadığında seni çemberin dışına çıkaracaklar. O kadar tüketilmiş olacaksın, o kadar unutmuş olacaksın ki özgürlüğün ne olduğunu, o ana kadar koruduğun dinçliğin, bir anda paçalarından akıp gidecek. Senden sömürüp aldıkları yaşam enerjinin boşluğunu yaşlılık tedavileri ile doldurmaya çalışıp, yıllarca para için kaybettiğin sağlığını, kazandığın parayla umutsuzca yerine koymaya çalışacak ama başaramayacaksın. Hiç ölmeyecek gibi yaşayıp, hiç yaşamamış gibi öleceksin. Kabul et, sen de bir kuklasın. İşin kötüsü sen iplerine aşık bir kuklasın.

-Hayır değilim!!!

Diye haykırdı yorgun adam bir süredir tartışıp durduğu aynadaki aksine. Son bir ayda üçüncü kez olmuştu bu. Öncesi de vardı.

İnsan kaynakları bu konuda destek alması için uyarı vermişti ona. Kendi kendine konuşmasını kanıksamış olan mesai arkadaşları bu hararetli tartışmalardan tedirgin olmaya ve şikayet etmeye başlamışlardı.

Tuvalette başka kimse olup olmadığını kontrol etti. Yalnızdı ama ne zamandır içeride aynadaki aksiyle tartıştığını bilmiyordu. 

Kapıdan çıktığında nazi subayı kılıklı insan kaynakları müdürünü yanında iki güvenlik görevlisi ile beklerken buldu. 

Daha tek kelime edemeden güvenlik görevlileri koluna girip onu toplantı odasına götürdü. 

İnsan kaynakları müdürü, kontratının süresiz askıya alındığını ve şizofreni tedavisi göreceğini, 6 aylık tedavi sonrası heyet raporuyla göreve dönebileceğini açıkladı ve tüm evrakları imzalattı.

Böylece prangasını bağlayan zincirlerin birinden kurtuldu, yorgun adam. Kendini hayata bağlayan bağlardan birinden de...

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?