Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
KADIN KAFASI

Dilimize Yerleşmiş Anti-Feminist Söylemler

05 Oca 2023

Her şey dilde mi başlar? İnsan iletişim kuran bir varlıkken ve dil en önemli iletişim aracımızken bunun aksi nasıl düşünülebilir ki? Bazı cümleler klişe gibi gelse de klişelerin belirli ve önemli evrelerden geçerek oluştuğunu ve toplumun büyük kısmının kabulüyle bu derece yaygınlaştığını da unutmamak gerekiyor. Yani, evet her şey dilde başlıyor ve ne yazık ki bizim dilimiz eril bir dil olarak yapılandı, yapılanıyor. Gerçekliği yansıtması ve kültürü anlamamız açısından da bize birçok ipucu veriyor. Erkek egemen zihniyetin şekillendirdiği dile örneklerle yakından bakalım isterim, buyursunlar.

2.5 Bardak
Ataerkillik bir ideolojidir. İdeolojiler de her zaman için dile yansırlar. Fakat aklınıza yalnızca cinsiyetçi küfürlerle bezeli bir dil gelmesin. Bundan çok daha büyük bir pencereye ihtiyacımız var. Kadınların da kullandığı bir dilden bahsediyorum elbette. Eril zihniyet ve erkek egemen bakış açısı yalnızca erkeklere ait bir şey değil. Tüm toplumun birlikte ürettiği ve birlikte aktardığı bir tavır bu. Şimdi bu tavrı biraz kategorize ederek vermeye çalışacağım sizlere. Böylece işin vahameti biraz olsun belirecektir diye düşünüyorum.
Bir de unutmadan, siz kaç tanesini gündelik dilinizde kullanıyorsunuz? Kendinizi teste tabi tutmaya ne dersiniz?

Meslek Alanlarındaki Cinsiyetçi Dil
 
Meslek seçimleri ve kadın meselesi hep bir sorun yumağı içerisinde yürüyor. Bir kere kadın işi – erkek işi ayrımı, kadının toplumsal cinsiyet kalıplarına göre mekânının ev olarak belirlenmesi derken ötekileştiriliyor. Ya da kadınlara atfedilen bakım, temizlik ve eğitmenlik gibi işlerle özdeşik meslekler seçmesi bekleniyor; öğretmen ya da hastabakıcı gibi.
Bu ötekileştirme dile de yansıyor haliyle, eril dile örnek birkaç mesleki terim sıralayalım:

  • İş adamı
  • Bilim adamı
  • İnsanoğlu
  • Din adamı
  • Âdemoğlu

“Adam” Kelimesine Yüklenen Dünya
 
Haydi üşenmeyin ve TDK’ya girin kelime arama kısmına “adam” yazın. Karşınıza ilk çıkan anlam; insan. Peki bir de “kadın” yazın bakın ne çıkıyor: Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Evet, aşağılama dilde başlıyor derken bu kadar temel bir yerden bahsediyorum. Bu kadar temel bir kullanım olan kadın ve erkek kelimelerinin anlamları aşağılayıcı ve ötekileştirici değil mi sizce de?
Adam, insan olmakla eş sayılıyor TDK’ya göre. Peki bununla sınırlı kalıyor mu bu kullanım? Kalmıyor tabii, buyurun “adam” kelimesiyle kalıplaşmış örneklere geçelim, hatta cümle içinde kullanalım.

Adama benzemişsin, yüzün gözün düzelmiş.
 Adam ol biraz.
Adam başı iki lahmacun yeriz.
Sen beni adam yerine koymuyor musun?
Ben seni adam ederim de…
 Adamına göre davranırım.
 Tam adamına çattık ha!
Şunu öldürsek adamdan sayacaklar!
 Adam gibi davran, kırıtma!
Güpegündüz adam kaçırıyorlar!
 
Bu cümlelerin hepsine hepimiz aşinayız. Hepimizin aşina olması demek zaten hem yaygınlığını kanıtlıyor hem de her birimizin toplumun bambaşka kesimlerinden geldiğini, eğitim ve birikimlerimizin çeşitliliğini göz önüne alırsak gündelik dile yerleşmiş bu kullanımların korkunçluğu daha bir görünür oluveriyor.

Atasözleri ve Deyimlerdeki Cinsiyetçilik

 
“Ata”sözü bile başlı başına problemli bir kelime. Eril yanın baskılandığı, dişil tarafın yok edildiği yani kadının ötekileştirildiği bir nokta daha. Büyüklerimizden, bizden önceki yaşantıdan “ata” olarak bahsetmek bizden önce yaşamış kadınları yok saymak değil midir? Yine TDK’ya başvuralım ve bakalım “ata” ne anlama geliyor? Birinci anlamı baba, ikinci anlamı; dedelerden ve büyükbabalardan her biri. Duygu Asena fısıldıyor kulağımıza duyuyor musunuz? Kadının Adı Yok.

Kız almak/ kız vermek.
Yuvayı dişi kuş yapar.
Gelin eşikte, oğlan beşikte.
Erkek getirmeyi, kadın yedirmeyi bilmeli.
Kız doğuran tez kocar.
Kızını dövmeyen dizini döver.
Elinin hamuruyla erkek işine karışma.
Saçı uzun aklı kısa.
Kadının fendi, erkeği yendi.
Ortaya düşmek.
Eteği kirlenmek.
Etek açmak.
Eksik etek.
Karı gibi konuşmak.
Karı gibi kıvırtmak.
Kadın erkeği rezil de eder vezir de.


Kadınla doğrudan ilişkili atasözleri ve deyimlerde aşağılama ve küçümseme hali mevcut, hissettiniz mi? Bu derlediğim örneklerde kadınların ya “yeri” bildiriliyor ya da kadınlığı küçümsenerek çirkin bir noktaya oturtuluyor. İlk 9 örnekte kadının ev içindeki rolleri belirlenirken ince bir aşağılamaya maruz bırakılıyor. Sonraki örneklerde de kimi namus kisvesi altında kimisi de yine toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının getirdiği “bir kadın nasıl olmalı” sorusu şemsiyesinin altına girebilecek bazı ucuz yanıtlar barındırıyor. Herkes bir kadının yerine, mekânına, durması gereken yere dair ne çok şey söylüyor! Erkek egemen zihniyetin var ettiği bu cümleler bizim günlük argümanlarımız arasında olmamalı, çünkü evet, her şey dilde başlıyor.

Bu örneklerin binlercesi daha sıralanabilir. Kadın erkek eşitliğinin tarihsel boyutunun dildeki karşılığı bu örneklerle sınırlı olmadığı gibi günümüz toplumunun kadına bakışı, oluşturduğu eril bakış açısı bu kadar örnekle açıklanamaz. Kadının içine düştüğü eşitsizliği en iyi anlatan örnekleri derlemeye çalıştıysam da öyle gelişkin bir dilimiz, öyle çok söylemimiz var ki ne yapsak biraz eksik kalacak zaten. Fakat bu konuda yapılmış çok sayıda çalışma var. Örnek çoğaltmak isteyenler, konuyu daha derinlemesine okumak isteyenler şu kaynaklara başvurabilirler:

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?