Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
unsplash
BİLİM

Dilimize Pelesenk Bir Kavram: Beyin Yıkama

30 Kas 2022

Bir insanın eylemleri kendi sorumluluğundadır. Düşünceleri eyleme dökmesi ile birlikte sorumluluğu üstlenmiş olur. Ve bunun sonuçlarına her şekilde katlanmak zorundadır. Fakat kitleler hareket haline geçerse bunda sorumlu kitlenin hareketlerini ya da düşüncelerini yönlendiren kişi, kurum, kuruluş ya da topluluğa atfedilir. Hatta çoğu durumda bu eylemler bir düşünceyle bağdaştırılırsa eylemi gerçekleştirenler kahraman ilan edilebilirler. Peki, bir insan nerede ve ne zaman kendi düşünceleri ile harekete geçer? Toplulukların öne attığı fikirlerin hepsi bir bireyi ne kadar temsil eder? Her şeyden önemlisi bir şehir efsanesi gibi düşünülen beyin yıkama gerçekten var mıdır?

pexels
Tarihte gerçekleşen kitlesel hareketlere baktığımızda her birimizin aklına gelen ve istisnasız bizi rahatsız eden bir durum vardır. İnsanlar nasıl bu kadar kör olabiliyor diye düşünürüz. Ya da bir toplumun nasıl bu kadar sağ duyusunu kaybettiğini merak ediyoruz. Söz konusu duruma en net ve en trajik örneklerden biri de sanıyoruz ki İkinci Dünya Savaşı dönemi Almanya’sıdır. 

unsplash
Bir toplum düşünün ki yıllarca birlikte yaşadığı komşusunu, arkadaşını ya da dostunu hiç tereddüt etmeden yok sayabiliyor. Küçük kıvılcımlar halinde başlayan ön yargılar, ayrımcılıklar bir anda kitlesel bir nefrete dönüşüyor. Ve bu olayların ardında tek bir isim yer alıyor; Adolf Hitler. Peki, Hitler tüm Almanya’da bir salgın gibi yayılan nefretin tohumlarını nasıl ekti? İnsanlara ne vaat etti? 

wikimedia
İşte bu noktada 1950 yılında yayımladığı makalesi ile tüm dünya tarihine yeni bir terim kazandıran Edward Hunter devreye giriyor. Edward Hunter 1902 – 1978 yılları arasında yaşamış bir gazetecidir. Kendisi aynı zamanda kitlesel psikolojiler konusunda araştırmalar yapan bir istihbarat ajanıdır. Amerikalı yazar ve aktivist Edward Hunter, antikomünist düşüncelerin tanıtılmasını ve savaşların temelinde yatan fikirlerin anlaşılmasını sağlayan bir isimdir. 

wikimedia
Hunter “beyin yıkama” terimini ilk olarak 1950 yılında Amerika Miami News adlı gazetede yayımladığı makalesinde kullanır. Hunter’a göre günümüzde de devam eden soğuk savaşın ve insanlık tarihinin merkezinde yer alan tüm savaşların çıkış noktası beyin yıkamadır.

unsplash
Tüm komünist ya da faşist rejimlerde insanların psikolojik olarak manipüle edildiğini açıklayan Hunter, kitlesel nefretin ya da savaşların sebebini beyin yıkama teorileriyle bağdaştırır. Beyin yıkama sanıldığı gibi 20.yy’da ortaya çıkmamıştır. Yani bunun için gelişmiş psikolojik deneyler kullanılması gerekmemiştir. Bir toplumun yönlendirilebilmesi ve kitle halinde hareket edebilmesi için insanlığın en kadim düşüncesinin tetiklenmesi yeterlidir. Bu düşünce ise elbette umuttur. 

unsplash
Zamanla değişen dünyada bu ilkel yöntem sürekli farklı sunumlarla insanlığa zerk edilmeye devam etmiştir. Bir bakıma teknolojinin ilerlemesi ile manipülasyon yöntemleri de aynı temele bağlı kalınarak geliştirilmiştir. Artık beyin yıkama teorilerini harekete geçirmek isteyenlerin ellerinde yeni bir silah vardır; modern psikoloji.

unsplash
Günümüzde beyin yıkama farklı araçlar ve tekniklerle devam ediyor ve birçok kişi bu durumun farkında bile değil. Herkesin elinin altında yer alan akıllı cihazlar bizlere günlük “motivasyonlar” pompalarken bir yandan da mutluluğu kapitalizme bağlıyor. İnsanlık iyilik hareketlerine katılmaya teşvik edilirken bir yandan da dünyayı katletmeye devam ediyor. Yani insan ne kadar verirse bir o kadar hatta birçok durumda daha fazlasını almaya devam ediyor. Kişisel gelişim propagandaları eşliğinde yükselişe geçen bencillik toplumsal anlayışın yerini almaya devam ediyor. Peki, tüm bunların sonucunda kimler kazanıyor?
Tarikatlar, dini topluluklar, siyasi oluşumlar, hatta her türlü taraftarlık insanlığın en eski oyunlarından biri olan beyin yıkama tekniklerinden oluşuyor. Bu sayede de birey dünya düzeninde makineleşmeye ve tüm herkes gibi makineleşen topluluklara hizmet etmeye devam ediyor. Beyin yıkama üç temel aşamayla insanlara sunuluyor; bireyin benliğini yok etmesi, bireye içinde bulunduğu durumu suçlulukla kabullendirerek umut aşılanması ve kurtuluş için bireyin kendini manipüle edilen düşüncelerle yeniden inşa etmesi. Çok masum görünen bu yöntemler her an her yerde karşımıza çıkıyor. Peki, siz birey olarak özgün olduğunuzu ya da bu yöntemlere karşı sağ duyuya sahip olduğunuzu iddia edebilir misiniz? Bilginin ışığı bizimle olsun.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?