Dev Buldog Karıncaları
DOĞAL YAŞAM

Dev Buldog Karıncaları

Karıncalardan korkmayız. Çünkü bize zarar veremeyecek kadar küçüklerdir. Kalabalık bir şekilde mutfağımıza dadanmadıkları sürece de karıncalardan rahatsız olmayız. Toprak altındaki yuvalarında, on binlerle ifade edilen sayılara ulaşırlar ve bu durum bizi pek de ilgilendirmez. Ama Avustralya kıtasında yaşayan kırmızı ve dev kırmızı buldog karıncaları ile karşılamak isteyeceğimizi düşünmüyorum. Nedeni basit: Zehirli ve büyükler. Hatta zehirli iğneleri ile beyninizi uyuşturacak kadar acı verirler ve birkaç yüz tanesi hayatımızı tehlikeye sokabilir.

Yayın Tarihi :23 Haz 2022
Süre :2 Bardak

Bütün karıncaların, 140 milyon yıl önceki ortak bir türden evrimleştiğine inanıyoruz. Büyük ihtimalle dünya yüzeyindeki bitki örtüsünde çiçekli türlerin artmasından etkilendiler. Sonuç olarak da büyük bir tür çeşitliliğine doğru evrimleşen karıncaların yavaş yavaş günümüze ulaştığı düşünülüyor. Ama 140 milyon yıl öncesinde tüm karıncaların ortak ataları olan tür, oldukça ürkütücü özelliklere sahip. Devasa bir eşekarısına benzeyen, kanatsız ve dev iğneli bu çok ama çok eski karınca türü, milyon yıllar içine küçüldü. Evlerimize giren, ormanlarda veya parklarda karşılaştığımız ufacık torunlara dönüştüler. Dev buldog karıncaları hariç!

Dev buldog karıncaları, şu an bildiğimiz tüm karıncalarla ortak özelliklere sahipler. İri vücutlarını taşıyan ince ve çok uzun bacaklar bunlar arasında gösterilebilir. Ancak 140 milyon yıl öncesinde yaşayan öncül türlerin ürkütücü özelliklerini hala kaybetmediler. Yani zehirli iğneler, keski ve iri gözler ile diğer karıncaların aksine yalnız yaşama arzusu dev buldog karıncalarını bir hayli ilginç kılıyor. Tabi buldoglar aynı yuvayı paylaşıyorlar ama görece çok daha mesafeliler. Yuvalarında genellikle tek başlarına takılsalar da bir tehlike anında birleşebiliyorlar. Bu da saldırı demek; saldırı ise zehirli iğneler demek. Tek bir buldog karıncası sizi ısıracak olursa beyninizin uyuştuğunu hissedecek kadar acı çeker ve bir süre ısırılan bölgenin ateşle dağlandığını düşünürsünüz. Gerçekten korkunç geliyor kulağa! Ama yüzlerce buldog karınca tarafından saldırıya uğrayacak olursanız tüm bedeninizi durduramayacağınız bir titreme saracaktır.

İlk olarak dev ve kırmızı buldoglar, yuvalarına yaklaşan hiçbir canlıyı hoş karşılamıyor. Geliştirdikleri ilk refleks, yaklaşan canlıya doğru koşmak ve onu zehirleyerek yok etmektir. Bu yüzden, hiç de dost canlısı olmadıklarını söyleyebiliriz. Hatta bazı doğa fotoğrafçılarının, yuvanın ağzından fırlayarak bir metre yüksekliğe ulaşan buldog karıncalarından kaçtıklarını biliyoruz. Ağız bölgelerindeki dev testere şeklindeki çeneleri yüzünden katı yiyecek tüketemeyen bu karıncalar, öldürdükleri böceklerin özsularını emerek besleniyor. Ölen böcekten kalan etler ise henüz larva halindeki buldog karıncalarını beslemek için kullanılıyor. Diğer karıncalarda olduğu gibi buldogların da bir kraliçesi var ve birçoğu, topladıkları özsuları kraliçelerine sunuyor. Ama bu türü asıl ilginç kılan, tüm işçi buldogların kendilerini, diğer arkadaşlarını ve kraliçelerini beslemek için kabuksuz ve kısır yumurtaları üretmeleri. 

Yuvaların içinde diğer karıncalarla birlikte çalışıp yaşasalar da aralarında her daim bir mesafe bulunuyor. Ancak yuvadan dış dünyaya çıktıklarında kesinlikle tek başına hareket ediyorlar. Kırmızı dev bedenleri ve iri siyah gözleri ile kesinlikle birçok böcek türünün korkulu rüyası olan buldog karıncaları iki metreye varan mesafeleri kusursuz görebiliyorlar. Bu durum ise avlarını uzaktan izlemeleri ve doğru zamanda hızlı hareket ederek avlarını yakalamaları için uygun bir ortam hazırlıyor. Testereye benzeyen çeneleri ile avlarını yakalıyor ve öldürücü darbeyi vuruyorlar. 

Dev buldog karıncaları, tıpkı eşekarıları gibi kuyruk kısımlarında olan zehirli iğneleri ise sadece tehlike anında kullanıyorlar. Kendilerinden daha büyük veya tehlikeli bir türle karşılaştıklarında savaş pozisyonu alıp doğru zamanda iğnelerini saplıyorlar. Bu güçlü silaha rağmen buldog karıncaları için büyük olmak çok önemli. Diğer karınca türlerinin aksine, buldoglar erginliğe kadar ne kadar büyüdülerse tüm ömürlerini aynı büyüklükte geçiriyor. Eğer fiziki olarak daha küçük bir buldog karıncası varsa, onun görevi yuvada kalıp larvaları beslemek veya işçi arıların arasında yerini almak oluyor. Büyük olanlarsa beslenme döngüsünü devam ettirmek için amansız ve yalnız bir maceraya atılıyor.

Milyonlarca yıl önce dünyanın bütün kıtalarında yaşadıkları bilinen dev buldog karıncalarının bugün sadece Avustralya kıtasında yaşadıklarını biliyoruz. Bu iyi haber! Ancak bir gün Avustralya’ya yolunuz düşerse veya malum, küresel ısınma nedeniyle sıcak bir iklimde, tesadüfen kırmızı ve dev bir buldog karıncası görürseniz, size tavsiyemiz oradan uzaklaşmanız yönünde…
 

Kaynak
Mark W. Moffett, “Yalnız Avcı Buldog Karıncası”, National Geographic Türkiye, Mayıs 2007.
 

Yukarı Kaydır