Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Image via aperture.org
SİYASET

Demokrasi Ölçütlerinde Temel Yaklaşımlar

20 Oca 2023

Günümüz küresel siyasetinde otokratik rejimleri dışarıda bırakırsak, hemen herkesin retoriğini süsleyen bir şey var: demokrasi. Demokratik ilke ve prensipler, demokratik uygulamalar, demokratik metodolojiler… Pek çok kavramı demokrasi ile olan bağıntısını sorgulayarak kullandığımız ortada. Peki demokrasiyi belirlerken hangi ölçütleri ve kriterleri göz önüne alıyoruz? Demokrasi ölçütlerinde siyaset biliminde geçerli olan ve en çok referans alınan yaklaşımlar neler?

1.5 Bardak
Demokrasi-Diktatörlük Ölçütü

Hayatta pek çok alanda olduğu gibi, demokrasi ölçülürken de karşıtından yararlanılıyor. Demokrasi-diktatörlük ölçütüne göre bir rejimin demokratik olması için bazı asgari koşulların bulunması gerekiyor. Bu ölçüte göre eğer

(1) Ülkedeki yönetim mekanizması genel seçimle iktidara geliyorsa
(2) Yasama kurulu, yani parlamento genel seçimle belirleniyorsa
(3) Genel seçimlerde birden fazla siyasi parti yarışıyorsa
(4) Genel seçim kurallarına göre siyasi iktidarın değişimi zorunlu kılınmışsa

orada demokrasiden söz edebiliriz.

Robert Dahl via politikaperu.org
Eğer bu 4 kriterden birisi eksik ise, rejim artık demokratik değil, diktatörlük olarak nitelendirilmektedir. Demokrasi-diktatörlük ölçütü demokrasinin tanımını yapan çalışmalar arasında kendine önemli bir yer bulan Amerikan siyaset bilimci Robert Dahl’ın görüşüyle paralellik göstermektedir. Dahl’in demokrasi tanımı minimalist ve prosedürel bir tanım olarak göze çarpmaktadır çünkü Dahl demokrasinin varlığını politik kurumlara ve prosedürlere bağlı olarak ifade etmiştir. Örneğin ifade özgürlüğü, siyasi parti kurma ve seçime katılma hakkı, özgür ve adil bir genel seçim gibi prosedürler Dahl’in demokrasi tanımında önemli bileşenlerdir. Dolayısıyla demokrasi-diktatörlük ölçütünün Dahl’ın demokrasi nosyonuyla benzerlikler gösterdiğini söyleyebiliriz.

Ancak demokrasi-diktatörlük ölçütü fark edeceğiniz üzere birbirini dışlayan bir denklem. Buna göre bir rejim ancak demokratik veya diktatörlük olabilir. Dahl’ın demokrasi tanımında ise demokrasi ve diktatörlük iki ayrı uç noktası olan doğrusal bir düzleme sahipken, demokrasi-diktatörlükte böyle bir düzlem yoktur. Bu ise demokrasi-diktatörlük ölçütünün en çok eleştirilen noktalarından birisidir.

Image via systemicpeace.org
Polity

Demokrasi ölçütlerinde temel ölçütlerin ikincisi ise Polity Project olarak bilinen ölçüm. Nüfusu 500.000’den fazla olan devletlerde Dahl’in demokrasi nosyonuyla eşleşen ve politik kurumların ve prosedürlerin işlerliğini ölçen Polity, her bir soru için -10 ve +10 arasında bir değer belirliyor. Ülke bazında her bir cevabın değeri Polity skorunu belirliyor. Bu skora göre bir siyasi rejim dört farklı kategoriye konuluyor. Bu kategoriler ise tam demokrasi, demokrasi, yarı demokrasi ve otokrasi olarak öne çıkıyor. Her sene yeniden yapılan Polity değerlendirmelerine göre şu ana kadar tam demokrasilerde en çok Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Birleşik Krallık ve Almanya gibi ülkeler göze çarpıyor. Demokrasilerde ise Fransa, Brezilya ve Türkiye’yi görmek mümkün. Yarı demokrasilerde ise Rusya, Venezula ve Mısır vd. yer alıyor. Son olarak Küba, Suriye, İran ve Çin gibi ülkeler şaşırtıcı olmayan bir biçimde otokratik rejimler arasında görünüyor.


Freedom House

Politik haklar ve insan hakları alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren ve kurucuları arasında Eleanor Roosevelt’in de yer aldığı Washington merkezli Freedom House, yayınladığı raporlarla demokrasi ölçütlerinde referans alınan bir kurum olarak dikkat çekiyor. Siyasi ve sivil haklar baz alınarak hazırlanmış sorulara 1 ve 7 arasında bir yanıt değeri atfeden Freedom House ölçütüne göre, en yüksek puanı alan rejimler demokratik olarak nitelendiriliyor. Freedom House ölçütü öncekiler gibi politik kurum ve prosedürlere odaklanmıyor. Siyasi ve sivil haklara odaklanan ve buna göre demokrasi bağlamında bir değerlendirme yapan Freedom House raporları, siyaset bilimciler arasında süre gelen bir tartışma yaratıyor. Kimileri için medya özgürlüğü ve gazetecilerin tutuklanması gibi durum ve olaylar demokrasi için gerekli görülürken, kimileri için bunlar demokrasinin vazgeçilmez bir bileşeni değil.

Sonuç olarak demokrasi kavramının işin uzmanları arasında dahi bir uzlaşmazlık yarattığı ortada. Sosyal bilimcilerin bir kanadı demokratik olmanın kriterini halkın özgür ve adil seçimler vasıtasıyla belirlediği yürütme ve yasama yapılarına bağlarken, insan haklarını ve sivil hakları demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından gören önemli bir mecra da bulunuyor. Tüm bunların ışığında demokrasinin aslında bütüncül olması gerektiğini söyleyebiliriz. Zira belirttiğimiz ölçütlerin hepsi demokratik bir siyasi rejimi ve iklimi belirlemek ve desteklemek noktasında önemli katkılar sunuyor. Ancak bu ölçütlerin birinin diğerinden daha nesnel veya doğru olduğu tartışmasını yürütmek yerine, ölçüm araçlarının birbirini tamamlayarak kapsamlı bir demokrasi ölçütü oluşturması gerekiyor.


©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?