Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Çocuklarda ve Gençlerde Cinsel Eğitimin Önemi
ZOOM

Çocuklarda ve Gençlerde Cinsel Eğitimin Önemi

Hayatın birçok farklı alanında gelişme göstersek de cinselliğin halen kimileri için bir tabu olduğu gün gibi ortada. Elbette cinselliğe dair bilgi edinmek bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kolaylaşsa da cinsellik algılarımız o kadar da kolay değişmiyor. Öyle ki hayatın en önemli bileşenlerinden birisi olan cinsellik, halen ayıp olarak addediliyor, hasır altı ediliyor ve cinsellik hakkında konuşanlar nedense farklı görülüyor. Halbuki cinsellik hakkında konuşmaya cinselliği keşif sürecinde başlamak gerekiyor. Sizce de öyle değil mi?

Editör :Ogün Demirci
Yayın Tarihi :28 Ağu 2022
Süre :2 Bardak
Cinsel eğitimin gerekliliği üzerine hiç kuşku yok. Hele ki söz konusu çocuklar ve gençler olunca. Zira cinsellik, cinsel gelişimi ve bu gelişime paralel olarak fiziksel ve psikolojik değişimleri de kapsamakta. Kısacası cinsellik bir bireyin kendi bütünlüğünü sağlıklı bir biçimde kavraması için gerekenlerin başında geliyor. Aksi halde kişinin benliği ile uyuşturamadığı ve dışladığı bir cinsellik algısı, psikolojik çöküntülere ve başka mental rahatsızlıklara dahi mahal verebilir. Öbür yanda ise cinselliğe dair bilinçsiz tutum ve davranışlar, güvenli ve hijyenik olmayan cinsel pratikleri doğurabilir. Bu pratikler ise cinsel yolla bulaşan hastalıklara (eng. STD- sexually transmitted disease) yol açabilir. Tüm bunların yanı sıra, cinsellik özellikle çocuklarda ve gençlerde akran zorbalığının ve siber zorbalığın bir nedeni olabilir. Dolayısıyla çocuklarla ve gençlerle cinsellik üzerine konuşmak, bilgi ve fikir alışverişinde bulunmak ve sağlıklı bir bilinç ve farkındalık yaratmak bugün hiç olmadığı kadar önemlidir.

Pexels
Çocuklarda ve gençlerde cinsel eğitim üç farklı dönemde incelenebilir. Bunlardan ilki okul öncesi dönem iken, okul dönemi ve ergenlik ise diğer safhaları oluşturur. Bu aşamalar kesin olmamakla birlikte, cinsel eğitim aslında çocuk soru sorduğunda başlar. Çocuğun cinselliğe dair soru sormasından endişe duymamalı, aksine bunun olağanlığını kavramalıyız. Çocuğa cinselliğe dair soru yönelttiği için azarlamamalı, ahlaksız bir davranışta bulunduğu gibi mantıksız suçlamalarda bulunmamalıyız. Tam aksine bunu merak etmesinin olağanlığını çocuğa da hissettirebilmeliyiz. Ve tabii ki sorunun cevabını açıkça verebilmeliyiz. Bu esnada ses tonumuz ve mimiklerimizle de yani beden dilimizle de çocuğa yanlış bir soru sormadığını hissettirebilmeli ve güven duygusunu oluşturabilmeliyiz. Bu güvenin yanında çocuğa açıkça ileride de cinselliğe dair bu tarz merak ettikleri olursa açıkça bize danışabileceklerini söylemeliyiz.

Image via ezyschooling.com
Çocuğun olası sorularına mümkün olduğunca net cevaplar vermeliyiz. Örneğin çocuğa cinsel organların isimlerini olduğu gibi söylemeli, bunların işlevlerini açıklayabilmeliyiz. Cinsel organların fizyolojik ve biyolojik yapılarını ve işlevlerini, aynı zamanda cinsel birliktelik kapsamındaki rollerini de açıkça ifade etmeliyiz. Cinselliğe dair açıklamalarda bulunurken, ataerkil tutum, söylem ve davranışlardan da olabildiğince kaçınmalıyız. Mesela kız çocuklarının regl olmasını “kirlenmek”, “hasta olmak” gibi çağ dışı, dışlayıcı ve çocuğun gelişiminde olumsuz etkiler yaratabilecek biçimlerde ifade etmekten uzak durmalıyız.


Çocukların okul öncesi dönemi cinsel eğitimi daha çok ebeveynlerin sorumluluğundayken, okul dönemi ve ergenlikte bu sorumluluğun sağlıklı bir iletişim bağlamında okuldaki psikolojik danışman veya rehberlik servisi ile paylaşılması gerekmektedir. Zira çocuklar ve gençler cinselliğe dair keşif sürecini beraber yaşayacaklardır. Cinselliğe dair bilinç ve farkındalık oluşturmak için, okuldaki psikolojik danışmanlık servisinin gözlemleri ve bilinçlendirme çabaları da oldukça mühimdir. Hepimiz iyi biliriz ki ergenlik döneminde cinsel şakalaşmalar zorbalığa ve şiddete dönüşebilir. Bu gibi durumların yaşanmaması adına, çocuk koruyucu politikalar ve uygulamalar hayata geçirilmelidir. Örneğin gençlere cinsel eğitim seminerlerinin yanı sıra dijital ortamda güvenli olmak üzerine eğitimler verilebilir. Böylece gençlere çoğu zaman cinsel odaklı olan siber zorbalığa dair farkındalık kazandırılabilir.

Image via The Telegraph
Son olarak, cinsel eğitimin bir defalık olmadığı unutulmamalı. Cinselliğe dair konuşmanın ahlaksız, ayıp veya güldürü malzemesi olmadığı, aksine ciddiyetle ele alınması gereken bir konu olduğunun bilincinde olmalıyız. Çocuklarla ve gençlerle cinsel eğitim noktasında yetersiz olduğumuzu düşündüğümüz zaman, uzman yardımına başvurmalıyız.

Yukarı Kaydır